Haber Detayı

Akran Zorbalığı Evde Başlıyor: Uzman Emine Fener Uyarıyor
Yaşam haberport.com
03/01/2026 13:14 (15 saat önce)

Akran Zorbalığı Evde Başlıyor: Uzman Emine Fener Uyarıyor

Uzman Emine Fener, akran zorbalığının kökeninin aile içi ilişkiler olduğunu; yetersiz iletişimin depresyon ve suça yönlendirebileceğini vurguluyor.

Akran Zorbalığı Evde Başlıyor: Uzman Emine Fener Uyarıyor Akran zorbalığı, son yıllarda çocuklar arasında artan ve sözlü, fiziksel ile psikolojik şiddet biçimlerinde görülen önemli bir sorun haline geldi.

Uzmanlar, bu davranışın temelinin okuldan çok aile içi ilişkiler ve evde öğrenilen davranışlarda yattığını belirtiyor.

Sosyal medyada yayılan olumsuz video içerikleri ve şiddet oyunları, çocuklar arasında zorbalık eğilimini güçlendiriyor.

Bu tür şiddete maruz kalan çocuklar, ileri yaşlarda depresyon ve toplumsal suçlara yönelme riskiyle karşılaşabiliyor.

Akran zorbalığının temeli evde atılıyor Bu konuda görüş bildiren Psikolog Emine Fener, durumu şu sözlerle açıkladı: "Akran zorbalığı aslında okullarda temeli atılan bir şey değildir, evlerde oluyor.

Çocukların evde sosyal öğrenme ve rol model alma dediğimiz kısımlarda, alay, küfretme, aile içi şiddet gibi durumlarda çocuk bunları evde öğreniyor ve okulda gücünün yettiği kişilere otorite sağlayarak uyguluyor.

Burada en büyük görev aslında ebeveynlere düşüyor.

Evdeki tutumları, davranışları gibi sorunlarda ailelerin dikkat etmesi gereken durumları oluyor.

Okula taşıdıktan sonra bu zorbalık da ilk başta sorunu anlatmıyorlar öğretmenlerine ve arkadaşlarına.

Uzun bir süreçte kendi içlerinde yaşıyorlar sorunlarını, daha sonrasında depresyon gibi durumlar, içe kapanma, sınıfta en arkaya oturma gibi sorunlarda öğretmenler bunu fark edebiliyor, sonrasında aileyle görüşüyorlar ya da uzmanlara yönlendiriyorlar.

Ama bizim burada öğretmenlere ve ebeveynlere en çok fazla önerdiğimiz şeylerden zorbalığa uğramış bir çocuğun duygularını önemsemek; işte bir sorun yaşadıklarında onları önemseyip onlara bakmalı ve hangi sorun yaşadılarsa bunlar dinlemeli.

En çok tespit ettiğimiz durumlardan biri, ’öğretmenim beni dinlemiyor ki, öğretmenim işte ben zorbalık gördüm ama öğretmenim bunu kale almıyor" gibi şeyler oluyor.

Burada öğretmenleri bu tür çocuklarımızı dinlemelerini tavsiye ediyoruz." Aile içi iletişim ve önleyici adımlar Fener, aile içindeki iletişimin güçlendirilmesinin önleyici rolüne dikkat çekti ve önerilerini şöyle dile getirdi: "Akran zorbalığının aile içinde sağlanan iletişim ile engellenebileceğine dikkat çeken Emine Fener, "Aile içinde de aile içi çatışmalarına dikkat etmeliyiz.

Çocuğun önünde alaylı küfürlü kelimeler kullanmamalıyız ve ailelerde çocuklara dinlenilecek bir ortam sunulması, onların duygularına saygı duyulması ve onlara özgüven ortamı oluşturulması gerekiyor.

Akran zorbalığında aile destek olduğu süreçte çocuk susmaz ve kendini ifade edebilir, konuşabilir.

Çok fazla şiddete meyilli olabilirler yaşları büyüdükten sonra ya da içeriğine kapanık depresyon dediğimiz şeyler ki bu dönemde çok fazla var, depresyon gibi durumlar ortaya çıkabilir.

Bu çocukların normali bu olduğu için aslında suça meyilli olarak ortaya çıkıyorlar, olaylar bu yönde gelişmiş oluyor.

Ebeveynlere de seminerler düzenlememiz gerek sadece çocuklara değil.

Çünkü yani bizim temelimiz aslında ebeveynlerden başlıyor.

Ebeveynleri düzeltirsek onların konuşmalarını davranışlarını, aile içi iletişimi düzenlersek çocuklar da kendileri düzenlemiş olurlar.

Yoksa akran zorbalığının sonucu olarak şu anki gördüğümüzde olduğu gibi bir sürü suça meyilli insanı yetiştirmek olmuş oluyoruz" ifadelerini kullandı.

Destek çağrısı: Susma, destek ol Psikolog Fener, zorbalığa uğrayan çocuklara yönelik yaklaşımı da şu şekilde aktardı: "Akran zorbalığı bir hastalık değildir, öğrenilmiş bir durumdur.

Bizim ailelere tavsiyemiz, çocuğunuz eğer bu gibi durumlara uğradıysa onun üstünü kapatmak ya da duygularına önemsememek değil, aksine ona destek çıkmak, gerekirse uzmandan yardım almak, öğretmenleriyle görüşmek ve ona yardım etmektir.

Herkes bu duruma uğramış veya uğruyor olabilir.

Bizim elimizden gelen onlara yardım etmek ve onlara destek çıkmaktır.

Ve çocuklarımız başarısız diyoruz ama başarısızın altına neler yatıyor, akran zorbalığına uğramış bir çocuk zorbalıkla mücadele etmek adına derslerine çalışamayabilir.

Sınavlara kendisini vermeyebilir.

Bu yüzden de bunu tek çocuğun başarısızlığı olarak değil, aslında gelecekte bir birey olarak topluma bir başarısız kişi olarak karışacağı için toplum olarak görmemiz gerekiyor.

Akran zorbalığı bireysel bir başarısızlık değil, toplumun bir başarısızlığıdır" diye konuştu.

Uzmanların ortak önerisi: Ebeveynlere yönelik seminerler, öğretmenlerin dikkatli dinlemesi ve çocukların duygularının önemsenmesi; akran zorbalığının önlenmesinde kritik adımlar olarak öne çıkıyor.

SON ZAMANLARDA ÇOCUKLAR ARASINDAN BÜYÜK SORUNLAR BAŞINDA GELEN AKRAN ZORBALIĞINA KARIŞI UZMANLAR, ZORBALIĞIN TEMELİNİN AİLE İÇİ BAĞLANTILAR OLDUĞUNA DİKKAT ÇEKTİ.

İlgili Sitenin Haberleri