Haber Detayı
ABD'de çok konuşulacak söz: Trump ile Bibi arasında tarihi kırılma
ABD Başkanı Trump, Netanyahu ile Florida'da görüşmesi dünya basınında yankı buldu. Bu görüşmeden sonra ABDnin uzun süre Ortadoğu ilişkilerinde rol üstlenmiş bürokratlarından Andrew P. Millerın yeni ortaya attığı tarihi kırılma tezi gündemde yerini aldı. Hürriyet Gazetesi'nden Gökçe Aytulu bu iddia ile ilgili bir yazı kaleme aldı.
Yazı şu şekilde;Başlıktaki iddia bana ait değil.
ABDnin uzun süre Ortadoğu ilişkilerinde önemli rol üstlenmiş bürokratlarından Andrew P.
Millerın yeni ortaya attığı bir tez.Obama ve Biden dönemlerinde Ulusal Güvenlik Konseyi ve Dışişleri Bakanlığının Ortadoğu Masasında görev yapan Miller, Trump dönemine kadar İsrail-Filistin ilişkilerinden sorumluydu.Birkaç gün önce ünlü Amerikan düşünce dergisi Foreign Affairste İsrail istisnasının sonu başlıklı çarpıcı bir makale yayınladı.Amerikan bürokratlarından pek duymaya alışık olmadığımız biçimde İsrail-ABD ilişkilerinin yeni bir yaklaşımla elden geçirilmesi gerektiğini iddia etti.Şunu diyor Miller:- ABD ile İsrail arasında istisnai bir ilişki vardır: İsrail, başka hiçbir müttefik veya ortağa tanınmayan bir muamele görür. - 7 Ekim sonrası Gazzede yaşananlar bu ilişkinin sınırlarını ve maliyetlerini çıplak biçimde gösterdi.- Amerikan desteği, İsrailin Ortadoğu genelindeki pervasız askeri adımlarını teşvik etti ve İsrailin kendi varoluşsal tehlikelerini de ağırlaştırdı.- İsrail-ABD ilişkinin mevcut haliyle süresiz devam etmesi mümkün değil.- İsraille diğer müttefiklere benzer daha normal bir ikili ilişki kurulmalı.- ABD bu dönüşümü geciktirirse, İsrail Amerikan halkından ve dünyanın geri kalanından neredeyse tamamen yabancılaşacak.Miller, ABD-İsrail ilişkilerinin Bill Clinton döneminden itibaren açık çek politikasına döndüğünü ve bugünkü durumu hazırladığını iddia ediyor.Trump döneminde de birkaç zorlama haricinde bu açık çek politikasının devam ettiğini söylüyor.Ekimdeki Gazze ateşkesinin, Trumpın İsraille istisnai ilişkiden sapmasıyla mümkün olduğunu ama bunun uzun vadeli bir politika olmayacağını düşünüyor.Bence altını çizdiği en önemli unsur şu: Bugün Amerikan toplumuyla Washingtonın İsraile yaklaşımı açısından tarihi bir kırılma yaşanıyor.Netanyahu, işleri Amerikan halkıyla değil Trumpla yürütüyor olabilir.
Ama Amerikan halkıyla yönetim arasında böyle bir kopukluk uzun zaman sürdürülemez.Özetle; İsrail-ABD ilişkisinin kontrollü bir normalleşmeye gitmesi dünya açısından bir zorunluluk.