Haber Detayı
Aslında 2012’de yok olan bir Dünya’da mı yaşıyoruz?
Maya takviminin bittiği gün aslında kıyametin koptuğu, ancak insanlık bilincinin yapay bir evrene transfer edildiği teorisi yeniden gündemde. Yaşanan küresel krizleri "sistem hatası" olarak görenlerin sayısı artarken, gözler CERN'deki meşhur deneye çevrildi.
Son yıllarda sosyal medyada, insanın gerçeklik algısını kökünden sarsacak türden bir teori dolaşıyor: Dünya aslında 2012 yılında çoktan yok oldu ve biz o günden beri devasa bir simülasyonun içinde yaşıyoruz...Bir zamanlar Maya takviminin 21 Aralık 2012'de sona ermesiyle kopacağı söylenen kıyamet, o gün fiziksel bir yıkım şeklinde gerçekleşmemiş olabilir.
Ancak komplo teorisyenlerine göre o tarihte evrenimiz bir şekilde “kırıldı” ve insanlık bilinci, hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığı yapay bir gerçekliğe transfer edildi.Bu ürkütücü iddianın son dönemde bu kadar popülerleşmesinin arkasında, son on yılda Dünya’da yaşanan olayların mantık sınırlarını zorlaması yatıyor.
Küresel salgınlar, iklim krizleri, bitmek bilmeyen siyasi kargaşalar ve toplumsal huzursuzluklar, birçok insanda “gerçek bir Dünya’da bunlar olamaz” hissi yaratıyor.
İnternet forumlarında ve sosyal medyada bu durumu bir “yazılım hatası” olarak tanımlayanların sayısı her geçen gün artıyor.
İnsanlar, yaşadıkları tuhaflıkları açıklamak için “Dünya 2012’de bitti, biz şu an bir kara deliğin içinde ya da uzaylıların yönettiği bir Matrix evreninde yaşıyoruz” demeyi tercih ediyor.CERN ve “Tanrı Parçacığı” şüphesiTeorinin en dikkat çekici kısımlarından biri de bilimsel deneylerle tuhaf bir bağ kurması.
Bu komplo teorisinin savunucuları, tam da o dönemde CERN’deki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nda keşfedilen, Tanrı Parçacığı olarak da adlandırılan “Higgs Bozonu” deneylerinin bir felakete yol açtığını öne sürüyor.
İddiaya göre bu yüksek enerjili çarpışmalar sırasında oluşan mikroskobik bir kara delik Dünya’yı yuttu.
Ancak biz ölmek yerine, bilincimiz fark edilmeyecek kadar benzer paralel bir evrene kaydığı için hayatımıza devam ettiğimizi sanıyoruz.
Bu “geçişin” kanıtı olarak da Mandela Etkisi gibi geniş kitlelerin aynı yanlış hatıralara sahip olması gösteriliyor.Hatta Elon Musk gibi teknoloji dünyasının dev isimleri bile bu simülasyon fikrine uzak değil.
Musk, yaratıcımızın devasa bir bilgisayar simülasyonu çalıştırıyor olabileceğini, hatta hayatımızın bir çeşit “uzaylı Netflix dizisi” tadında izleniyor olabileceğini sıklıkla dile getiriyor.
Ona göre, eğer reytingler düşerse veya insanlık sıkıcı bir hale gelirse simülasyonun kapatılma riski bile var.Elbette bilim dünyası bu iddiaları hiçbir kanıtı olmayan safsatalar olarak görüyor ve Maya takviminin sadece bir döngü değişimi olduğunu hatırlatıyor.
Ancak dünyadaki kaos tırmandıkça, “aslında burada değiliz” fikri birçokları için kaçış noktası haline gelmeye devam edecek.