Haber Detayı
Sektör temsilcisi, 2026 yatırım trendlerini açıkladı: "Altın, geleceği sağlam zeminde kurmak isteyenlerin ...
Demaş A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, 2026 yılında altın ve emtia piyasalarındaki beklenilen eğilimleri değerlendirdi. Altının bireysel ve kurumsal yatırımcılar için güvenli liman olarak ön planda olacağını belirtti, merkez bankalarının altın rezervlerini artırma eğiliminin devam edeceğini açıkladı.
Yeni dönem analizlerine göre altın, hem bireysel hem kurumsal tarafta ağırlığını artırıyor.
Altının güvenli liman, platin ve gümüşün ise stratejik birer seçenek olduğuna dikkati çeken Demaş A.Ş.
Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, "2026, belirsizliklerin azalmadığı aksine daha kalıcı hale geldiği bir yıl olacak.
Altın; sistemin açıklarını bilenlerin, riskin dilini okuyanların ve geleceği sağlam zeminde kurmak isteyenlerin ortak tercihi olmaya devam edecek" dedi.Demaş A.Ş.
Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, 2026 yılı altın ve emtia piyasalarına ilişkin beklentilerini değerlendirdi.
Kitiş, "2026 itibarıyla altın, devletlerin rezerv politikalarından bireylerin tasarruf reflekslerine kadar uzanan geniş bir güven zincirinin merkezinde yer alıyor.
Bu nedenle biz altını bir yatırım aracından çok, finansal istikrar enstrümanı olarak görüyoruz.
Bu yaklaşım uzun süredir savunduğumuz, altının kısa vadeli dalgalanmalardan ziyade yapısal eğilimlerle değerlendirilmesi gerektiği görüşünü de desteklemektedir" dedi."Altının payını artırması, geçici trend değil, sistemsel tercihtir"Kitiş, merkez bankalarının rezerv politikalarına ilişkin ise "Merkez bankalarının rezerv kompozisyonlarında altının payını artırması, geçici trend değil, sistemsel tercihtir.
Bu; fiyat, para sistemine duyulan sınırlı güvenin açık bir göstergesidir. 2026 ve sonrasında bu eğilimin tersine dönmesini beklemek gerçekçi değildir.
Bu çerçevede, altın fiyatlarını etkileyen ana unsur yalnızca faiz kararları değil; rezerv güvenliği, jeopolitik dayanıklılık ve parasal egemenlik arayışı olacaktır" diye konuştu."2026'da bu refleksin güçlenerek süreceğini öngörüyoruz"Orta Doğu'daki kırılgan dengeler, Rusya-Ukrayna hattındaki belirsizlikler ve ABD-Çin rekabetinin, 2026'ya girerken masadaki temel jeopolitik başlıklar olduğunu hatırlatan Kitiş, "Bu tablo, küresel piyasalarda risk primini yüksek tutmaya devam edecek.
Tarihsel olarak bu tür dönemlerde sermaye, hisse senetlerinden ziyade altın gibi fiziksel varlıklara yönelir. 2026'da da bu refleksin güçlenerek süreceğini öngörüyoruz" diye konuştu."Platin, 2026'da da altının gölgesinde, daha niş bir yatırım aracı olarak kalacaktır"Uluslararası finans kuruluşlarının 2026 için sınırlı toparlanma ve finansal kırılganlık beklentisini koruduğuna işaret eden Kitiş, şunları kaydetti: "International Monetary Fund ve World Bank başta olmak üzere uluslararası finans kuruluşları, 2026 için küresel büyümede sınırlı toparlanma, borçluluk oranlarında artış, finansal kırılganlıkların devamı beklentisini koruyor.
Bu projeksiyonlar, merkez bankalarının altın rezervlerini artırma eğilimini destekler nitelikte.
Çin'in gümüş ihracatına yönelik aldığı kısıtlayıcı kararlar, başta sanayi ve yenilenebilir enerji sektörü olmak üzere küresel arz zincirinde ciddi dalgalanmalara yol açtı.
Gümüşün güneş panelleri, batarya teknolojileri ve savunma sanayindeki stratejik rolü düşünüldüğünde, bu adım gümüş fiyatlarında yapısal bir yukarı yönlü baskı oluşturuyor.
Aynı zamanda yatırımcıların gümüşten altına yönelme eğilimi, altının güvenli liman özelliğini daha da güçlendiriyor.
Otomotiv sektöründe emisyon standartlarının sıkılaşması ve hidrojen teknolojilerine olan ilgi, platin talebini orta vadede destekleyebilir.
Ancak platin, 2026'da da altının gölgesinde, daha niş bir yatırım aracı olarak kalacaktır.""2026, belirsizliklerin azalmadığı aksine daha kalıcı hale geldiği bir yıl olacak"Ahmet Cumhur Kitiş, Türkiye özelinde altının sadece bir yatırım tercihi değil, ekonomik bir güven refleksi olduğunu vurgulayarak, "Enflasyon ve kur beklentilerinin devam ettiği ortamda, altının TL bazında güçlü kalması son derece doğal. 2026'da da altın, bireysel yatırımcının en net korunma aracıdır. 2026 itibarıyla yürürlüğe giren rafineri mevzuatı ve nakit işlemlerde paranın kaynağının belgelenmesine yönelik düzenlemeler, altın sektöründe önemli kırılma oluşturuyor.
Bu düzenlemeler; kayıt dışılığı azaltacak, piyasanın daha şeffaf hale gelmesini sağlayacak, kısa vadede işlem maliyetlerini artırsa da orta ve uzun vadede altının kurumsal ve güvenilir bir yatırım aracı olarak konumunu güçlendirecek.
Bu süreçte fiyatlamaların daha sağlıklı oluşacağını ve fiziki altının değerinin daha net ortaya çıkacağını öngörüyoruz. 2026, belirsizliklerin azalmadığı aksine daha kalıcı hale geldiği bir yıl olacak.
Böyle bir dünyada altın, ne spekülatif bir yükselişin ne de geçici bir korkunun ürünü.
Altın; sistemin açıklarını bilenlerin, riskin dilini okuyanların ve geleceği sağlam zeminde kurmak isteyenlerin ortak tercihi olmaya devam edecek" ifadelerini kullandı. - İSTANBUL