Haber Detayı
Biga'da mikro deprem aktivitesi: Prof. Dr. Tolga Bekler uyardı
Prof. Dr. Tolga Bekler, Biga Yarımadası'ndaki sismik hareketliliğin yeni olmadığını, bölgenin mikro deprem ve yıkıcı depremler açısından riskli olduğunu söyledi.
Prof.
Dr.
Tolga Bekler: "Biga mikro deprem aktivitesinin de en çok olduğu bölgelerden bir tanesi" Çanakkale’nin Biga ilçesinde son 3 aydır artan sismik hareketlilik değerlendiren ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof.
Dr.
Tolga Bekler, bölgedeki depremlerin yeni olmadığını vurguladı.
Bekler, bu hareketliliğin yüzyıllardır devam ettiğini ve son dönemdeki artışın ölçüm teknolojilerindeki gelişmeyle daha görünür hale geldiğini söyledi.
Biga yoğun depremselliğe sahip bir bölge Prof.
Dr.
Bekler, Biga Yarımadasının Türkiye’nin Kuzeybatı Ege Bölgesi içinde önemli bir tektonik aktivite alanı olduğunu belirtti.
Bölgedeki farklı fay geometrilerinin ve değişen fay uzunluklarının, yoğun depremselliğe yol açtığını ve aynı zamanda mikro deprem aktivitesinin de en yüksek olduğu bölgelerden biri olduğuna dikkat çekti. "Türkiye deprem ülkesi" Bekler, Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğunu hatırlatarak, sismik kaynakların temelde faylar olduğunu söyledi.
Ülkenin birçok bölgesinde, hem aletsel dönemde hem de 1900'lü yıllardan önceki tarihî dönemlerde çok sayıda depremin kaydedildiğini, bunların önemli kısmının yıkıcı nitelikte olduğunun arkeolojik ve tarihî kayıtlarda görüldüğünü belirtti.
Biga yıkıcı depremleri çıkaran bir bölge Biga özelinde farklı fay hatlarının bulunduğunu ve geçmişte yıkıcı depremler ürettiğini aktaran Bekler, bölgedeki bilinen büyük depremler arasında 1912 Saros Körfezi Depremi, 1953 Yenice Gönen Depremi, 1944 Edremit Körfezi Depremi gibi örnekleri sıraladı.
Ayrıca 2017 Ayvacık (5.4) ve 2019 Ahmetçe (5.3) depremlerine değinen Bekler, 2024, 2022, 2025’li yıllarda da 4’ün üzerinde depremlerin meydana geldiğini ifade etti.
Biga’da mikro depremler nasıl oluşuyor?
Bekler, Biga’daki küçük depremlerin iki ana nedenine dikkat çekti: Birincisi, farklı fayların birbirine uyguladığı gerilme transferleri ile etkileşim; ikincisi ise bağımsız fay topluluklarındaki kayaçlar arasındaki gerilmelerin yol açtığı kırılmalar.
Bu süreçlerin, bölgenin gerilmesinin sürekliliğini ve dolayısıyla mikro deprem üretimini açıkladığını söyledi.
Gelişen teknolojiyle gözlemler arttı Son 25-30 yılda deprem ölçüm teknolojilerindeki gelişmeler sayesinde, daha küçük büyüklükteki sismik olayların daha sık ve hassas şekilde kaydedildiğini belirten Bekler, sözlerini şu şekilde özetledi: "Bunlar yeni değil.
Son 2-3 ay ya da daha kısa bir süre içerisinde meydana gelen depremler değil.
Yüzyıllardır meydana geliyor." Prof.
Dr.
Tolga Bekler, bölgedeki ölçümlerin artırılması ve kamuoyunun bilgilendirilmesinin önemine işaret ederek, Biga Yarımadası gibi tektonik açıdan etkin bölgelerde hazırlıklı olunmasının gerekliliğini vurguladı.
ÇANAKKALE'NİN BİGA İLÇESİNDE SON 3 AYDIR YAŞANAN SİSMİK HAREKETLİLİK ÜZERİNE DEĞERLENDİRMELER YAPAN MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ JEOFİZİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ ÖĞRETİM ÜYESİ PROF.
DR.
TOLGA BEKLER, "BUNLAR YENİ DEĞİL.
SON 2-3 AYA YA DA DAHA KISA BİR SÜRE İÇERİSİNDE MEYDANA GELEN DEPREMLER DEĞİL.
YÜZYILLARDIR MEYDANA GELİYOR" DEDİ.