Haber Detayı
'Amerika, İsrail’in Sömürgesidir'
Ünlü Musevi yazar Ephraim Kishon’a atfedilen bu söz aslında tüm yazımı özetliyor. Kishon bizim Aziz Nesin’e çok benzer. Yazıları ve keskin gözlemleri yaşadığı toplumu hicveder. Anlayana da dersler taşır.
New York’ta Filistin yanlısı, Müslüman bir belediye Başkanının yemin etmesinden sadece bir gün önce önemli bir alışveriş merkezinde bir eylem oldu.
Eylem de öyle büyük bir şey değil ha.
Önce üst kattan elde hazırlanmış yarım A4 boyutunda broşürler atıldı.
Toplasanız 100 tane.
Üzerlerinde İsrail’in Gazze soykırımının durdurulmasını isteyen yazılar vardı.
Sonra biri kadın iki kişi slogan attı.
Eylemcilerden ufak tefer erkek olan bir Filistin bayrağı açmak istedi.
AVM’nin iri yarı korumaları adamcağızın elindeki bayrağı zorla aldılar.
Kadın eylemciyi ise derdest ettiler.Bu sırada kapının önünde de 5 kişi duruyordu.
Ellerinde benzer içerikte pankartlar.
Bir anda polis arabaları üşüştü. 3-4 tane vardı.
Hemen müdahil oldular.O sırada aklıma Ephraim Kishon geldi.
Ünlü Musevi yazar.
Ve onun kitaplarında değindiği şekliyle Amerika’nın İsrail ile birleşip hayali bir federasyon kurduğu, genel karargahın Tel Aviv (Ramat Gan) civarına taşındığı yazılarını hatırladım.
Bu federasyon çerçevesinde İsrail'in Amerika'nın sınır güvenliğini garanti edecektir ve resmi dil İbranice’nin yanısıra İngilizce olacaktır.Buradaki temel espri, küçük bir ülke olan İsrail'in devasa Amerika'yı "yönetiyormuş" gibi davrandığı absürt bir durum yaratmaktır.
Yazar, küçük bir ülkenin büyük bir güce bu kadar bağımlı olmasıyla veya bu ilişkinin tuhaflığıyla dalga geçer."Dünyanın En Pahalı Sömürgesi"Kishon'un bazı yazılarında veya onun tarzını yorumlayan eleştirmenlerde geçen bir diğer tema da "Amerika'nın İsrail'in sömürgesi olduğu" ironisidir.
Bu ifade, Amerika'nın İsrail'e yaptığı devasa yardımlara atıfta bulunarak, "kimin kimi finanse ettiği ve kimin kime muhtaç olduğu" üzerine kurulu bir kara mizahtır.Ephraim Kishon bir siyasetçi değil, bir mizah yazarıdır.
Yazılarında İsrail’in dış politikadaki "küçük ama arsız" duruşunu ve iki ülke arasındaki asimetrik yardımlaşma ilişkisini eleştiren satirik göndermeler yapar.İsrail-Amerika FederasyonuBir zamanlar absürt olsun diye yazılan satırlar şimdinin gerçekleri haline gelmiş durumda.
Ephraim Kishon’un yazıları Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail’in tek bir devlet altında birleşmeye karar vermesiyle başlar.
Ancak Kishon, bu birleşmeyi "eşitler arası" veya "devin küçük olanı yutması" şeklinde değil, İsrail'in Amerika'yı devralması şeklinde kurgular.Birleşmeden sonra ortaya çıkan yeni yapıda, güç dengesi komik bir şekilde değişir:Başkent: Dünya üzerindeki güç merkezi Washington'dan, İsrail’in (o dönemki ordu karargahının bulunduğu) Ramat Gan kasabasına veya Tel Aviv’e taşınır.Hiyerarşi: Karar vericiler İsraillilerdir.
Beyaz Saray artık sadece yerel işlere bakan bir şube ofisi gibidir.
Amerikalılar, İsrail’in "bürokrasisinden" ve "karmaşık kurallarından" onay almak zorundadır.Hikayenin en vurucu ve ironik kısımlarından biri savunma konusudur.
İsrail, Amerika'nın güvenliğini resmen garanti altına alır.
Kishon bunu şöyle tasvir eder:Eğer Kanada veya Meksika, Amerika'ya saldırmaya kalkarsa, İsrail Genelkurmay Başkanlığı bu duruma müdahale edip etmeyeceğine karar verecektir.İsrail, koca bir kıta olan Amerika’ya "koruma" sağlar.
Bu, gerçek hayatta İsrail'in ABD askeri yardımına olan bağımlılığıyla dalga geçen muazzam bir tersine çevirmedir.Ekonomik olarak Amerika, İsrail'in bir eyaleti veya bir alt birimi gibi konumlandırılır.İsrail’in kronik enflasyon sorunları ve vergi sistemleri Amerika’ya ihraç edilir.Amerikan doları değerini İsrail lirasından (veya o zamanki para biriminden) alır.
Amerikalı iş adamları, Tel Aviv’deki küçük bir devlet dairesinden döviz tahsisi almak için kuyruğa girerler.Resmi dil İbranice ve İngilizce olur, ancak ağırlık merkezi İbranicedir.Kishon, Amerikalıların yavaş yavaş İsrail’in o meşhur "el kol hareketleriyle konuşma" ve "atışmacı" kültürünü benimsediğini anlatır.Kishon bu kurguyu şu iki şeyi eleştirmek için yazmıştır:1.
İsrail'in Küstahlığı: Küçük bir ülkenin, dünyanın süper gücünü her zaman parmağında oynatabileceğine dair o meşhur İsrail özgüveni (chutzpah).2.
Amerika'nın Bağımlılığı: Amerika'nın Ortadoğu politikasında İsrail'e verdiği sonsuz desteğin, bazen dışarıdan bakıldığında "kimin kimi yönettiği" sorusunu akıllara getirecek kadar ileri gitmesi.Özetle Kishon, "Madem her şeyi bizim için yapıyorsunuz, gelin resmen birleşelim de biz sizi doğrudan yönetelim, daha pratik olur" diyerek her iki tarafın siyasetini de kahkahalarla eleştir