Haber Detayı

Çubuklu’dan Kahire’ye Mısır ile ortak geçmişin izleri
Dünya+ dunya.com
02/01/2026 00:00 (2 saat önce)

Çubuklu’dan Kahire’ye Mısır ile ortak geçmişin izleri

Siz bu satırları okurken ben Kahire sokaklarını arşınlıyor olacağım, belki Midak sokağında Necip Mahfuz’la belki de Kavala­lı Mehmet Ali Paşa’nın çifte mi­nareli camisinin avlusunda… Kim bilir? Gelecek hafta Büyük Mısır Müzesi ve Kahire izlenimlerimi okursunuz ama bu hafta Mısır ile olan ortak geçmişin izlerine kom­şum Hıdiv Kasrı’ndan bakalım.

Hıdiv Kavala soyuna mensup Mısır valilerine verilen unvan, babadan oğula geçiyor.

Vali, vezir gibi ama sanki hepsinin de biraz üzerinde.

Kavalalı Mehmed Ali Paşa ile başlıyor.

Paşa Mısır’a gel­diğinde paşa değil, onbaşı belki, Arapça bilmiyor ama Mısır’ın ha­kimiyetini eline almayı başarıyor, Osmanlı bükemediği bu adamın elini sıkıyor, vezirlik makamı­na yükseltiyor, 150 yıllık bağım­sız denilebilecek bir hanedanlığı kurmasına göz yumuyor.Mısır ekonomisini yoktan var etmiş Napolyon’un işgalinden kur­tarma sebebiyle geldiği Mısır’ı Memlükler’in egemenliğinden de kurtarıyor.

Mısır, onun döne­minde tam anlamıyla bir "Röne­sans" yaşıyor.

Nil’in bereketini İs­kenderiye’ye taşıyan Mahmudiye Kanalı gibi dev projelerle toprağa can veriyor; Suriye’den usta işçi­ler getirtip milyonlarca dut ağa­cı diktirerek ipekçiliği başlatıyor.

Hatta pamuk ilk defa Kavalalı sa­yesinde ekiliyor.

Bugün uğruna tekstil firmalarımızın üretimini taşıdığı nitelikli Mısır pamuğunu o dönemde işleyen fabrikalar ku­ruyor, Mısır ekonomisini yoktan var ediyor.

Osmanlı, valiliğinin ilk yılında 13 bin kese olan gelirin, birkaç yıl içinde inanılması güç bir sıçramayla 400 bin keseye ka­dar ulaşmasından hoşnut, olana bitene ses çıkarmıyor.

Bu devasa servetin sadece 12 bin kesesi İs­tanbul’a gönderiliyor, geri kalan muazzam miktar Mısır’ın yeni­den inşasına harcanıyor…İşte bu görkemli zenginliğin ve güç gösterisinin en zarif mührü, bugün Kahire semalarına mey­dan okuyan Mehmed Ali Paşa Ca­mii’dir.

Paşa, kazandığı bu ekono­mik ve siyasi zaferi, Kahire Kale­si’nin en tepesine kondurduğu o incecik, İstanbul usulü minare­lerle taçlandırdı.

O cami, sadece bir ibadethane değil; Kavala’dan çıkan bir askerin, Nil kıyısın­da kurduğu o muazzam servet ve modernleşme masalının taştan ve mermerden bir özeti gibidir.

Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın te­mellerini attığı bu güçlü hanedan, Mısır’da yaklaşık 150 yıl boyunca hüküm sürmüş ve her kuşakta İs­tanbul ile bağlarını hem rekabet hem de derin bir kültürel bağlı­lık ekseninde korumuştur.

İstan­bul’un en güzel köşkleri, sarayla­rı, yalıları Mısır paraları ile yapıl­mıştır.

Sabahları yürümeyi çok sevdiğim birkaç haftaya mimoza, mart nisan İstanbul’un erguvan­ları ile bizi karşılayan Hıdiv Kasrı 1907 yılında son Hıdiv II.

Abbas Hilmi Paşa tarafından İtalyan mi­mar Delfo Seminati’ye yaptırıl­mıştır.

Dönemin modasına uygun olarak Art Nouveau tarzındadır.Boğaziçi yalıları içinde favo­rim olan Bebek kıyısındaki Mısır Konsolosluğu Valide Paşa Sahil­sarayı II.

Abbas Hilmi Paşa’nın annesi Emine Valide Paşa tara­fından yaptırılmıştır.

Hıdiv eşle­rine Hıdiva dendiğini de ekleye­lim.

Hıdiva, binayı Türkiye Cum­huriyeti’ne bağışlamak istemiş ancak kendisine "Paşa" unvanı verilmemesi üzerine (Cumhuri­yet kanunları gereği) binayı Mısır Devleti’ne bağışlamıştır.Yeniköy’deki Sait Halim Paşa Yalısı Kavalalı Mehmed Ali Pa­şa’nın torunu olan, Osmanlı Sad­razamı Sait Halim Paşa’ya aittir.İstiklal Caddesi’nin en ikonik yapılarından biri Mehmed Ali Paşa’nın kızı Zey­nep Hanım tarafından yaptırılan konak bugün İstanbul Üniversi­tesi Edebiyat Fakültesi’nin bu­lunduğu yerdeydi.

Konak yanmış, yerine bugünkü fakülte binası ya­pılmıştır.

İstanbul’un ilk modern hastanelerinden ve eğitim ku­rumlarından birine öncülük et­miştir.Emirgan Köşkleri (Sarı, Pembe ve Beyaz Köşk) Hıdiv İsmail Paşa döneminde yaptırılan ve bugün Emirgan Korusu içinde yer alan bu köşkler, ailenin doğa ile iç içe olan yaşam kültürünün yansıma­larıdır.Mısır Apartmanı (İstiklal Cad­desi)Hıdiv Abbas Hilmi Paşa’nın kışlık konutu olarak yaptırılmış­tır.

Mimar Hovsep Aznavur imza­lıdır.

İstiklal Caddesi’nin en iko­nik, ilk betonarme yapılarından biridir.Rahmetli Çelik Gülersoy Hı­div Kasrını ve Emirgan Köşkle­rini 80’lerde yeniden İstanbul’a kazandırdı.

Şimdi İBB Beltur ta­rafından işletiliyor.

Bu yazıyı ya­zarken Çelik Gülersoy’un Hıdiv­ler ve Çubuklu Kasrı kitabından faydalandım.

Bulabilirseniz, tav­siye ederim, Kavalalı’nın kişili­ğini, ailenin diğer üyelerini tüm açılarından bakarak çok nefis an­latıyor.

Hıdiv Kasrının mükem­mel restorasyonu da cabası.

Ve bir de Murat Bardakçı tarafın­dan yazılan Neslişah Osmanoğ­lu’nun hayatını aktaran kitabını bir kez daha karıştırdım.

Son Os­manlı Halifesi Abdülmecid Efen­di’nin torunu olan Neslişah Sul­tan, 1940 yılında Kavala soyun­dan Mısır’ın son Hıdiv’i II.Abbas Hilmi Paşa’nın oğlu Prens Mu­hammed Abdülmünim ile evle­niyor. 1952 yılında yapılan darbe ile Prens Muhammed Abdülmü­nim darbeyi yapan konseyin ba­şına geçiyor ve Neslişah Sultan Mısır’ın first lady’si oluyor. 1959 yılında yeni bir ülke bir kez daha karışıyor ve Neslişah Sultan Mı­sır’ı terk ediyor.

Kitap hem Os­manlı’nın son günlerini hem de dönemin Mısır’ını çok güzel anla­tıyor ve Kahire ve Avrupa jet sos­yetesinin fotoğrafları, anılarıyla dolu…Ah o miras bir gelseydi… Kavala Hanedanından gelenle­rin Mısır’dan beklenen mirasla­rı annemin kabul günlerinde çok sık gündeme gelirdi, ah bir gelsey­di o miras… Mısır Arap Baharının ardından dünya ile bağlantısı­nı neredeyse kesti.

Son 15-20 yıl­dır “Kahire’ye gidiyorum” sözü­nü kimseden duymadım, oysa es­kiden gidebilenler bir kez Mısır’a müze gezmeye, piramitleri gör­meye giderdi.

Kızıldeniz demiyo­rum bakın, Kahire’dir Mısır.

Ta ki GEM (Grand Egyptian Museum) açılana kadar.

Büyük Mısır Mü­zesi, tek bir medeniyete adanmış dünyanın en büyük müzesi; keş­fetmek için tüm dünya harekete geçmiş durumda.

Kasım ayında­ki açılış, 1922’de firavunun me­zarının keşfinden bu yana ilk kez Tutankamon’la birlikte bulunan 5 bin parçalık altın eserlerin ta­mamını tek bir yerde sergileme vadediyor.

Toplamda GEM, ülke­nin tarihini kronolojik ve tema­tik olarak anlatan 12 ana galeri­den oluşuyor.

Yapımı 23 yıl süren GEM, Dublin merkezli Heneghan Peng Architects tarafından tasar­landı.

Kahire sınırı ile çöl arasın­da 500 bin metrekarelik bir alanı kaplıyor.

Haftaya Mısır gözlemle­rimi yazacağım…

İlgili Sitenin Haberleri