Haber Detayı

Ne Özal ne Erdoğan: Afrika açılımının mimarı Ecevit
Dünya odatv.com
01/01/2026 15:00 (3 saat önce)

Ne Özal ne Erdoğan: Afrika açılımının mimarı Ecevit

İsrail, Somaliland'ı tanıdı, Somali ayağa kalktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Somali başbakanını Türkiye'de ağırlarken, tüm bu yaşananların ardından Türkiye'nin Afrika açılımını masaya yatırdık. Geçen hafta vefat eden Emekli Büyükelçi Müfit Özdeş'in kitabı bize bu konuda yol gösterici oldu.

Somali’nin kuzeyinde tek taraflı bağımsızlık ilan eden Somaliland’ın geçtiğimiz günlerde İsrail tarafından tanınması dünyayı ayağa kaldırdı.Somali'de binlerce kişi, İsrail’in kararını ve Somali’nin egemenliğine yönelik ihlal olarak gördükleri bu adımı protesto etmek amacıyla sokaklara çıktı.

Göstericiler, Somali bayrakları taşıyarak İsrail karşıtı sloganlar attı.ERDOĞAN'IN DAVETİTüm bu yaşananların ardından gözler Afrika'ya çevrildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hızlı bir şekilde Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud'u Türkiye'ye davet etti.

Erdoğan, Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde ikili ve heyetler arası görüşmelerinin ardından Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ile ortak basın toplantısı düzenledi.Buradaki basın toplantısında, Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Somali'nin birlik ve bütünlüğünün her şart altında muhafazası bizim için öncelikli meseledir.

İsrail'in Somaliland'ı tanıma kararı gayrimeşrudur ve kabul edilemez" derken, Somali'de bir uzay limanı kurmayı da öngördüklerini açıkladı.TÜRKİYE'NİN "AFRİKA" TARİHİTürkiye'nin Somali konusunda aldığı hızlı aksiyon ile tüm gözlerin Afrika'ya çevrilmesi, geçtiğimiz hafta Emekli Büyükelçi Müfit Özdeş'in vefatıyla birleşince, Türkiye'nin Afrika ülkeleri ile ilişkilerinin geçmişini masaya yatırdık.Türkiye'nin Afrika ile ilgili en ciddi münasebeti sanılanın aksine ne Sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal kurdu ne de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.

Afrika konusunda ilk ciddi atılımı eski Başbakan Bülent Ecevit yaptı.Burada Müfit Özdeş ismi önemli çünkü Özdeş, “Harici Bir Hariciyecinin Not Defteri” isimli kitabında Türkiye'nin Afrika açılımını anlattı.Mustafa Kemal Atatürk'ün yakın arkadaşlarından Lütfi Müfit Özdeş'in torunu ve Türkiye İş Bankası kurucularından Mithat Özdeş'in oğlu olan Müfit Özdeş, 1970'li yıllarda Dışişleri Bakanlığı İkili Ekonomik İşler Genel Müdürlüğü'nde Afrika ve Orta Doğu'dan sorumlu şube müdürü olarak çalıştı.1970'ler sonu Ecevit Hükümeti “Afrika açılımı” yaptı; bürokratlar ile iş insanlarından heyet oluşturup yurt dışına gönderdi. 1979 Şubat ayı ortasında Afrika'ya giden 29 kişilik heyette geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Emekli Büyükelçi Müfit Özdeş de vardı.

Ecevit'in bizzat kendisi de Afrika ülkelerine gitti.

Oraya geleceğiz...KIBRIS SONRASI ECEVİT'İN YAPTIĞI HAMLEBu politika tesadüf eseri değildi. 1974 Kıbrıs Harekâtı sonrası Türkiye, Batı’dan özellikle ABD’den ambargo ve siyasi baskı gördü.

Bunun üzerine Ecevit, “Üçüncü Dünya/Bağlantısızlar” eksenine yöneldi.Afrika ülkeleri hem Birleşmiş Milletler’de (BM) önemli bir oy anlamına geliyordu hem de Türkiye için diplomatik destek potansiyeli taşıyordu.Bu kapsamda; Sahra-altı Afrika ülkeleriyle diplomatik temaslar arttı, bazı ülkelerde büyükelçilik açılması gündeme alındı, BM oylamalarında Afrika ülkelerinin desteği hedeflendi.

Türkiye, kendini sömürgeci geçmişi olmayan ve "bağımsızlık mücadelesi vermiş" bir ülke olarak konumlandırdı.Ancak ekonomik kriz, Ecevit hükümetlerinin ömürlerinin kısa olması ve tabii ki 12 Eylül Darbesi, bu açılımı derinleştiremedi.Seksenlerde 12 Eylül rejiminin desteğiyle güçlenen Turgut Özal, başbakanlığı döneminde Afrika ülkeleriyle temas kurmaya başladı, onu Erdoğan takip etti.

Günümüzde ise Ecevit'in yaptıkları unutuldu, gitti.ECEVİT'İN 70'LERDE BİZZAT YAPTIĞI AFRİKA ZİYARETLERİLibya: 26 Mart 1976 (CHP Genel Başkanı olarak)Bülent Ecevit, CHP Genel Başkanı sıfatıyla, eşi Rahşan Ecevit ve CHP’li bir heyetle Libya’ya gitti.

Ziyaret, dönemin Libya lideri Kaddafi ve başbakanı Callud’un “resmi konuğu” olarak gerçekleşti.

Ecevit, başbakanlara uygulanan protokolle karşıladı.Trablus Havalimanı’nda yaptığı açıklamada Libya’nın halkçı ve devrimci çizgide yaptığı atılımları ilgiyle izlediklerini belirten Ecevit, CHP ve Libya Devrimci Halk Konseyi’nin kalkınma ve sosyal adalete inançlarının paralel olduğunu dile getirdi.

Callud’un 1975’teki Türkiye ziyareti sırasında iki ülkenin ne kadar büyük iş birliği yapabileceğini gözlemlediğini, Libya’da çalışan Türk işçilerinin iyi izlenimlere sahip olduklarını bildiğini ve bu işçilerin dostluk bağlarının kuvvetlenmesine katkı sunacağına inandığını belirtti.

Ecevit, “Son yıllarda Libya’nın sosyal adalet yönünden bir hayli başarı kazandığını, şimdi bunu çok yakından göreceğim için çok mutluyum” dedi.

Callud da Libyalıların Türk halkı ile ortak bağları olduğunu, yönetimlerinin de CHP ile aynı fikirleri taşıdığını ve ilişkileri sürdüreceklerini belirtti.Libya ziyareti sırasında Callud’un verdiği yemekte Angola Başbakanı ile de bir araya gelen Ecevit, Angola’nın bağımsızlık mücadelesi verdiği Portekiz tarafından bile tanındığını hatırlattı.

Türkiye’ninde Angola’yı tanıması gerektiğini belirtti.

Ecevit, sonrasında Callud'un talebiyle gezisini üç gün uzattı.EYÜPSULTAN'DA MİNBERE ÇIKAN BAŞBAKANBu, Callud'un, Ocak 1975'te yaptığı Türkiye ziyaretine bir iade-i ziyaret idi.Libya Başbakanı Callud, resmi temaslarının yanında 4 Ocak 1975 akşamı CHP Genel Sekreter YardımcısıDeniz Baykal ile görüştü ve muhakkak CHP Genel Başkanı Ecevit ile görüşmek istediğini, Türkiye’ye geliş sebeplerinden birinin bu olduğunu söyledi.

Ecevit o dönem başbakan değildi sadece CHP lideriydi.

Bunun üzerine gece yarısı Ecevit telefonla arandı, Callud’un görüşme talebi iletildi.

Ecevit, söz konusu talep üzerine Kıbrıs ziyaretinden erken döndü.Ecevit'in antiemperyalist kimliği Callud'un bu görüşmede ısrarcı olduğu bilinirken, Ecevit, bu görüşmede Callud’a Türkiye’nin Kıbrıs politikasını izah etti.

Callud, 10 Ocak’ta Eyüp Sultan Camisi’nde Cuma namazı kıldı, namaz sonunda minbere çıkıp bir hutbe okudu.

Bu hutbede şu ifadeleri kullandı:"İslam dini bu bölgede sizin boynunuza emanettir.

Bu görev yerine getirildiği takdirde dinimiz yükselecektir.

Allaha şükretmeliyiz.

İslam dini büyük tehlikelerle karşı karşıyadır.

Düşmanlarımız, dinimizin düşmanlarıdır.

Elele verip bunlara karşı mücadele edeceğiz.

Ben Türkiye’ye gelip ziyaret edince bunlara daha iyi inandım.

Türk ve Libya halkları, İslamiyet dini altında bir millet olmuştur ve beraberce tarihte parlak ve şerefli sayfalar yazacaklardır."Libya: 26–29 Ocak 1979 (Başbakan olarak resmi ziyaret)Başbakan Ecevit, Callud’un davetlisi olarak 26- 29 Ocak 1979 tarihleri arasında Libya'ya gitti.

Ecevit, askeri uçakla geldiği Trablus Havalimanı’nda Türk işçiler tarafından gösterilerle karşılandı.

Libya’ya ziyaretinden mutluluk duyduğunu, iki ülke ilişkilerinin geliştirilmesinin iki ulusa ve dünya barışına katkıda bulunacağını ifade etti.

Ecevit, Kıbrıs meselesi konusunda kendine yöneltilen soruya meselenin barışçı yollarla çözümünden yana olduklarını açıkladı.

Son olarak “kendimizi burada ailemizin yuvasında sayıyoruz” dedi.

İki ülke arasında üç ayrı anlaşma imzalandı...11-18 Şubat 1979: Karma heyetin Afrika turuYukarıda bahsettiğimiz Müfit Özdeş'in de yer aldığı bu tur, Ecevit’in “Afrika açılımı”nın en somut adımı.Nijerya (Lagos): 11-15 Şubat 1979: Emekli Büyükelçi Selçuk İncesu'nun aktardığına göre, Nijerya’nın o zamanki başkenti Lagos’ta önce heyetler arası toplantılar yapıldı, sonra da iş insanları arasında bire bir görüşmelere geçildi.

Altyapı yetersizlikleri gözlemlenen ülkede yükleniciler için büyük fırsatlar olduğu değerlendirildi. 100 milyona yaklaşan nüfusuyla önemli bir pazar konumundaki Nijerya’da yerli ortaklarla küçük sanayi işletmeleri kurulması için elverişli bir ortam olduğu anlaşıldı.

Temaslar daha sonra karşılıklı ziyaretlerle sürdürüldü.Kenya (Nairobi): 15-18 Şubat 1979: Lagos’ta olduğu gibi, önce toplu, sonra bireysel görüşmeler yapıldı.

İş insanları ülkedeki çay ve şeker fabrikalarının yenilenmesi için öneride bulundu, Sümerbank seramik fabrikası kurulması için ön sözleşme imzaladı.Sudan, Uganda, Etiyopya: Kenya sonrası heyetin bir kısmı döndü, kalanlar üç gruba ayrılıp bu ülkelere gitti; temaslar “pazar araştırması/tanışma” niteliğinde oldu.İSRAİL, SOMALİLAND’İ TANIYAN TEK ÜLKEİsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 26 Aralık’ta Somaliland bölgesini “bağımsız ve egemen devlet” olarak tanıdıklarını duyurmuştu.Bu kararla İsrail, Somaliland’i tanıyan tek ülke oldu.Somaliland, 1991’de Somali’den tek taraflı olarak ayrıldığını ilan etmiş ancak uluslararası toplum tarafından bağımsız bir devlet olarak tanınmamıştı.Somali ise Somaliland’i ülkenin ayrılmaz parçası olarak görüyor ve bölgeyle ilgili tüm uluslararası anlaşmaların yalnızca Mogadişu yönetiminin yetkisinde olduğunu vurguluyor.Oğuz OkOdatv.com

İlgili Sitenin Haberleri