Haber Detayı

Yılbaşı sonrası düşen psikolojiyi toparlanmanın yolları neler?
Sağlık ekonomim.com
01/01/2026 13:41 (2 saat önce)

Yılbaşı sonrası düşen psikolojiyi toparlanmanın yolları neler?

Yılbaşı öncesi yükselen beklentilerle artan dopamin, tatilin bitmesiyle yerini halsizlik ve mutsuzluğa bırakabiliyor. Uzmanlara göre “yılbaşı sonrası sendromu”nun arkasında beyin kimyası, bozulan rutinler ve ani sosyal kopuşlar var.

Yılbaşına yaklaşırken, artan umutlar ve heyecanlar, bazıları için fark etmeden yüksek beklentilere yol açıyor.

Beklentilerin gerçeklememesi sonrasında daha zorlayıcı bir ruh haline dönüşebiliyor.

Uzmanlara göre bu durumun arkasında beynin ödül sistemi var.

İrlanda'daki RCSI Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Jolanta Burke, bir yazısında yılbaşı sonrası depresyonunun perde arkasını açıkladı.

Tatil bitince düşüyor Beyinde hücreler arası iletişimi sağlayan ve duygu, düşünce ile davranışlarımızda önemli rol oynayan nörotransmitterlerden biri dopamin.

Bu kimyasal motivasyon, haz ve ödül duygularını düzenliyor.

Antidepresanların da sıklıkla hedef aldığı bu kimyasal, bayram ve tatil dönemlerinde artış gösteriyor.

Yılbaşı döneminde kutlama beklentisi, sevdiklerimizle geçirilen zaman, bol ve keyifli yemekler ile ritüeller dopamin sistemini uyarıyor.

Hatta yılbaşı gelmeden önce bile bu beklenti, beyinde güçlü bir duyusal heyecan yaratabiliyor.

Ancak tatil ve kutlamalar sona erdiğinde dopamin düzeyi doğal olarak normale dönüyor.

Bu ani düşüş, kişilerin kendini halsiz, isteksiz ya da keyifsiz hissetmesine yol açabiliyor.

Uzmanların “yılbaşı sonrası sendromu” dediği durum tam da bu noktada ortaya çıkıyor. 'Aşk hormonu' da etkili Burke'e göre ruh halindeki değişimde bir diğer önemli hormon ise oksitosin.

Sosyal bağlanma ve duygusal yakınlıkla ilişkilendirilen bu hormon, aileyle ve dostlarla geçirilen zaman arttığında yükseliyor.

Yılbaşı döneminde artan ziyaretler ve paylaşımlar oksitosin salınımını artırırken, tatil sonrasında bu yoğunluk aniden azalıyor.

Bu da yalnızlık, duygusal boşluk ya da mutsuzluk hissini tetikleyebiliyor.

Her sosyal etkileşim iyi hissettirmiyor Araştırmalar, yılbaşında kiminle vakit geçirildiğinin de önemli olduğunu gösteriyor.

Örneğin bazı çalışmalar, kayınvalide veya kayınpederle geçirilen zamanın, kişinin kendi ailesiyle geçirdiği zamana kıyasla daha stresli olabildiğini ortaya koyuyor.

Hatta bu durumun bağırsak mikrobiyotasında strese işaret eden değişikliklere yol açtığı da tespit edilmiş durumda.

Yani her sosyal etkileşim aynı ölçüde olumlu duygular yaratmıyor.

Bunun yanı sıra hediye vermek de karmaşık sonuçlar doğurabiliyor.

Beklentilerin yüksek olduğu bu süreçte, hediyenin beğenilmemesi durumunda, hediye veren kişinin sosyal açıdan reddedilmeye benzer bir acı yaşayabildiği belirtiliyor.

Bu nedenle teşekkür etmek ve takdir göstermek, karşı tarafın duygusal iyilik halini korumada önemli.

Yılbaşı aynı zamanda, geç saatlere kadar uyanık kalma, aşırı yeme ve alkol tüketimi gibi alışkanlık değişikliklerini de beraberinde getiriyor.

Bu durum uyku kalitesini bozuyor.

Uyku ise ruh hali ve duygusal dengeyle doğrudan ilişkili.

Uykunun bozulması, tatil sonrası dönemi daha da zorlaştırabiliyor.

Uzmanlar ne öneriyor?

Uzmanlara göre, yılbaşı sonrası ruh halini korumak için bazı önlemler alınabilir: Tetikleyicileri fark edin: Aile buluşmaları ya da bazı ortamlar sizi yoruyorsa kısa molalar vermek, gergin sohbetlerden uzaklaşmak işe yarayabilir.

Sınırlar koyun: Kalabalık geçen yılbaşı akşamları sizi daha mutsuz ediyorsa, moralinizi bozan ortamlardan uzak durmak ve kendinize iyi gelen aktiviteleri seçmek bir öz bakım biçimi.

Rutine hızlı dönün: Uyku saatlerini düzene sokmak ve günlük ritmi yeniden kurmak vücudun dengeye dönmesine yardımcı olabilir.

Gün ışığından yararlanın: Sabahları gün ışığına çıkmak ve öğle saatlerinde kısa yürüyüşler yapmak enerji ve ruh halini destekler.

Yılbaşı sonrası için plan yapın: Küçük hedefler, sosyal buluşmalar ya da keyifli aktiviteler planlamak, tatil ile günlük hayat arasındaki duygusal boşluğu azaltabilir.

İlgili Sitenin Haberleri