Haber Detayı

Bulgaristan'ın Euro Bölgesi'ne katılması neden önemli?
Ekonomi ekonomim.com
01/01/2026 10:54 (2 saat önce)

Bulgaristan'ın Euro Bölgesi'ne katılması neden önemli?

Bulgaristan'da artık para birimi olarak euro kullanılacak. Ülkenin Euro Bölgesi'ne katılması ekonomideki gelişimin bir göstergesi. Ancak uzmanlara göre siyasi belirsizlikler ciddi bir sorun oluşturmaya devam ediyor.

Bulgaristan, 1 Ocak 2026 itibarıyla Euro Bölgesi'ne üye 21'inci ülke oldu.

Türkiye'nin komşusu Bulgaristan için bu, 2007 yılında Avrupa Birliği'ne (AB) katılmasından bu yana yaşanan en önemli dönüm noktalarından biri olarak değerlendiriliyor.

Bulgaristan'ın Euro'ya geçişiyle birlikte, AB üyesi olup Euro Bölgesi'ne dahil olmayan ülke sayısı altıya düştü.

Bu ülkeler, İsveç, Polonya, Çekya, Macaristan, Romanya ve Danimarka.

Bulgaristan Başbakanı Rosen Jelyazkov, kasım ayında başkent Sofya'da düzenlenen bir konferansta, "Euro sadece bir para birimi değil, aynı zamanda Bulgaristan'ın Avrupa'daki konumunu güçlendiren stratejik bir tercihtir" dedi.

Aynı etkinliğe katılan Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde ise Bulgaristan'ın euroya geçişinin "Ülkenin ekonomik temellerini güçlendireceğini, küresel şoklara karşı direncini artıracağını ve Euro Bölgesi'nin karar alma süreçlerindeki sesini yükselteceğini" ifade etti.

Ancak Bulgaristan'ın euroya geçmesine bu kadar iyimser bakmayanlar da var.

Bulgar Bilimler Akademisi (BAS) Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü'nden Prof.

Rossitsa Rangelova, "Bulgaristan'ın Euro Bölgesi'ne girmesini destekleyenler, ülkenin 'zenginler kulübüne' girerek fayda sağlayacağını ve önemli ilerlemeler sağlayacağına işaret ediyor" diyor.

DW'ye konuşan Rangelova, euroyu destekleyenlerin ülkede yaşam standardı ve refahın otomatik olarak artacakmış gibi gösterdiğini, ancak bunun nasıl gerçekleşeceğini açıklamadığını belirtiyor.

Bulgar ekonomisinin performansıBulgaristan'ın ulusal para birimi olan Bulgar Levası, euronun 1999'da piyasaya sürülmesinden bu yana euroya sabitlenmiş durumda.

Sofya, Euro Bölgesi'ne katılma sürecini 2018 yılında resmen başlattı ve Leva, Temmuz 2020'de Avrupa Döviz Kuru Mekanizması'na (ERM II) dahil edildi.

Avrupa Komisyonu ve Euro Bölgesi maliye bakanları, bu yılın başlarında ülkenin Euro Bölgesi üyeliğini onayladı.

Gözlemcilere göre, ülkenin Euro Bölgesi'ne dahil olması, Bulgar ekonomisinin son on yılda kaydettiği ilerlemeyi gösteriyor.

Makroekonomik göstergeler istikrarlı iken, enflasyonun ise şu anda yaklaşık yüzde 2,8 civarında olması dikkat çekiyor.

Buna göre enflasyon, 2022'deki yaklaşık yüzde 13 seviyesinden ciddi ölçüde gerilemiş bulunuyor.

Öte yandan ülkenin bütçe açığı ve borç seviyeleri ise düşük.

Yüzde 3 seviyesindeki bütçe açığı ve yüzde 24 seviyesindeki borç, AB kurallarıyla uyumlu.

Bu kurallar, üye devletlerin bütçe açıklarını ekonomik çıktılarının yüzde 3'ü ile sınırlamasını ve toplam mali borçlarının GSYİH'nin yüzde 60'ını aşmamasını öngörüyor.

Tüm bunlara ek olarak, ülkenin büyüme beklentileri de olumlu görünüyor.

AB, ülkenin reel GSYİH'nin 2026'da yüzde 2,7 ve 2027'de yüzde 2,1 oranında büyümesini öngörüyor.

Bulgaristan'ın hâlâ "yapacak çok işi var" Avrupa ekonomik düşünce kuruluşu Bruegel'de görev yapan ve Euro Bölgesi mali politikaları alanında uzman olan Guntram Wolff, DW'ye yaptığı değerlendirmede, "Bulgaristan'ın makroekonomik performansı son yıllarda istikrarlı oldu.

Ancak ekonomik büyüme ve telafi süreci optimal düzeyde değil" değerlendirmesini yapıyor.

Almanya'da iktidardaki partilerden Hristiyan Demokrat Birlik'e (CDU) yakınlığıyla bilinen Konrad Adenauer Vakfı (KAS) Bulgaristan Ofisi Başkanı Norbert Beckmann da benzer görüşte.

Beckmann, Bulgaristan'ın Euro Bölgesi'ne katılmak için gerekli tüm kriterleri karşıladığını ve özellikle düşük borç oranlarından dolayı avantajlı bir konumda olduğunu belirtiyor ve ekliyor: "Ancak Bulgar ekonomisi, yapısal ve performans açısından hâlâ çok şey başarmalı.

Bulgaristan'daki gelir seviyesi, AB ortalamasının yalnızca yüzde 59'u seviyesinde." Uzmanlar, euroya geçiş sonrası Bulgar hükümetinin harcamaları gevşetip bütçe disiplini konusunda dikkatsiz davranma riskine karşı uyarıyor.

Wolff, "Euroya geçiş sonrası bütçe kısıtlaması siyasi sistem tarafından daha az bağlayıcı görülürse, açıklar artabilir.

Ancak borç seviyeleri düşük olduğundan bu riskin ciddi olduğunu düşünmüyorum" diyor.

Beckmann da piyasa bozulmalarının önlenmesi gerektiği görüşünde: "Gelirlerin ekonominin kapasitesini yansıtması ve insanların gelirlerinin ötesinde harcama yapmaması çok önemli.

Gelirler borçlanmayla yapay şekilde artırılırsa, Yunanistan'da gördüğümüz gibi piyasada bozulmalar yaşanabilir." Siyasi istikrarsızlık risk oluşturuyor Buna karşın, Bulgaristan'daki siyasi belirsizlik ciddi bir tehdit oluşturuyor.

Ekonomik yönetim hataları ve yaygın yolsuzluk nedeniyle halkın öfkesi ve hayal kırıklığı büyük.

AB'nin en yoksul ülkelerinden biri olan Bulgaristan, Uluslararası Şeffaflık Örgütü'nün (Transparency International) Yolsuzluk Algısı Endeksi'nde, AB üyesi olan ülkeler arasında önde geliyor. 6,4 milyon nüfuslu Balkan ülkesi, 2021'den bu yana yedi parlamento seçimi gerçekleştirdi ve önümüzdeki aylarda yine sandık başına gidilmesi olası.

Başbakan Jelyazkov'un hükümeti, yüksek vergiler ve sosyal güvenlik katkılarının artırılması gibi bütçe planları ve yolsuzluk karşıtı protestolar nedeniyle 11 Aralık'ta istifa etti.

Şimdi bütçe geri çekilmiş olsa da halkın öfkesi devam ediyor.

Yeni bir hükümet kurulamazsa, cumhurbaşkanı geçici bir yönetim atayacak ve erken seçim çağrısı yapacak.

Bu durumda ülke, dört yıl içinde sekizinci kez seçime gitmiş olacak.

Eğer seçim sonucunda işleyen bir koalisyon kurulamazsa, siyasi çalkantılar sürebilir ve yatırımcı güveni zedelenebilir.

Euroya geçiş konusunda Bulgarlar hemfikir değil Anketler, Bulgaristan'da euroya geçiş konusunda kamuoyunun bölündüğünü gösteriyor.

Ortak para birimini destekleyenler, bunun ülkeye yabancı yatırım akışını artıracağını, döviz maliyetlerini ortadan kaldıracağını ve AB tek pazarına entegrasyonu güçlendireceğini savunuyor.

Ancak konuya şüpheyle yaklaşanlar da azımsanacak sayıda değil.

Levadan euroya geçiş sırasında mal ve hizmet fiyatlarının artabileceği ve enflasyonun yükselebileceği endişesi dile getiriliyor.

Bazıları da para politikasında kontrolün Frankfurt merkezli Avrupa Merkez Bankası'na geçmesinden endişe ediyor.

Wolff, gerçek endişelerin yanında dezenformasyon kampanyaları ve komplo teorilerinin de euro karşıtı hissiyatı artırdığını vurguluyor: "Bulgaristan, Rus dezenformasyon kampanyalarının hedefinde ve Rusya kesinlikle ülkeyi yeniden kendi etki alanına çekmeye çalışıyor.

Bulgaristan, euroya katılarak, Batı Avrupa'ya daha derinden bağlanıyor ve bu da AB'yi güçlendiriyor.

Rus hibrit savaşına karşı mücadeleyi artırmak ve yolsuzlukla mücadeleyi yoğunlaştırmak elzem olacak." Beckmann ise son yıllarda sık değişen hükümetlere rağmen, "Euroyu getirmek ve ülkenin Batı ile entegrasyonunu desteklemek isteyen Bulgar politikacı ve partilerin parlamentoda her zaman çoğunluğu vardı" diyor.

Uzman, AB'ye şüpheyle yaklaşan kişilerin Bulgaristan'da her zaman azınlıkta olduğuna da ayrıca dikkat çekiyor ve sözlerini şöyle tamamlıyor: "Bu gelecekte de değişecek gibi görünmüyor.

Bu nedenle, Bulgaristan'ın Euro Bölgesi'ne katılmasının euroyu zayıflatacağını düşünmek için hiçbir neden yok." Adana'da kargo firması sorumlusunun öldürülmesine ilişkin iki kişi tutuklandıGündem Uzmanından uyku sorunu yaşayan gençlere "sabah güneşi" önerisiSağlık

İlgili Sitenin Haberleri