Haber Detayı
Uçan arabalar ve jetpack'ler, neden bir türlü hayatımıza giremiyor?
Bilim kurgu filmleri 2017'de jetpack'leri, 2019'da uçan arabaları vadetti. Peki, bu araçlar artık var olmasına rağmen neden hala yollarda değil?
Bilim kurgu filmlerinin en ikonik imgeleri olan uçan arabalar ve jetpack'ler, fütüristik teknoloji vizyonlarımızı uzun süredir süslüyor.
Hatta Blade Runner'ın 2019'da, The Running Man'in ise 2017'de geçmesine bakılırsa, bu araçlara çoktan sahip olmamız gerekiyordu.
Aslında bu tahminler tamamen yanlış değildi; çünkü uçan arabalar ve jetpack’ler aslında gerçekten var.
Ancak bu teknolojilerin henüz günlük hayatın bir parçası olamamasının nedeni lojistik ve teknik zorluklar.
Hologramlar veya görüntülü görüşmeler gibi bilim kurgudan ilham alan diğer teknolojiler hızla ana akım oldu, fakat uçan araçlar yüksek maliyet, güvenlik endişeleri ve en önemlisi güç sorunuyla boğuşuyor.
Hemen hemen tüm hava taşımacılığı hala yüksek maliyetli ve çevreye benzinli arabalardan daha fazla zarar veren jet yakıtına dayanıyor.
Ancak tüm dünyada giderek artan sayıda şirket, bu endişeleri ortadan kaldırarak bizi Jetgiller çağının eşiğine getiriyor.Uçan araba yapmak, basitçe bir uçağı küçültmeye benzemez.
Ticari jetler kalkış ve iniş için uzun pistlere ihtiyaç duyarken, uçan arabaların şehir içinde kullanılabilmesi için bu alana gerek kalmadan havalanıp inmesi gerekiyor.
Bu araçlara Dikey Kalkış ve İniş (VTOL) uçakları deniyor; helikopterler bunun en iyi örneği.
Ancak trafiğin binlerce helikopter pervanesi sesiyle dolu olduğu bir dünya kulağa pek de cazip gelmiyor.
Uçan arabaların yaygınlaşması için kompakt, sessiz ve yakıt açısından verimli olması şart.
İşte bu noktada EVTOL'ler (Elektrikli Dikey Kalkış ve İniş) teknolojisi umut oluyor.
Şirketler, tamamen elektrikli kişisel uçaklar üreterek hem güç verimliliği hem de gürültü sorununu çözmeyi hedefliyor.Silikon Vadisi çıkışlı Alef Uçan Araba ve Jetson One gibi bazı ürünler seri üretime geçiyor.
Ancak mücadele edilmesi gereken başka engeller de var: Yüksek Maliyet: Altı haneli fiyat etiketleri, bu araçları hala halk için erişilebilir kılmıyor.
Altyapı: Uçan arabaların yaygınlaşması, daha karmaşık hava kontrol sistemleri ve yeni ulaşım altyapısı gerektiriyor.
Eğitim: İnsanların bu zorlu sürüş türünde ustalaşması için kapsamlı eğitim gerekiyor.Jetpack'ler, uzay yürüyüşlerinde kullanılan manevra üniteleri veya su üzerinde çalışan hidro jetpack'ler gibi formlarda zaten var.
Ancak günlük kullanıma uygun bir jetpack, çok daha büyük teknik sorunlarla karşılaşıyor.
Bir jetpack'in giyilebilecek kadar hafif olması gerekiyor, ancak sürekli uçuş için yeterli güç üretmek, büyük ve dolayısıyla ağır bir batarya gerektiriyor.
Yani taşınabilirlik, güç pahasına geliyor.
Kaliforniya merkezli JetPack Aviation, 2015 yılında CEO'sunun Özgürlük Heykeli çevresinde uçuşuyla ses getirmişti, ancak havada kalış süresi yalnızca 10 dakika kadardı.
Jetpack teknolojisi, hala güç ve taşınabilirlik ihtiyaçlarını dengeleme konusunda zorlanıyor ve bu yüzden uçan arabaların gerisinde kalıyor.
Üstelik jetpack'leri ana akım yapmanın gerektirdiği altyapı değişiklikleri, beraberinde büyük sağlık ve güvenlik risklerini de taşıyor.
Bir diğer temel sorun ise insan vücudunun aerodinamik açıdan pek uygun olmaması ve bu konuda çok az şey yapılabilmesi.