Haber Detayı
Kalp krizinin bilinmeyen 3 gizli belirtisi belli oldu! Eğer gözlerinizde bu varsa...
Göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi bilinen sinyallerin yanı sıra, uzmanlar kalp krizi öncesinde gözde, parmaklarda ve bacaklarda ortaya çıkan 3 gizli işarete dikkat çekiyor. Dr. Bhavini Shah’tan hayati uyarılar ve bu belirtilerin anlamı.
Kalp hastalıkları, ne yazık ki çoğu zaman belirgin uyarı vermeden sinsice ilerler.
Tıbbi verilere göre, her yıl yüz binlerce insan kalp krizi geçiriyor, ancak bu kişilerin büyük bir kısmı, kritik uyarı işaretlerini fark edemiyor.
Göğüste baskı, ani yorgunluk ve nefes darlığı gibi klasik belirtiler bilinse de, vücudumuz bazı daha az bilinen sinyallerle de bizi uyarmaya çalışır.
Birleşik Krallık merkezli Lloyd's Pharmacy'den Dr.
Bhavini Shah ve Amerikan Kalp Derneği (AHA) gibi uzmanlar, özellikle 3 ince belirtinin kalp sağlığımızın bozulduğunun ve kalp krizi riskinin yükseldiğinin gizli habercisi olabileceğini vurguluyor.
Bu işaretler nerede ortaya çıkıyor?
İşte bacaklarda, gözlerde ve parmak uçlarında görülen ve asla göz ardı etmemeniz gereken o hayati sinyaller.
GÖĞÜS AĞRISI DIŞINDAKİ 3 KRİTİK UYARI SİNYALİ Uzmanlara göre, kalp sağlığının bozulduğunu gösteren ve acil dikkat gerektiren bu 3 belirti, vücudun dolaşım sistemindeki temel sorunları yansıtıyor. 1.
Parmak Uçlarında Şişlik (Dijital Klübing) Bu durum, parmak uçlarının ve tırnakların anormal derecede yuvarlak ve şişkin görünmesine neden olur.
Tıbbi olarak 'Dijital Klübing' veya 'Tırnak Klübingi' olarak adlandırılır.
Klübing vücutta uzun süredir devam eden düşük kan oksijen seviyelerinin bir göstergesidir.
Kalp veya akciğerler, kanı yeterince oksijenle besleyemediğinde ortaya çıkar.
Mekanizma: Amerikan Kalp Derneği'ne (AHA) göre, vücut oksijen eksikliğini gidermek için parmak uçlarında yeni kan damarları oluşturmaya çalışır.
Bu durum, yumuşak dokuların şişmesine ve parmak uçlarının davul çubuğu görünümü almasına neden olur.
Dikkat: Klübing, kalp hastalıklarının yanı sıra karaciğer sirozu, inflamatuvar bağırsak hastalıkları veya akciğer rahatsızlıklarının da işareti olabilir.
Fark edildiğinde mutlaka bir doktora başvurulmalıdır.
Gözde Yağ Halkası (Arcus Senilis) Bazı kişilerde gözün korneasının etrafında mavi veya gri renkte bir halka oluştuğu fark edilir.
Bu durum 'Arcus Senilis' adı verilen bir yağ birikimidir.
Bu halka, kandaki kolesterol seviyelerinin yükseldiğinin ve yağ birikiminin sadece gözde değil, aynı zamanda hayati damarlarda da (ateroskleroz) arttığının bir işaretidir.
Yüksek kolesterol, damarların tıkanma riskini doğrudan artırır.
Yaş ve Risk: Dr.
Shah'a göre, 40 yaş üstü bireylerin yaklaşık %45'inde ve 60 yaş üstü bireylerin %70'inde bu lipid birikimleri doğal yaşlanma sürecinin bir parçası olarak görülebilir.
Ancak 40 yaş altı genç bireylerde görülmesi, kolesterol metabolizmasında ciddi bir sorun olduğunu ve kalp krizi riskinin yüksek olduğunu gösterir.
Bacaklarda ve Ayaklarda Şişlik (Ödem) Bacaklarda, ayak bileklerinde ve ayaklarda şişlik (ödem) oluşması, kalbin işlevini yeterince yerine getiremediğinin fiziksel bir göstergesidir.
Bu durum, kalp yetmezliğinin en belirgin sinyallerindendir.
Kalp kası zayıfladığında, kan dolaşımını yeterince kuvvetli sağlayamaz.
Bu yetersizlik, vücutta sıvı birikimine yol açar.
Yerçekiminin Etkisi: Sıvı birikimi, yer çekiminin etkisiyle ilk olarak bacaklarda ve ayaklarda şişlik şeklinde ortaya çıkar.
Hastalığın İlerlemesi: Ödem, hastalığın ilerleyen safhalarında sadece alt ekstremitelerde değil, ellerde, yüzde ve karın bölgesinde (asit) de görülebilir.
Ödem, kalbin zayıfladığının ve acil tıbbi müdahale gerektiren ciddi bir durum olduğunun açık bir işaretidir.
BESLENME VE KORUNMA YOLLARI Uzmanlar, bu belirtileri görmezden gelmenin hayati tehlike yaratacağını vurguluyor.
Ancak korunma, büyük ölçüde yaşam tarzı değişiklikleriyle mümkündür.
Dr.
Shah, özellikle beslenmenin kalp sağlığı üzerindeki kritik rolünü vurguluyor: 'Yağ alımını azaltmak, koroner kalp hastalığı riskini düşürmenin yanı sıra tansiyon ve kolesterol seviyelerinin kontrol altına alınmasına da yardımcı olur.' Doymuş Yağları Azaltın: Kolesterol ve damar tıkanıklığı riskini azaltmak için kırmızı et, tam yağlı süt ürünleri ve işlenmiş gıdalardaki doymuş yağ tüketimini sınırlayın.
Omega-3 Tüketin: Haftada en az iki kez yağlı balık (somon, sardalya) tüketerek kalp sağlığına faydalı omega-3 yağ asitlerini alın.
Tansiyonu Kontrol Edin: Tuz tüketimini azaltarak ve potasyum açısından zengin besinler (muz, ıspanak) tüketerek tansiyonunuzu sağlıklı seviyelerde tutun.
Bu belirtilerden herhangi birini fark ederseniz vakit kaybetmeden bir kardiyoloji uzmanına görünmeniz hayati önem taşır.
Erken teşhis, kalp krizi riskini önemli ölçüde azaltır.
Bilim Dünyası Şaşkın: Gaz Çıkarmanın Kalbe Faydaları Ortaya Çıktı!
Uzmanlar H₂S Gazının Kalp Krizini Nasıl Önlediğini Açıkladı Exeter Üniversitesi'nde yapılan çığır açıcı araştırma, halk arasında utanç verici görülen gaz çıkarmanın ardındaki bilimsel sırrı çözdü.
Bağırsaklarda üretilen Hidrojen Sülfür (H₂S) gazının kan basıncını düşürerek ve damar plaklarını engelleyerek kalp krizi riskini azalttığı ortaya çıktı.
İşte detaylı analiz.
SESSİZ KAHRAMAN: MİDE GAZININ HAYATİ ROLÜ Sindirim sistemimizin doğal bir parçası olan ve genellikle utançla karşılanan gaz çıkarma eylemi, bilim dünyasının son dönemde en çok konuştuğu konulardan biri haline geldi.
İngiltere'deki Exeter Üniversitesi'nde yürütülen çarpıcı bir araştırma, bu doğal sürecin ardında, kalp sağlığını koruma açısından kritik bir mekanizmanın gizlendiğini ortaya koydu.
Araştırmacılar, bağırsaklarımızda sindirim sırasında doğal olarak üretilen bir gaz olan Hidrojen Sülfür (H₂S)'ün, damar sağlığı ve kan basıncı üzerinde şaşırtıcı derecede olumlu etkiler yarattığını kanıtladı.
Bu durum, bilim insanlarını bile şaşırttı ve H₂S gazının, kalp krizi ve hipertansiyonla mücadelede geleceğin anahtarı olabileceği tezini güçlendirdi.
Peki, halk arasında 'çürük yumurta gazı' olarak da bilinen bu gaz, kalbimizi nasıl koruyor?
Ve sağlıklı bir kalp için H₂S üretimini doğal yollarla nasıl destekleyebiliriz?
H₂S GAZININ İNANILMAZ GÖREVİ: DAMAR KORUMASI Exeter Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, H₂S gazının kardiyovasküler sistem üzerindeki etkilerini derinlemesine inceledi.
Elde edilen bulgular, bu gazın bir yan üründen çok, vücudun kendini koruma mekanizmasının kritik bir parçası olduğunu gösteriyor. 1.
Kan Basıncını Düşürme: H₂S, güçlü bir vazodilatör (damar genişletici) etkiye sahiptir.
Vücutta üretildiği anda kan damarlarını çevreleyen kasları gevşetir.
Damarlar gevşeyince kan akışı kolaylaşır, bu da kalbin daha az güç harcayarak kan pompalaması demektir.
Böylece kan basıncı (tansiyon) düşer, hipertansiyon riski önemli ölçüde önlenir.
Bu, kalp üzerindeki sürekli baskıyı azaltan en kritik faydadır. 2.
Damar Duvarlarını Güçlendirme ve Plak Önleme: Araştırma, H₂S'nin sadece basıncı düşürmekle kalmayıp, damar duvarlarının iç yüzeyini (endotelyum) de koruduğunu gösteriyor.
Mekanizma: Gaz, damar duvarlarının elastikiyetini korumaya yardımcı olur ve hasarı engeller.
Sağlıklı damar duvarları, kolesterolün birikmesiyle oluşan ve kalp krizine yol açan plak oluşumunu engellemede kilit rol oynar. 3.
Hücresel Stresten Korunma (Mitokondriyal Kalkan): H₂S'nin en çarpıcı etkisi, hücrelerimizin enerji santralleri olan mitokondrilere ulaşabilmesidir.
Stres, enfeksiyon veya yaşlanma nedeniyle mitokondriler hasar gördüğünde, hücre ölümü tetiklenir.
H₂S, mitokondrileri onararak ve koruyarak hücre ölümünü yavaşlatır.
Kalp kası hücrelerinin stresten korunması, uzun vadede kalp krizi riskini ve kalp yetmezliğini azaltmada hayati bir rol oynar. 🥦 KORUYUCU GAZI NASIL ÜRETİRİZ?
DİYETİN KİLİT ROLÜ H₂S gazının tamamı dışarıdan alınmaz; büyük bir kısmı bağırsaklarımızdaki mikrobiyota tarafından üretilir.
Sağlıklı bir H₂S üretimi için ise doğru besinler şarttır.
Bağırsaklarımızdaki bazı bakteriler (özellikle sülfat azaltıcı bakteriler), tükettiğimiz yiyecekleri parçalarken H₂S gazını yan ürün olarak salgılar.
Bu süreç, özellikle lif, kükürt ve fermente gıdalar açısından zengin bir beslenme düzeniyle desteklenir.
Besin Grubu Örnekler H₂S Üretimine Katkısı Kükürt Zengini Besinler Yumurta, et, lahana, brokoli, sarımsak, soğan ve karnabahar.
H₂S gazının temel yapı taşını sağlar.
Mikrobiyom Dostu Yiyecekler Turşu, yoğurt, kefir gibi fermente gıdalar, kuru baklagiller (fasulye, nohut).
H₂S üreten bakterilerin sayısını ve aktivitesini artırır.
Lifli Sebzeler Mercimek, tam tahıllar, yulaf.
Bakteriler için besin kaynağı sağlayarak sindirim sürecini uzatır.