Haber Detayı
Çıkarlar ve bencil hesaplar...
Fareler toplanmış ve: “Bu kedi çok tehlikeli, bir çan takalım boynuna, yaklaşınca duyar kaçarız...” demişler... En yaşlı fare...
Fareler toplanmış ve: “Bu kedi çok tehlikeli, bir çan takalım boynuna, yaklaşınca duyar kaçarız...” demişler...
En yaşlı fare sormuş: “Peki, o çanı kim takacak?..”.
İşte o anda bütün fareler susmuş...***Bu hafta içinde İsrail – HAMAS ateşkeste anlaştı…Putin ile Eş Şara birbirlerine iyi niyet mesajı verip kucaklaştılar…Trump birbirlerinden nefret edenlerin hepsini ölçüsüz bir şekilde övdü…Son olarak dün de Putin ile telefonda konuşup Rus lideri övdü…***Rusya da Suriye de Amerika da Avrupa da hepsi, bu masaldaki fareler gibi...Herkes barıştan, iş birliğinden, insanlığın iyiliğinden söz ediyor ama, kimse o çanı takacak cesareti gösteremiyor…Yani herkes “mış gibi” yapıyor… Barışmış gibi… adalet varmış gibi… Ekonomi düzeliyormuş gibi…Gerçekten yapmadıkları her şeyi yapıyormuş gibi…***Oysa dünya artık bu “mış gibi çağını” taşıyamıyor… Çünkü bu çağda her şey sahneye dönüşüyor…Siyaset, tiyatro… Diplomasi, illüzyon… Adalet ise senaryo…Ve perde arkasında tek bir gerçek var: çıkarlar, bencil hesaplar...***Ama ben hâlâ bir gün birinin/birilerinin çıkacağına ve o çanı takacağına inanıyorum...Çünkü birilerinin artık duygusuzca değil, objektifçe düşünmesi; bencil hesaplar yerine insanlığın bütünü için karar alması gerekiyor…Ondan yazdımBendeniz romantik liberal demokrat sosyalist Memduh Bayraktaroğlu hâlâ:O “altın çağı” umutla bekleyenlerdenim…Ama bu çağın kapısını açacak olan, kurnaz fareler olmayacak…Bu çağın kapısını: Akıllı, vicdanlı, adil insanlar ve belki de onların yarattığı hiper/yapay zekâlar açacak…***O gün geldiğinde artık kimse “kedi var mı, yok mu” diye tartışmayacak…Çünkü kediler de fareler de aynı masanın etrafında oturup barış içinde plân yapabilecek…Ve işte o zaman çan değil: insanlığın vicdanı galebe çalacak...Şikâyetçiyim, atın hapseBir çoban su kenarında koyunları otlatırken, bir ağacın altında bikini ile güneşlenen İsveçli turisti görmüş… Kendi karısını yatakta bile öylesine “baştan çıkarıcı” görmeyen Çoban dayanamamış(!), turist kadına defalarca tecavüz etmiş…İsveçli kadın turist soluğu jandarmada almış...
Jandarma çobanı yakalamış, getirmişler karakola ifadesini alıyorlarmış...
İsveçli kadın turist demiş ki:“Ben böyle bir erkek görmedim, eğer benimle İsveç’e gelirse şikâyetçi değilim…”.Çoban boynunu bükmüş, “ben nasıl gelirim, koyunlar var, çoluk çocuk var, imkânı yok gelemem…”.İsveçli kadın ısrar etmiş: “gelmezse şikâyetçiyim, atın hapse...”.Çoban; ağlamaklı bir ses tonuyla, “benim bekâr bir erkek kardeşim var, onu alıp götür…”.İsveçli kadın turist sormuş; “O da senin gibi mi?..
Yani güçlü kuvvetli bir erkek mi?..”.Çoban, “Valla orasını bilmem ama iki sene evvel bir ayıya tecavüz etmişti, ayı 2 senedir halâ bal getiriyo…”.***Trump’ın son açıklamalarını okurken, ayıyı iyi eden kardeşi hatırladım da ondan yazdım bunları…