Haber Detayı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 110. Dönem Kaymakamlar Kurası Töreni'nde konuştu: (2)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Dijital yeniliklerin birey, aile ve topluma yönelik menfi etkilerini asgari seviyeye indirmek, gençlerimizle birlikte milli ve manevi değerlerimizi bu tehditlerden uzak tutmak için de gerekli tedbirleri alıyoruz.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Dijital yeniliklerin birey, aile ve topluma yönelik menfi etkilerini asgari seviyeye indirmek, gençlerimizle birlikte milli ve manevi değerlerimizi bu tehditlerden uzak tutmak için de gerekli tedbirleri alıyoruz." dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 110.
Dönem Kaymakamlar Kurası Töreni'ne katıldı.Göreve başlayacak kaymakamların ileride çok önemli yerlere geleceklerini, millet ve devlet için çok kritik vazifeler üstleneceklerini belirten Erdoğan, şöyle konuştu: "Devlet yönetiminde neredeyse çeyrek asrı geride bırakmış bir siyasetçi, devlet adamı ve büyüğünüz olarak, bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak size şu tavsiyeyi özellikle vermek istiyorum.
Makamlar, koltuklar, ünvanlar, bunların hepsi gelip geçicidir, muvakkattir ama aynı zamanda bunlar birer imtihan vesilesidir.
Aslolan, bu sınavı geçmek, milletimizin duasını almak, gönüller kazanıp geride hayırla yad edilecek eser ve hizmetler bırakabilmektir.
Bu aziz milletin hayır duasına, Rabbimizin de rızasına mazhar olmak istiyorsanız, bakın altını çizerek ifade ediyorum, kibir ve enaniyet zehrini bünyenizden uzak tutmak zorundasınız.Rehberimiz, önderimiz, gönüller sultanı Fahr-i Kainat Efendimiz bir hadis-i şerifinde yöneticiler için bakınız hangi ikazda bulunuyor. 'Herhangi bir idareci, kapısını ihtiyaç sahibine, yoksula ve elinde hiçbir şeyi olmayan fakire kapatırsa ihtiyaç ve fakirlik içine düştüğünde Allah da cennetin kapılarını onun yüzüne kapatır.' İşte sizler bu denli hassas ve zorlu bir mesuliyeti yüklendiniz.
Hangi sebeple olursa olsun kapınızı çalan, yolu devlet dairesine düşen hiç kimseye tepeden bakma hatasına, böyle bir çiğliğe düşmeyeceksiniz."Erdoğan, kaymakamlardan mahiyetlerinde görev yapan personel de dahil herkese karşı daima alçakgönüllü olmalarını, kalp kırmamaya, gönül incitmemeye dikkat etmelerini isteyerek, sözlerine şöyle devam etti: "Şunu da önemle hatırlatmak isterim, bizim insanımız mahcup ve mağrurdur.
Yarasını herkese açıp göstermez.
Derdini her önüne gelene söylemez.
Birileri gibi derdinin reklamını asla ve asla yapmaz. 'Harabat ehlini hor görme zakir, defineye malik viraneler var' buyuran hikmet ehlinin dediği gibi dış görünüş çoğu zaman yanıltıcıdır.
Dolayısıyla muhtaçların, mahcupların, garip gurebanın size başvurmasını beklemeyecek, gerekirse kapı kapı dolaşıp siz onları arayıp bulacaksınız.Bakın arkanızdan şu cümleleri kurdurabiliyorsanız ne mutlu size ve bize. 'Vaktiyle burada genç bir kaymakam vardı.
İlçemizi kalkındırdı, güzelleştirdi.
Kimseyi ayırmadan hepimize hizmet etti.
Garip gurebayı sevindirdi, dertlinin derdine derman oldu.
Sorunları çözmek için gece gündüz çalıştı.
Allah ondan razı olsun.' İşte mesele bu.
Bunu yaptığımız zaman bunun tadına doyum olmaz.
Geriye dönüp baktığınızda sizlerden bu sözlerle bahsediliyorsa Allah'ın izniyle üzerinize düşeni bihakkın yapmışsınız demektir.
Ne makam odalarının büyüklüğünün, ne makam arabalarının modelinin ne de devletin size sunduğu diğer imkanların anlamı vardır."Erdoğan, İbn-i Haldun'un, Mukaddime'sindeki bir mektuba değinerek, şu ifadeleri kullandı: "Bu, Tahir bin Hüseyin'in kendi yerine Mısır ve Suriye bölgesi valiliğine atanan oğlu Abdullah için kaleme aldığı bir mektuptur.
Mektupta geçen şu öğütleri hepinizin, hepimizin can kulağıyla dinlemesini istiyorum. 'Oğul, gece gündüz halkını düşün.
Allah, sana bir ihsanda bulunup halkının yönetimini senin yetkine verdi.
Aynı zamanda seni halkına karşı şefkatli olmakla görevlendirdi.
Onları adil yönetmekle, rahat ettirmekle mesul kıldı.
Aklın, fikrin sadece halkında olsun.
En önemli işin, yoksulları, çaresizleri, sıkıntılarını anlatmak için sana ulaşamayanları gözetmek olsun.
Hakkını arama yolunu bilmeyen kişileri sen ara bul.
En gizli dertlerini bile öğrenip bu kimselerin sorunlarını çözecek düzgün insanlar görevlendir.' Bu görev sizin, bunu yapacaksınız.
Kerim ve kamil devlet vasfımızın ruhuna riayet ederek her birinizin işte bu şuurla, bu titizlikle görev yapacağınıza ben yürekten inanıyorum."Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın özellikle son 20 yılda geçmişte hiç olmadığı kadar hızlı bir dönüşüm geçirdiğini, yazılım ve bilişim sektörlerinden yapay zeka ve nesnelerin internetine, bu dönüşümün en yoğun yaşandığı alanlardan birinin de dijital teknolojiler olduğunu vurguladı."Devlet olarak yeni teknolojileri kamu yönetimine doğrudan dahil ediyoruz"Kamu hizmetlerinin duyurulması, yaygınlaştırılması ve etkinliğinin artırılması noktasında özellikle dezenformasyonla mücadelede dijital teknolojilerin öneminin göz ardı edilemeyecek boyutlara ulaştığına işaret eden Erdoğan, devlet olarak yeni teknolojileri kamu yönetimine doğrudan dahil ettiklerini ve bu imkanlardan azami ölçüde istifade etmeye özen gösterdiklerini bildirdi.Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dijital yeniliklerin birey, aile ve topluma yönelik menfi etkilerini asgari seviyeye indirmek, gençlerimizle birlikte milli ve manevi değerlerimizi bu tehditlerden uzak tutmak için de gerekli tedbirleri alıyoruz.
Sosyal medya platformları, idareciyle vatandaş arasındaki iletişimi güçlendirmesi bakımından elbette ki önemlidir.
Elitist zihniyetin devletle millet arasına ördüğü duvarların aşılması noktasında çevrim içi iletişim önemli bir işlevi yerine getirmektedir.
Mülki idare amirlerimizin yani sizlerin, bu platformları temsil ettikleri makamın ciddiyetine ve ağırlığına uygun biçimde, en doğru biçimde kullanmaları bizim için değerlidir.""Vazife üstlenen herkesin devletin imaj ve itibarına halel getirmeyecek şekilde davranması gerekiyor""Bununla birlikte sosyal medyayı kamu hizmetlerinin verimliliğini artırmak, vatandaşa daha hızlı ulaşmak, talep ve beklentilere en uygun çözümleri bulmak yerine şahsi ikbal ve PR çalışmalarına alet eden idarecilere de unutmayın, toleransımız yoktur." diyen Erdoğan, şunları kaydetti: "Görevi ve konumu ne olursa olsun kamu yönetiminde vazife üstlenen herkesin dikkatli olması, devletin imaj ve itibarına halel getirmeyecek şekilde davranması gerekiyor.
Atalarımızın 'umur görmüş' ifadesinde anlamını bulan o vakarı, olgunluğu ve ağırbaşlılığı biz idarecilerimizde, bilhassa da mülki idare amirlerimizde görmek istiyoruz.
Aynı durum eğitimden sağlığa, yargıdan güvenliğe kadar millete doğrudan hizmet götüren bütün alanlarda geçerlidir.
Hizmetlerin, icraatların, verilen emeğin tanıtımı yapılacaksa bile insanların mahremiyetine saygı gösterilmeli, kaş yapayım derken göz çıkarma gibi bir durumun yaşanmasına mahal verilmemelidir.
Bu minvalde tüm kamu personelimizden, münhasıran siz genç mülki idare amirlerimizden gerekli özeni göstermenizi bekliyorum.Sözlerime bu düşüncelerle son verirken hepinizi bir kez daha ayrı ayrı tebrik ediyor, meslek hayatınızda her birinize başarılar diliyorum.
Ülkemizin dört bir yanında milletimize ve devletimize en güzel şekilde hizmet edeceğinizden şüphe duymadığımı tekrar vurguluyorum."NotlarSaygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programda, 110.
Dönem Kaymakamlar Kursu'nu birincilikle tamamlayan Muhammet Mustafa Kara konuşma yaptı.Konuşmaların ardından, kursta dereceye giren kaymakam adaylarına sertifikaları Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından takdim edildi.Programa, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan ve ilgililer katıldı.(Bitti)