Haber Detayı

Harf inkılabı, Atatürk’ün en zorlandığı inkılap
Kültür - sanat nefes.com.tr
18/05/2026 05:28 (3 hafta önce)

Harf inkılabı, Atatürk’ün en zorlandığı inkılap

Yazar Nüket Aşkın, kaleme aldığı Yazı adlı romanda, genç Cumhuriyet’in en büyük dönüşümlerinden biri olan harf inkılabı sonrası yaşananları anlattı.

HAŞİM KILIÇ / NEFESCumhuriyet’in en büyük dönüşümlerinden biri olan harf inkılabı, belgeler ve dönem hikayeleriyle ilk kez romanlaştırıldı.

Nüket Aşkın’ın ‘YAZI’ isimli romanında inkılap rüzgarlarıyla yeniden şekillenen bir toplumun ve dönemin ruhu, farklı dünya görüşlerine sahip iki gencin fırtınalı aşkı üzerinden derinlemesine yansıtılıyor.Harf inkılabının zorlu günlerinde Atatürk’ün verdiği mücadeleler, yeni sürece uyum sağlamaya çalışan halkın yaşadığı kırılmalar; romanın kahramanları Tahir, eşi Zehra ile aileleri ve arkadaşları üzerinden dikkat çekici bir anlatımla okuyucuya sunuluyor.CaptionHarf inkılabı günlerinde şehir şehir gezerek meydanlara kurduğu kara tahtayla halka harfleri öğreten Atatürk’ün, alfabenin daha kolay öğrenilebilmesi amacıyla kendisinin yazdığı ve Osman Zeki Üngör’e bestelettiği harf marşını Meclis önünde küçük bir orkestrayla halka nasıl tanıttığı da kitapta anlatılıyor.

Kitapta ayrıca Gençliği Hitabe’nin ‘Ey Türk Genci’nden neden ‘Ey Türk Gençliği!’ şeklinde değiştirildiği de yer alıyor.RUHSAL DEĞİŞİMNüket Aşkın, YAZI romanı hakkında “Cumhuriyet’in ilk kuşağının değişim karşısındaki cesaretini, umutlarını, geleceğe tutunma çabalarını ve değişimin insan ruhunda bıraktığı izleri, gerçek belgelerin ışığında anlatmaya çalıştığını belirterek, “Tarih ancak kendi zamanının şartları içinde değerlendirildiğinde anlaşılabilir.

Geçmişe bugünün yargılarıyla değil dönemin ruhuyla bakabilmek gerekir” dedi.

Aşkın, NEFES’e özel verdiği röportajda Atatürk’ün en zorlandığı inkılabın, harf inkılabı olduğunu ve bu yüzden yazmaya karar verdiğini belirterek, “Bir toplumun alfabe değiştirmesi yalnızca teknik bir detay gibi görülmemeli, çok büyük bir ruhsal değişim de var o dönemde aslında.

Cumhuriyet tarihinin en büyük kırılma noktalarından birisinin harf inkılabı olduğunu düşünüyorum.

Bu kadar büyük bir dönüşümün roman diliyle anlatılması bence önemli ve Türkiye’de zannediyorum bu anlamda bir ilki gerçekleştirmiş oldum” diye konuştu.Atatürk’ün 1927’den 1930 yılına kadar neredeyse harf inkılabını anlatmak için gitmediği şehir kalmadığını aktaran Aşkın, Atatürk’ün o dönemdeki çabasını ve neden en zor inkılabı olduğunu şu sözlerle anlattı: “Her şehirde meydanlara kara tahta kurduruyor, elinde tebeşirle gerçekten başöğretmenlik yapıyor.

Böyle bir lider dünya üzerinde göremezsiniz.

Genç yaşlı kimi görürse tahta başında adını yazmayı öğretiyor, harflerin seslerini tek tek öğretmek için büyük uğraş veriyor.”AĞIR BİR SORUMLULUKBir roman yazmanın çok ötesinde bir dönemin ruhuna dokunmaya çalıştığını anlatan yazar, “Bir yanda Atatürk, bir yanda önemli tarihi bilgiler, hiçbir hataya yer vermeden yazmam gerektiğini bildiğim için ilk satırlardan itibaren büyük bir heyecan ve ağır bir sorumluluk taşıyordum.

Kitabın sonuna kadar o heyecanı kaybetmedim, beni daima diri tuttu” dedi.

Tahir ve Zehra okura emanetRomanın baş kahramanları Tahir ve Zehra’nın bir toplumun değişim karşısındaki iki farklı yüzünü temsil ettiğini ifade eden Aşkın, “Ben onları haklı-haksız çatışması içinde değil, aynı ülkenin farklı duygularını taşıyan iki genç olarak görmek istedim” ifadelerini kullandı.

YAZI romanının kendisi için bir hafıza yolculuğu olduğunu aktaran yazar, “Bir dönemin sadece siyasi değil, insani tarafını da görünür kılma çabası.

Bu yüzden yazarken zaman zaman bir araştırmacı gibi, zaman zaman da o yılları yaşamış biri gibi hissettim” dedi.

İlgili Sitenin Haberleri