Haber Detayı

Ölümcül hantavirüse aşı umudu: Salgına engel olabilir
Dünya hurriyet.com.tr
11/05/2026 14:48 (3 saat önce)

Ölümcül hantavirüse aşı umudu: Salgına engel olabilir

Kruz gemisi MV Hondius’ta ortaya çıkan hantavirüs salgınında üç kişinin hayatını kaybetmesi, gözleri bu ölümcül virüse karşı geliştirilen aşı çalışmalarına çevirdi. Hantavirüs için şu anda onaylı özel bir tedavi ya da yaygın kullanılan bir aşı bulunmuyor. Ancak bilim insanlarının üzerinde çalıştığı yeni aşı adayı, ilk deneylerde umut verici sonuçlar verdi.

Kemirgenlerden insanlara bulaşabilen hantavirüs, Atlantik Okyanusu’ndaki MV Hondius adlı lüks yolcu gemisinde yaşanan salgınla yeniden gündeme geldi.Salgında 3 kişinin hayatını kaybetmesi ve bazı yolcuların hastalanması, nadir görülen bu virüsün uygun koşullarda ne kadar ağır sonuçlara yol açabileceğini gösterdi.

Hantavirüs genellikle enfekte fare ve benzeri kemirgenlerin dışkısı, idrarı ya da salyasından yayılan parçacıkların solunmasıyla bulaşıyor.Bu nedenle virüs, özellikle kemirgenlerin bulunduğu kapalı ve kirli alanlarda risk oluşturabiliyor.

Kurumuş atıkların havaya karışması, hastalığın fark edilmeden yayılmasına neden olabiliyor.

Hantavirüs için bugün yaygın kullanıma girmiş özel bir ilaç ya da onaylı bir aşı bulunmuyor.

Hastalık hafif seyredebildiği gibi bazı kişilerde çok ağır tablolara da dönüşebiliyor.Virüs akciğerleri etkileyen ciddi bir forma ilerlediğinde ölüm riski oldukça yükseliyor.

Bu nedenle bilim insanları uzun süredir hastalığı önleyebilecek bir aşı üzerinde çalışıyor.

İngiltere’deki Bath Üniversitesi’nde görev yapan bilim insanları, hantavirüs grubundan kaynaklanan Hantaan hastalığına karşı yeni bir aşı adayı geliştirdi.Bu aşı adayı henüz erken aşamada.

Ancak laboratuvar deneylerinde ve hayvan testlerinde güçlü bağışıklık yanıtı oluşturduğu belirtiliyor.

Bu sonuçlar, araştırmacılar için önemli bir başlangıç olarak görülüyor.

Yine de aşının kısa sürede kullanıma sunulması beklenmiyor.

İnsanlarda güvenli ve etkili olup olmadığının anlaşılması için kapsamlı klinik çalışmalar yapılması gerekiyor.Bu aşamalar tamamlanmadan aşının salgınlarda uygulanması mümkün değil.

Ancak son salgın, hantavirüse karşı koruyucu bir aşının ne kadar önemli olabileceğini bir kez daha gösterdi.

Projede yer alan uzmanlara göre etkili bir aşı, hastalığın ortaya çıkmasını önleyebilir ya da enfeksiyonun ağır sonuçlarını azaltabilir.Bugün için hantavirüsle mücadelede en kritik nokta erken tıbbi müdahale.

Fakat hastalığın ilk belirtileri çoğu zaman grip ya da Covid ile karıştırıldığı için bazı hastalar doktora geç başvurabiliyor.

Hantavirüsün ilk belirtileri genellikle yorgunluk, ateş ve kas ağrılarıyla başlıyor.

Bu şikâyetler günlük hayatta sık görülen viral enfeksiyonlara benzediği için hastalar başlangıçta durumu hafife alabiliyor.Ancak bazı vakalarda tablo hızla ağırlaşabiliyor.

Akciğerlerde hasar, solunum sıkıntısı, böbrek yetmezliği ve iç kanama gibi hayati risk taşıyan sonuçlar ortaya çıkabiliyor.

Ağır vakalarda tedavi çoğunlukla destekleyici bakım üzerine kuruluyor.

Hastalara oksijen verilebiliyor, solunum cihazı gerekebiliyor ya da böbrekler etkilendiyse diyaliz uygulanabiliyor.Bu nedenle hastalığın erken fark edilmesi büyük önem taşıyor.

Çünkü virüs ilerledikten sonra tedavi süreci hem daha zor hem de daha riskli hale geliyor.

MV Hondius’taki salgının kaynağı henüz kesinleşmiş değil.

Uzmanlar, virüsün gemideki bir kemirgen bulaşından mı yoksa yolcuların gemiye binmeden önce gittikleri bir yerden mi kaynaklandığını araştırıyor.Yeni iddialara göre bazı yolcular, gemi hareket etmeden önce kuş gözlemi için bir çöp alanını ziyaret etmiş olabilir.

Bu ziyaret sırasında virüse maruz kalmış olabilecekleri ihtimali değerlendiriliyor.

Bu ihtimal doğruysa yolcuların hastalık belirtilerini hemen göstermemesi, salgının anlaşılmasını geciktirmiş olabilir.Hantavirüs belirtileri bazı durumlarda haftalar sonra ortaya çıkabiliyor.

Bu uzun kuluçka süresi, kişinin kendini iyi hissederken seyahat etmesine ve hastalığın fark edilmeden yayılma riskine yol açabiliyor.

Hantavirüs enfeksiyonu, virüsün türüne göre farklı ağır hastalıklara neden olabiliyor.

Bazı türler daha çok akciğerleri, bazıları ise böbrekleri etkiliyor.Akciğerleri tutan ağır formda solunum yetmezliği gelişebiliyor.

Böbrekleri etkileyen formda ise böbrek yetmezliği ve kanama riski öne çıkabiliyor.

Ancak her hantavirüs vakası ağır seyretmiyor; bazı kişilerde belirti hiç görülmeyebiliyor.

MV Hondius’taki salgında Andes türünün tespit edildiği belirtiliyor.

Bu türü diğer bazı hantavirüslerden ayıran önemli nokta, insandan insana bulaşabilme ihtimali.Bu durum yetkililerin endişesini artırıyor.

Çünkü gemiden inen yolcular farklı ülkelere gittiyse, temaslı kişileri bulmak ve test sürecini yönetmek daha zor hale gelebiliyor.

Yetkililer, gemiden daha önce ayrılan yolculara ulaşmak için çalışma yürütüyor.

Amaç, olası temaslıları test yaptırmaya ve gerekiyorsa kendilerini izole etmeye yönlendirmek.Haberde aktarılan bilgilere göre 2 İngiliz yolcu evde kendini izole ederken, 20 kişinin ise hâlâ gemide olduğu ve önümüzdeki günlerde ülkelerine gönderilmeyi beklediği belirtiliyor.

Hantavirüsün kuluçka süresinin 8 haftaya kadar uzayabilmesi, salgın yönetimini zorlaştırıyor.

Çünkü kişi virüsü taşısa bile uzun süre herhangi bir belirti göstermeyebilir.Belirtiler başladığında ise tablo önce grip benzeri ilerleyebilir, ardından hızla ağırlaşabilir.

Bu yüzden riskli temas ihtimali olan kişilerin sağlık otoritelerinin yönlendirmelerini takip etmesi büyük önem taşıyor.

Yeni aşı adayında dikkat çeken hedeflerden biri de aşının çok düşük sıcaklıklarda saklanma zorunluluğunu azaltmak.

Çünkü aşıların dondurucu soğukta taşınması, özellikle salgın bölgelerinde büyük lojistik sorun yaratabiliyor.Araştırmacılar, aşının ısı değişimlerine daha dayanıklı hale gelmesi için özel bir yöntem üzerinde çalışıyor.

Hedef, gelecekte salgın bölgelerine daha kolay taşınabilen, hatta gerekirse drone ile ulaştırılabilen bir aşı geliştirmek.

Bu da hantavirüsle mücadelede yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.

İlgili Sitenin Haberleri