Haber Detayı
Petrol fiyatlarındaki yükselişin ardından Afrika'da kazananlar ve kaybedenler ortaya çıktı
Orta Doğu'daki savaşın tetiklediği enerji krizi petrole bağımlı Afrika ülkelerinde ekonomileri sarsıyor. Uluslararası Enerji Ajansı yaşanan krizi "tarihin en şiddetli petrol arz şoku" olarak tanımlarken, artan yakıt maliyetleri Kenya başta olmak üzere pek çok Afrika ülkesinde hayatı giderek zorlaştırıyor. Buna karşılık Kongo ve Nijerya gibi ülkelerde ise savaş daha önce var olmayan fırsatlar yaratıyor.
Orta Doğu'da patlak veren savaş sonrası yükselen enerji fiyatları Afrika kıtasını da vurdu.
Petrol zengini ülkeler büyük kazançlar elde ederken, kaynak kıtlığı çeken ülkeler ağır bedel ödemeye başladı.
Savaş sırasında bir litre dizelin fiyatı yüzde 24 artarak yaklaşık 1,60 dolara yükselirken Kenya'da da artan yakıt maliyeti özellikle ulaştırma sektöründeki çalışanları vurdu.
Pek çok taksi şoförü fiyatları artırırken, müşteri bulmak da giderek zorlaşıyor.Kenya, küresel enerji şokundan ekonomisini korumaya çalışırken Dünya Bankası'ndan 600 milyon dolarlık bir kredi talep etmeye hazırlanıyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) yaşanan krizi "tarihteki en şiddetli petrol arz şoku" olarak tanımlarken Goldman Sachs'ın tahminlerine göre, Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanma ve bölgesel enerji altyapısına yönelik saldırılar, küresel petrol üretimini günlük yüzde 57'lik bir düşüşle 14,5 milyon varil azalttı.Afrika'nın ithalata bağımlılığıAfrika, dünyanın en büyük petrol üretim bölgelerinden biri olmasına rağmen işlenmiş yakıt ihtiyacının büyük bölümünü dışarıdan karşılıyor.
Kıtada yeterli rafineri kapasitesi olmadığı için ham petrol ihraç edilirken benzin ve dizel gibi daha değerli rafine ürünler ithal ediliyor.
Bu durum özellikle Kenya gibi kendi enerji kaynakları sınırlı ülkeleri, savaş ve küresel kriz dönemlerinde fiyat dalgalanmalarına karşı kırılgan hale getiriyor.Afrika Finans Kurumu'na (AFC) göre kıta, artan enerji talebi nedeniyle 2040'a kadar ciddi bir yakıt açığıyla karşı karşıya kalabilir.
Uzmanlar, Afrika'nın petrol zenginliğine rağmen yeterli işleme altyapısı kuramaması nedeniyle ekonomik avantajını tam kullanamadığını belirtiyor.Analistler ayrıca enerji arzı ve rafineri sorunlarının yalnızca Afrika'ya özgü olmadığını, küresel ölçekte birçok ülkenin benzer risklerle karşı karşıya olduğunu vurguluyor.Savaş daha önce var olmayan fırsatlar da yaratıyorÖte yandan Afrika'nın en büyük petrol üreticisi ve ihracatçısı Nijerya, enerji fiyatlarındaki artıştan faydalanarak ihracat gelirlerini artırdı.
Nijeryalı petrol şirketleri geçen ay petrol fiyatlarındaki artıştan 4 milyar dolarlık bir kazanç elde ederken Nijerya'nın Bonny Light ham petrolünün fiyatı İran savaşının başından bu yana yüzde 66 artarak varil başına 70,14 dolardan 116,84 dolara yükseldi.
Kongo Cumhuriyeti de savaşın kazananlarından biri olarak görülüyor.
Çünkü Kongo da savunma sistemleri için kritik öneme sahip pek çok kritik mineral rezervi bulunuyor.
Ancak buna rağmen Kenya'da savaş nedeniyle mali baskının arttığı ifade ediliyor.Alternatif yatırım kaynaklarıSon yıllarda Körfez ülkeleri ve Çin, Afrika'da özellikle yenilenebilir enerji ve hidrojen projelerine büyük yatırımlar yaptı.
Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin 2010-2024 döneminde kıtaya yaklaşık 175 milyar dolarlık yatırım taahhüdünde bulunduğu belirtilirken, Çin de Afrika'nın en büyük yeşil enerji yatırımcısı olmaya devam ediyor.Buna rağmen uzmanlara göre ABD ve İsrail'in İran'a yönelik politikalarının bazı Afrika ülkelerinde ekonomik baskı yaratması, kıtanın ABD'den uzaklaşacağı anlamına gelmiyor.
Çünkü birçok Afrika ülkesi, ABD ile ticaret, sağlık ve yatırım alanlarında güçlü ekonomik bağlara sahip.Uzmanlar, özellikle Afrika ülkelerinin ABD pazarına gümrüksüz erişim sağlayan ticaret anlaşmalarını korumak istediğini ve bu nedenle Washington ile ilişkilerini kısa vadede bozmasının beklenmediğini belirtiyor.
Ancak savaşın uzaması veya derinleşmesi halinde dengelerin değişebileceği de vurgulanıyor.