Haber Detayı
AYMDEN EMSAL KARAR: Geç ödenen tazminatın enflasyon kaybı ödenecek
Anayasa Mahkemesi, geç ödenen tazminatların enflasyon nedeniyle değer kaybını karşılaması gerektiğine hükmetti. İstanbulda özel bir bankaya karşı 2010da başlatılan icra takibinde, 2020de yapılan ödemelerin gecikmesi alacağın gerçek değerini düşürdü. Mahkeme, mevcut mevzuatın bu kaybı koruyamadığını belirterek, alacaklının temerrüt faiziyle karşılanamayan munzam zararının ödenmesine karar verdi. Karar, pilot nitelikte olup benzer davalara emsal teşkil ediyor.
İstanbulda özel bir bankaya karşı açılan icra takibiyle başlayan hukuki süreç, Anayasa Mahkemesinin (AYM) verdiği emsal nitelikteki kararla sonuçlandı.
Başvurucu, 2010da konut kredisi nedeniyle 48.854 TL tutarında tazminat talebiyle icra takibi başlatmış; uzun yargılama süreci sonunda 2020de temerrüt faizi ve diğer ödemelerle birlikte 119.114 TL almıştı.
Başvurucu, ödemenin gecikmesi nedeniyle paranın enflasyon karşısında değer kaybettiğini ileri sürerek tüketici mahkemesinden enflasyonla uyumlu yasal faiz talep etmiş, yerel mahkeme ise davayı reddetmişti.Dosya istinaf ve temyiz aşamalarının ardından AYMye taşındı.
Yüksek mahkeme, geç tahsilatın enflasyon nedeniyle alacakta değer kaybına yol açtığını ve bu durumun alacağın gerçek değeriyle alınmasını engellediğini belirtti.
Kararda, borçlunun borcunu zamanında ödemeyerek haksız kazanç sağladığı ve dava/itiraz süreçleriyle sürecin uzatıldığı vurgulandı.AYM, mevcut mevzuatın gecikmenin yol açtığı değer kaybını koruyamadığını tespit ederek, geç ödenen tazminatın enflasyon kaybının karşılanmasına oy çokluğuyla hükmetti.
Karar pilot nitelikte verilerek benzer yapısal sorunları barındıran davalara ışık tutması amaçlandı.Hukukçu Dr.
Tarkan Erdal, kararı değerlendirirken munzam zarar (aşkın zarar) kavramına dikkat çekti.
Erdal, temerrüt faizlerinin (örnek olarak önce %9, daha sonra artışlarla %24e kadar çıkan oranlar) enflasyonist dönemlerde alacaklıyı korumakta yetersiz kaldığını; bu yüzden alacaklının gerçek kaybının ayrı bir şekilde hesaplanıp tazmin edilebileceğini anlattı.
Erdal, Burada kusur, illiyet bağı gibi teknik şartlar aranıyor; eğer tazminatın ödenmemesinde borçlunun kusuru varsa aşkın zarar talep edilebiliyor dedi.UZUN SÜRE, GERÇEK DEĞER KAYBI: Kararın dayandığı olguda başvurucu 2010da dava açmış, nihai ödeme 2020de yapılmıştı.
Erdal, örnek vererek 2020deki 100.000 TL ile 2025teki 100.000 TL aynı alım gücüne sahip değil; aradaki fark munzam zararı oluşturur ifadelerini kullandı.
AYMnin kararının yasama organına işaret ederek hukukî düzenleme çağrısı niteliği taşıdığı da belirtildi.PİLOT KARARIN ETKİSİ: AYMnin pilot karar niteliğindeki hükmü, benzer başvuruların tek tek değerlendirilmesinin ötesinde toplu veya yapısal etki doğurabilecek.
Kararda, Meclis ve mahkemelerin bu tespitler doğrultusunda düzenleme yapmasının beklendiği vurgulandı; ancak düzenleme yapılıp yapılmayacağı ve nasıl şekilleneceği yasama sürecine bağlı.SONUÇ VE BEKLEYİŞ: Hukuk camiasında AYM kararı, enflasyonist dönemde para alacaklarının korunmasına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Kararın emsal etkisiyle benzer davalarda alacaklıların munzam zarar talebinin önü açılabilir; öte yandan uygulama için teknikte netleştirilecek kriterler (kusur, illiyet bağı, zarar hesabı yöntemi vb.) ve muhtemel yasal düzenlemeler bekleniyor.
MGK toplanıyor: Yeni komuta kademesinin ilk toplantısı olacak