Haber Detayı

Diyanet’e milyonlar, dedelere 200 TL’lik köfte ekmek
Gündem nefes.com.tr
09/05/2026 05:00 (2 saat önce)

Diyanet’e milyonlar, dedelere 200 TL’lik köfte ekmek

“Duvarların Dili Olsa” televizyon ekranlarına, gazete haberlerine yansımayan detaylarla Türk demokrasisinin şah damarı TBMM’ye farklı bir pencere açmayı hedefliyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı maaş bağlamayı planladığı dedeleri belirlemek için 81 ilden 130 dedeyi Tunceli’de topladı.

Toplantıda dedelerin en çok ekonomik talepleri gündeme geldi.

Karacaahmet Sultan Dergahı Başkanı Muharrem Ercan, “Diyanet’in belirli bir bütçesi var.

Milyonlarca para alıyor, helal olsun.

Ama ben de diyorum ki en azından üçte birini de bize verseler ne olur?

Bizim de hakkımız var, biz de vergi veriyoruz” dedi.

Programı izleyen Meclis muhabirimiz Dilan Kutlu’nun aktardıkları ne yazık ki eşit yurttaşlık konusunda daha alınması gereken çok yol olduğunu yüzümüze çarptı.

Dilan’ın Tunceli notlarını aynen şöyle:“Dedeler, iki gün süren etkinlikte öğretmenevinde iki ya da üç kişilik odalarda konaklatıldı.

Yemekler ise öğretmenevinin yemekhanesinde tabldot olarak verildi.

Ne de olsa işin ucunda Alevilik vardı; öğretisi gereği mütevazı olmak esastı.

Daha fazlasını talep etmek ayıp sayılabilirdi.

Programın ardından dönüş yolculuğu başladı.

Servislerle Tunceli’den Elazığ Havalimanı’na doğru yola çıkıldı.

Dedelerle aynı araçta ilerlerken, ellerindeki hediyeyi merak edip sordum.

Bir dede, ‘Bize Kur’an hediye ettiler ama Türkçe meali olmadığı için nasıl okuyacağımı bilmiyorum’ dedi.

Ardından başka bir dede ile programın içeriğini konuşurken, sohbetin ortasında bir uyarı geldi. ‘Dedelerle yaptığınız sohbet gazetecilik etiğine uygun değil’ denilerek uyarıldım.

Aynı uyarının dedelere de yapıldığı kısa sürede ortaya çıktı.

Sohbet ettiğim dede yanıma gelip ‘Seninle konuştuklarımızı haber yapma, bize kızıyorlar’ dedi.

Tam bu gerilimin ortasında araçlar Elazığ’da mola verdi.

Kapı açıldı, görevli içeri girdi ve yüksek sesle, ‘Dedeler, aç olan varsa köfte ekmek 200 TL’ diye seslendi.

Dedeler kısa bir şaşkınlık yaşadı ama sonuç değişmedi.

Mütevazılık burada da devreye girdi.

Küçük bir köftecinin önünde, taburelerde köfte ekmekler yenildi.”Geçtiğimiz günlerde Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde Diyanet İşleri Başkanlığı, “2026 Hac Organizasyonu Kafile Başkanları” toplantısını 5 yıldızlı bir termal otelde gerçekleştirdi.

Beş gün süren toplantının yapıldığı otelde en ucuz odanın geceliği 7 bin liraydı.

Toplam maliyetin ise yaklaşık 10 milyon lirayı bulduğu ifade edildi.Bir tarafta öğretmenevinde tabldot yemekle özdeşleştirilen “mütevazılık”, diğer tarafta 5 yıldızlı otelde milyonluk organizasyon…Gülistan Doku cinayetinde “devlet” artık neleri görüyor?“Devlet aklı” en sade haliyle devletin çıkarlarını korumayı her şeyin önüne koyan düşünme biçimi olarak tarif edilebilir.

Bu refleks bazen “kol kırılır yen içinde kalır” olarak da karşımıza çıkar.

Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olmasının ardından “kayıp” Gülistan Doku vakası cinayet dosyasına dönüşürken devletin istediği zaman neleri görebildiğini de gördük.

Dönemin Tunceli Valisi’nin oğlu Mustafa Türkay Sonel’in beyanlarında devletin gördüğü detaylardan bazıları şunlar:- Mustafa Türkay Sonel’in ifadesinde savunmadan ziyade stratejik inkâr, itibarsızlaştırma ve mağduriyet üretme çabası öne çıktı.- Sonel’in muğlak savunması, teknik verilerle desteklenen varlığını bulanıklaştırma çabası olarak yorumlandı.- Sonel’in arkadaşlarının uyuşturucu aparatlarını attıkları yerleri bilecek kadar çevreye hâkim olduğu tespit edildi.

Buna rağmen yıllarca aynı grubun içinde bulunmasına karşın kendisini bu tablonun tamamen dışında konumlandırması dikkat çekici bulundu.

Sonel’in çizdiği bu tablo, “Ben o çevrenin içindeydim ama hiçbir şeyin parçası değildim” mesajı veren, özenle kurulmuş bir mesafe savunması olarak değerlendirildi.- Sonel ifadesinde duygusal bir ton kullandı.

Kendisine yönelik çok ağır ithamlarda bulunan Doku ailesi hakkında, “Doku ailesine kızmıyorum çünkü onların acıları var ve empati kuruyorum” demesi, doğal bir tepkinin ötesinde, kontrollü ve hesaplanmış bir söylem izlenimi doğurdu.- Kendi durumunu “Şu an üniversitede vize sınavlarıma hazırlanmam gerekirken buradayım, çok zoruma gidiyor” sözleriyle mağduriyet hikâyesine dönüştürdü.Baba Halit Doku, “Ben bir garibanım.

Gariban biri olmasaydım şimdi kızıma ne olduğu ortaya çıkmıştı” demişti.

Bir garibanın hakkı için bir vali, oğlu ve korumalarına gözaltı kararı verildi.

Devlet görmek isteyince gördü; geriye tek bir soru kaldı: 2 bin 290 günü kim geri verecek?“Merkez” farkıMerkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, geçtiğimiz günlerde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna Bankanın faaliyetlerine ilişkin sunum yaptı.

Sunumdaki profesyonellik dikkatimi çekti.

Sadece Karahan’ın değil, diğer bürokratların da önlerinde isimlik ve aynı tür not defterleri vardı.

Kurumsallık böyle bir şey.

İlgili Sitenin Haberleri