Haber Detayı

Nükleerde artık hedef 16 yıl öncesine dönebilmek
Yazarlar hurriyet.com.tr
06/05/2026 06:13 (1 gün önce)

Nükleerde artık hedef 16 yıl öncesine dönebilmek

Tarihler 17 Mayıs 2010’u gösterdiğinde Brezilya Cumhurbaşkanı Lula, İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejat ve o dönemde Başbakanlık görevini yürüten Erdoğan önemli bir anlaşma imzalamıştı.

Uzun ve kapsamlı müzakerelerin sonunda imzalanan anlaşmaya göre İran düşük düzeyde zenginleştirilmiş 1200 kg uranyumu Türkiye’ye gönderecekti.Bunun karşılığındaysa araştırmalarına devam etmek için reaktörlerinde kullanılabilecek nükleer yakıt alacaktı.Bu anlaşma BM daimî üyeleri Çin, İngiltere, Rusya ve Fransa’nın desteğini alsa da ABD ve Almanya’nın çekinceleri dolayısıyla yürürlüğe giremedi.Ancak anlaşma sayesinde İran ile nükleer konusunda uzlaşıya varılabileceğine dair psikolojik eşik aşılmış oldu.Nitekim beş yıl sonra, kendi başkanlık döneminin sonunu kapsamlı bir barış ile getirmek isteyen Obama, “yüzyılın diplomasi zaferi” diye sunulan nükleer anlaşmayı imzaladı.Buna göre İran, 15 yıl boyunca uranyumu en fazla yüzde 3.67 oranında zenginleştirmeyi kabul etti.Ülkedeki zenginleştirilmiş uranyum stoku da yüzde 98 oranında azaltılarak 300 kilograma düşürülecekti.Bunun karşılığında İran’a yönelik yaptırımlar kademeli olarak azaltılacaktı.

ABD dışında, BM’nin 5 daimî üyesi ve Avrupa Birliği de imzacı taraf oldu.

Böylece tarihi anlaşma yürürlüğe girdi.Ancak Trump başkan seçildikten sonra “Tarihin en kötü anlaşması” dediği bu metni 2018’de yırtıp attı.

Yıllar süren uluslararası diplomasi çabaları da böylece çöpe gitti.Hatırlarsanız iki ay önce ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı saldırılar sırasında açıklanan ana hedeflerden biri nükleer programın tarihe gömülmesiydi.Ama bugün geldiğimiz noktada daha önce hiç gündemde olmayan Hürmüz Boğazı dünyanın asıl sorunu olmuş vaziyette.

Masada ise (kim bilir ne zaman ve nasıl) nükleer meselenin ayrı olarak ele alınacağı anlaşılıyor.Hürmüz’de tansiyon tekrar yükselirken boğazın açılması konusunda çatışma ya da çözüme dayalı bir yolun kısa sürede katedileceği kanaatindeyim.Ancak nükleer meselesinde dönüp dolaşıp gelinen nokta kocaman bir sıfır.

Artık ilk hedef 16 yıl öncesine dönebilmek.2010’daki üçlü zirve.NATO BİR FİLM ÇEVİRİYORBaşlıkta kinaye yapmadım.Guardian’ın haberine göre NATO, Avrupa ve ABD genelinde senaristler, yönetmenler ve yapımcılarla kapalı kapılar ardında toplantılar düzenliyor.NATO yetkilileri Los Angeles, Brüksel ve Paris’te film ve televizyon profesyonelleriyle üç toplantı yapmış.

Önümüzdeki ay ise dördüncüsünü Londra’da Britanyalı senaristlerle gerçekleştireceklermiş.Toplantıların konusunun Avrupa güvenlik politikalarına ilişkin üç proje olduğu konuşuluyor.

Bir kesim, şimdiden NATO’yu sanatı propaganda aracı olarak kullanmakla suçladı bile.

Ordu ve propaganda deyince benim aklıma çocukken bayılarak izlediğim bir Hollywood şaheseri Rambo filmi geliyor.Tabii Avrupalı yönetmenlerden yeni bir Rambo çıkarmak isteyen NATO yetkilileri film projesi bittiğinde fena halde hayal kırıklığına da uğrayabilir.Temsili yapay zekâ görseli.KAZANAN RUSYA KAYBEDEN TATİLCİİran savaşının başladığı dönemde Rusya’nın kısa vadede hem maddi hem siyasi açıdan kazançlı çıkacağını öngörmüştük.Nitekim öyle de oldu.

Rusya Federasyonu Maliye Bakanı Anton Siluanov, önceki gün Rusya’nın 2.7 milyar dolar ek petrol geliri elde edeceğini açıkladı.Savaş öncesinde hazırlanan Rusya bütçesinde petrol fiyatlarının varil başına 59 dolar olarak tahmin edildiği düşünülürse şu anki durumu gayet anlaşılır.Üstelik Hürmüz Boğazı kapalı olduğu sürece, Rusya’ya yaptırımlar da askıya alınmış vaziyette.

Tabii Avrupa hariç.

Bu da şu an en çok Avrupalı tatilcileri etkiliyor.Çünkü jet yakıtı fiyatları petrol fiyatlarını bile sollamış vaziyette.

Avrupa’da hem Rusya’ya yaptırımlar dolayısıyla hem de sayıları azalan rafineriler dolayısıyla uçak yakıtında önemli bir sıkıntı yaşanıyor.Hürmüz Boğazı açılmadığı sürece de bu sorunun çözülmesi mümkün görünmüyor.

Yani Rusya kazanırken bu yılın kaybedeni tatilciler oldu.MACRON’LA BOHEMLİĞE VEDAFransa Cumhurbaşkanı Macron, her platformda öne çıkmayı seven bir politikacı.Bir özgüven patlamasıyla sonucunu düşünmeden her işe kalkışmaya bayılıyor.Bu sefer karşımıza atanamamış bir şarkıcı olarak çıktı.Erivan’daki Avrupa Siyasi Topluluğu zirvesinde Charles Aznavour’un meşhur La Boheme şarkısını söylemiş.Aslında tam olarak söylemiş diyemeyiz.

Sözlerini de bilmediği güzelim şarkıyı sesinin çok güzel olduğuna kanaat getirerek kendince yorumlamış.Muhtemelen Macron’un yorumu dolayısıyla kulaklarını kapatıp kafasındaki başka bir şarkıya davul çalan Paşinyan da esere son dokunuşu yapmış.‘Bohemliğe veda’ olarak adlandırabileceğimiz çalışma hakkında sosyal medyadaki bir Fransız’ın yorumu eşsizdi: “Adam kendini özlemememiz için elinden gelen her şeyi yapıyor!”DOKTORLAR NİYE ZONA AŞISI OLUYORBu ara yakın çevremdeki hekimler arasında bir zona aşısı furyası dönüyor.Pandemi sonrasında komplo teorileriyle birlikte aşı karşıtlığı tavan yapmışken bu zona aşısı da nereden çıktı diye sorabilirsiniz?Ben de merak ettim.

Ama konunun aslında zona hastalığıyla ilgisi yok.Son yıllarda bazı bilimsel çalışmalar zona aşısının Alzheimer ve demans riskini ciddi oranda azalttığını göstermiş.Özellikle kısa süre önce ünlü bilim dergisi Cell’de yayımlanan bir çalışma bunu net biçimde ortaya koymuş.Çalışmanın yöntemi alıştığımız “denekli” bilimsel araştırmalardan farklı.

Bu yüzden bana daha ilginç geldi.2013 yılında Galler’de zonaya karşı bir aşılama programı yapılmış.

Devlet 80 yaşın altındakilere aşı yapılmasını kararlaştırmış. 2 Eylül 1933’ten sonra doğanlar aşı programına dahil edilmiş.İşte araştırmacılar bu tarihi eşik alıp bir haftayla aşı olma şansını kaçıranlar ile onlardan bir hafta küçük olduğu için aşılananları kıyaslamışlar.Buna “doğal deney” deniyor.Galler’de 7 yıl boyunca incelenen verilere göre aşı yaptıranlarda demansa yakalanma oranının yaklaşık yüzde 20 oranında daha az görüldüğü tespit edilmiş.Avustralya’daki benzer bir “doğal deneyde” de sonuçlar yine aynı şekilde çıkmış.Bu oran sizi ikna eder mi bilmem ama gördüğüm kadarıyla doktorlar arasında bayağı kabul görmüş vaziyette.

İlgili Sitenin Haberleri