Haber Detayı

Geç oldu, güç oldu
Yazarlar fotomac.com.tr
30/04/2026 06:50 (12 saat önce)

Geç oldu, güç oldu

Fenerbahçe'de Tedesco dönemi yedi ay sürdü. Önce Türkiye Kupası, ardından Süper Lig'e havlu atınca faturanın teknik ekip ile Devin Özek'e de çıkması kaçınılmazdı. Aslında bu karar gecikmeli olarak verilmese, Sadettin Saran yönetiminin sonu da belki bu kadar çabuk gelmezdi. Göztepe ve Kasımpaşa beraberlikleri…

Fenerbahçe'de Tedesco dönemi yedi ay sürdü.

Önce Türkiye Kupası, ardından Süper Lig'e havlu atınca faturanın teknik ekip ile Devin Özek'e de çıkması kaçınılmazdı.

Aslında bu karar gecikmeli olarak verilmese, Sadettin Saran yönetiminin sonu da belki bu kadar çabuk gelmezdi.

Göztepe ve Kasımpaşa beraberlikleri ciddi sinyallerdi.

Bir hafta sonra alınan Antalyaspor beraberliği ile harekete geçilse sezonun kalanı için farklı bir senaryo yaşanması da mümkündü.

Hele Karagümrük yenilgisi...!

Ligin son sırasındaki takıma yenilince vaziyet almamak Sadettin Bey için de sonun başlangıcı oldu.

Hiç olmazsa orada ayrılık kararı verilebilse belki Rize beraberliği yaşanmaz, Derbi de çok daha farklı bir atmosferde oynanabilirdi.

Konya'da Kupa'dan elenmek de cabası...

Velhasıl yönetim, teknik ekip ile ilgili süreci doğru idare edemedi.

Tedesco'ya gelince...

Hatalarından ders almadığı gibi, kadro seçimleri ve hamlelerde garip denebilecek ısrarları oldu.

Transfer döneminde yeterince aktif davranmadı.

Golcüsüz kalmayı kabul etmesi anlaşılır gibi değildi!

Bazı oyuncularla direkt problem yaşadı.

Bu krizleri yönetemedi.

Devin Özek seçimi ise aslında başlı başına hatadan ibaret.

Onun sevk ve idaresindeki transfer süreci ve oyuncu ilişkilerinden hayır beklemek mümkün değildi.

Sadettin Bey başından beri Tedesco-Özek ikilisine 'paket program' muamelesi yaptı.

Belki Devin Özek ile yollar en başından ayrılsa süreç farklı işleyebilirdi.

Elbette bu iki isim, 'beraber geldik, beraber gideriz' de demiş olabilir!

Tedesco donanımlı ve belli vasıfları olan bir teknik adam görüntüsü vermesine rağmen, büyük takım hocası olmadığını ortaya koydu.

Yıldız yönetmek başka, yıldızları taviz vererek idare etmek başka!

Sakatlanan Asensio'nun en kritik dönemde bir hafta ülkesine gitmesine izin vermek de ne?

Bunun gibi başka örnekler de gösterebilirim.

Sırf bazı oyuncuları yanına çekebilmek için verdiği tavizler dengeleri bozdu.

Yerli oyunculara bakışının da fazlasıyla mesafeli olduğunu söylemem gerek.

Bu yaklaşım takımda 'ikilik' oluşturdu.

Ezcümle, Tedesco ile de olmadı.

Olan yine Fenerbahçe'ye ve taraftara oldu.

ŞİMDİ NE OLACAK?

Fenerbahçe sadece on ay içinde ikinci kez seçime giderek, üçüncü başkanını görecek.

Büyük kulüpler için yönetim boşluğu ve istikrarsızlığın çok tehlikeli olduğunu söylememe bile gerek yok.

Kulübün lokomotifi olan futbol takımının on iki yıla ulaşan başarısızlık süreci camianın üzerinde ''çok ağır'' bir yük olarak durmaya devam ediyor.

Futbol takımının başarısızlığı kulübün maddi olduğu kadar manevi çıkarlarını da zedeliyor.

Çocukların Fenerbahçeli olmasını, toplum içindeki sosyal gücü bile olumsuz etkiliyor.

Gelecek yönetimin bir değil dört yıl görev yapması, bunun için de her alanda güçlü olması gerekir.

Bu noktada saha başarısı şart.

Kısa vadede başarı zorunluluğu kalıcı yapılar kurmayı zorlaştırır.

Ancak şu aşamada böyle gerekiyor.

Bir yandan gelecek sezonu kurtarmaya çalışırken, diğer yandan da kalıcı izler bırakmak, kulübü yarınlara taşıyacak projelere yön vermek, maddi anlamda gelir getirecek planları hayata geçirmek lazım.

Saydığım bütün işler saha içi kadar saha dışında da güçlü olmayı, sıcak para akışı sağlamayı, güçlü bir yönetim oluşturmayı ve çok iyi profesyonellerle çalışmayı gerektiriyor.

Bunu yapmak için de genel anlamda camianın desteğini alacak, güçlü bir başkan profili lazım.

Görünen o ki şu anda Barış Göktürk ve Hakan Safi aday.

Mehmet Ali Aydınlar'ın da güçlü bir şekilde hazırlandığını duyuyoruz.

Ali Koç ve Aziz Yıldırım'dan bir hareket beklemiyorum.

Ne var ki Ali Bey'in aklında 2027 seçimi için bir plan olması muhtemel.

Aydınlar seçim yarışına girdiğinde Aziz Bey'in bir hamlesi olur mu, göreceğiz.

Adaylardan Mehmet Ali Aydınlar 3 Temmuz süreci nedeniyle sıkıntı yaşayabilir.

Camia ile helalleşmesi, o dönemin zararı için de 40 milyon euro civarında bir parayı hibe etmeyi gözden çıkarması gerekir.

Her kim başkan olursa olsun önünde çok zor bir süreç var.

Ekibini çok iyi kurmalı.

Çok zor bir sezona hazır olmalı.

Unutmadan.

Camianın yüzünü ağartan basketbol ve voleybol şubelerine de en az bu günkü kadar sahip çıkmak şart.

Bazı aklı evveller boş boş konuştuğu için yazmak istedim.

SADETTİN BEY'İN BİLANÇOSU Sadettin Saran yönetimi, seçimli olağanüstü genel kurul kararı alarak yolun sonuna geldiğini ilan etti.

Sadettin Bey'in açıklamasındaki, ''zamanı geldiğinde bırakmayı bilmek de erdemdir'' ifadesi her şeyi ortaya koyuyor.

Saran yönetimi kaotik bir süreçte göreve başladı.

Açıkçası başlangıçta sergiledikleri duruş ve takımı toparlama çabaları son derece olumluydu.

Tedesco ve oyunculardaki panik havasını ortadan kaldırmak için çok çalıştılar.

Sadece futbol değil, diğer branşları ve özellikle basketbol takımını iyi idame ettiler.

Sahanın içinde kalıp, kavga ortamı yaratmamaya çalışmaları da bir noktaya kadar olumluydu.

Ancak bariz şekilde haklarının yendiği pozisyonlarda dahi sessiz kalarak ipin ucunu kaçırdılar.

Rakiplerinin gösterdiği kararlılık ile mücadele edemediler.

Saha içi kadar saha dışında da güçlü olmak gerektiğini atladılar.

Bir ihtimal, Sadettin Saran'ın yaşadığı adli süreçler de bu duruma etki etmiş olabilir.

Samandıra'daki sıkıntıları çözme konusunda da iyi olduklarını söylemek güç.

Teknik ekip ve oyuncular arasındaki disiplin problemlerinde daha aktif rol almaları gerekirdi.

Başaramadılar.

Devin Özek ile yolları ayırmak için çok beklediler.

Özek, Tedesco için de yumuşak karın oldu.

Devre arası transfer süreci ise tam bir felaketti.

Ben daha önce bu seviyede böyle bir tecrübesizlik, böyle plansızlık, böyle strateji eksikliği görmemiştim.

Maddi konulara gelince...

Elbette bazı detayları tam olarak bilmeye imkân yok.

Fakat mali tablolar konusunda yapılan açıklamalar ve içeriden gelen bilgiler hiç iç açıcı görünmüyor.

Devre arasındaki saçma sapan transfer mühendisliğine harcadıkları paralar yenir yutulur gibi değil.

Taze para akışı konusunda öyle sıkıntılar yaşadılar ki, FB TV'yi bile küçültüp, youtube yayınına indirgemeyi düşündüler.

Böyle bir sıkıntı içindeyken elbette planlanan taşınmazlar ile ilgili projeler de olduğu yerde kala kaldı.

Velhasıl niyet iyi olsa da potansiyel yeterli olmadı.

İlgili Sitenin Haberleri