Haber Detayı
Sıkıyönetim mahkemesinde üç fidan... Ve perde açılıyor: 12 Öfkeli Adam
Metin Boran yazdı...
Öteki Tiyatro’da Tarihsel bir AnımsatmaÜlkemizde belgesel tiyatronun 50 yıllık bir geçmişi var.
Bugünden geriye dönüp baktığımızda sahnelerde 1960’lı yıllardan itibaren yerli ve dışarıdan yazarların belgesel oyunların sahnelendiğini görüyoruz.
İlk belgesel oyun 1966 yılında İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda Oppenheimer Olayı, sahneleniyor.
Sonraki yıllarda Türkiye’nin siyasal ve toplumsal hareketliliğine koşut Rosenbergler Ölmemeli, Havana Duruşması, Salozun Mavalı, Soruşturma, Sacco İle Vanzetti, Dimitrof Savunuyor, Alpagut Olayı, Sakıncalı Piyade, Sivas 93 gibi belgesel oyunlar sahnelerde seyirciyle buluşuyor.1980’li yıllardan itibaren belgesel tiyatro yazımı ve sahnelenmesi parmakla gösterilecek kadar az.
Bu durumun bireysel ve toplumsal sebepleri var kuşkusuz.
Dönemin apolitik genç yazarları toplumsal içeriklerden uzaklaşarak daha bireysel olana ve siyaset dışı konulara ilgi göstererek toplumun belleğinde yer etmiş olay ve olguları teğet geçtiler.Günümüzde muhalif duruşu ve politik tiyatro tavrıyla oyunlar sahneleyen Öteki Tiyatro, bu sezon önemli bir belgesel oyunla seyirci karşısında.
Yazar ve yönetmen Murat Karahüseyinoğlu, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın Sıkıyönetim Mahkemesinde yargılanmaları ve İnfaz sürecinin Meclis’te görüşülmesi sırasında yapılan tartışmaları ve ardından aceleyle gerçekleştirilen trajik idam olayını 12 Öfkeli Adam adıyla kurgulayarak seyircinin karşısına çıkarıyor.Karahüseyinoğlu, 12 Öfkeli Adam’ı uzun bir araştırma ve detaylı bir incelemenin sonucu yazmaya başladığını söylüyor.
Yayınlanan Meclis tutanakları, gazete haberleri ve sürecin tanığı kişilerin anlatımıyla kurgulanan tek perdelik oyunda dört oyuncu kullanıyor.12 Öfkeli Adam baştan sona Meclis’te geçiyor.
Sol cephenin temsilcileri Sıkıyönetim Mahkemesinin yapısının anti demokratik olduğunu, mahkemenin öç alma düşüncesiyle hüküm kurduğunu, bu idam kararının kabul edilemez bir cinayet olacağını ve infazın durdurulmasını savunurken, infazın ivedilikle gerçekleştirilmesini savunan sağ cephenin temsilcileri ateşli bir tartışmaya giriyorlar.Bu tartışmalarda yazar, her iki tarafın düşünce dünyasında yer alan ve savundukları dünya görüşü çerçevesinde demokrasi, insan hakları, cumhuriyeti, faşizm, totaliter rejimleri, diktatörlük, emperyalizm gibi kavramlara yaklaşımlarını da ortaya koyuyor.
Sağcılar Denizlerin “Kahrolsun Amerika” sloganına şiddetle karşı çıkıyorlar. “Toprak reformu” taleplerine itiraz ediyorlar. “Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye” hedefinden rahatsız oluyorlar.
Bu gençlerin silah kullandığını ve terör yaptıklarında ısrar ediyorlar.
Sol cephede yer alan temsilciler ise gençlerin yaşadıkları ülkenin sorunlarına duyarsız kalmamasının alkışlanacak bir sosyal eylem olduğunu, bilinçli toplum için bu gençlerin eylemlerinin terör değil bir hak arama eylemi ve kalkışması olduğunu savunuyorlar.Murat Karahüseyinoğlu, objektif bir yaklaşım ve tarafsız bir gözlemle yazdığı oyunu sahnelerken de aynı tavrı ortaya koyuyor.
Sahnede idama giden süreci anlatırken sağ siyasetin temsilcilerini gerçeğe yatkın bir yaklaşımla sığ ve klişe cümleler ve şeffaf olmayan bir iki yüzlülükle sahneye taşırken sol cephenin temsilcilerini de kendi görüşlerini savunmada zaman zaman yetersiz kaldıklarını da ortaya koyuyor.Oyunda her iki taraftan ikişer oyuncu yer alıyor.
Sağ siyasetin temsilcileri Mehmet Esatoğlu ve Bertan Dirikolu, karşı tarafta yer alan ve sol siyasetin temsilcisi olarak Hamit Demir ve Engin Alpateş.
Bir masa etrafında toplanmış meclis üyeleri, önlerinde mahkeme kararları, ceza kanunu maddeleri, gazete kupürleri, anayasa kitapçığı...
Sahne gerisinde İdam edilen üç genci sembolize eden giysi ve aksesuarlar...
Vekiller ateşli bir tartışma içindeler.
Sağcılar, lakayıt, sırıtkan ve üslupsuz...
Solcular haklı ve sakin sonra çaresiz ve öfkeli...
Oyun gerçek hayatta olduğu gibi bitiyor ve gençler idam ediliyorlar.
Finalde Attila İlhan’ın Mahur Beste şiirinden bestelenmiş Ahmet Kaya’nın sesinden bir şarkıyla hüzünleniyoruz.Öteki Tiyatro, 12 Öfkeli Adam ile tarihsel bir anımsatma yaparak izleyicide bellek tazelemeyi hedefliyor.
Oyun, konusu ve anlatım üslubuyla düşündürüyor, gülümsetiyor, duygulandırıyor, öfkelendiriyor.
Murat Karahüseyinoğlu 12 Öfkeli Adam’ı yazarak ve sahneye taşıyarak tiyatronun ve sanatın toplumsal işlevine uygun cesurca bir iş yapıyor.
Türkiye’nin yakın geçmişini merak edenler, eksik ve ezber bilgiyle konuşanlar, sağ siyasetin düşünce dünyasını ve savundukları anti demokratik, çağ dışı fikirleri öğrenmek isteyenler görebilir oyunu.
Emeği geçenlere teşekkürler...Oyun 12 Ekim’de Moda Sahnesi’nde tekrar gösterimde.