Haber Detayı
Atıkta ‘sıfır toleran
Türkiye’de her yıl toplanan 32,3 milyon ton atığın önemli bölümü ekonomiye kazandırılamadan yok olurken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile OPET’in başlattığı ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy’ projesi İstanbul’dan tüm Türkiye’ye yayılıyor. Proje ile istasyonlar geri kazanım merkezine dönüşecek, çevre bilinci güçlenecek ve toplanan atıklar sanayiye ham madde olacak.
Başak Nur GÖKÇAMDünya artık her atığın birer finansal kaynağa dönüştüğü yeni bir ekonomik düzene evrilirken, Türkiye bu dönüşümde ‘sıfır atık’ vizyonuyla kritik bir virajda yer alıyor.
Mega kent İstanbul’un günlük 18 bin tonu aşan atık üretimi, meselenin sadece çevresel değil, aynı zamanda lojistik ve ekonomik bir yönetim krizi olduğunu da kanıtlıyor.
Belediyelerin yıllık topladığı yaklaşık 32,3 milyon ton atığın içinde kâğıt, cam ve metal gibi değerli hammaddelerin ekonomiye geri kazandırılmadan toprağa gömülmesi, her yıl milyarlarca liralık bir ekonomik kaybı da beraberinde getiriyor.
İşte bu noktada, özel sektörün çevikliği ile devletin regülatif gücünü birleştiren projeler, toplumsal dönüşümün anahtarı haline geliyor.Bu kapsamda kamu ve özel sektör iş birliğiyle hayata geçirilen 'Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy' projesi, çevre bilincini akaryakıt istasyonları üzerinden topluma yaymayı sürdürüyor.
Antalya ve Ankara’nın ardından rotasını Marmara’ya çeviren bu temizlik hareketi, İstanbul durağıyla birlikte Türkiye’nin yedi bölgesine yayılacak olan yedi illik kapsamlı dönüşümün habercisi oldu.
Akaryakıt istasyonlarını modern birer geri kazanım merkezine dönüştürmeyi hedefleyen bu stratejik hamle, sadece bir temizlik hareketi değil, aynı zamanda atığın sanayiye hammadde olarak kazandırılması yolunda atılmış en somut özel sektör adımlarından biri olarak kayda geçti.Radikal adımlara ihtiyaç varSıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy projesine ilişkin açıklamada bulunan OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk şirket olarak sosyal sorumluluğu bir kurum kültürü haline getirdiklerini ancak meselenin çözümü için daha radikal adımlar gerektiğini belirterek, "Biz şirket olarak bu sosyal sorumluluk projelerimizi oldukça yoğun yapıyoruz.
Bireysel olarak da kendi iç eğitimlerimizle olsun, çevremizle olsun sürekli bilinçlendirme etkinlikleri yapıyoruz.
Ama devletin gücü olmadan ve bu proje daha çok büyümeden toplumun tüm kademeleri bunu hissetmeden bu konunun gerçek anlamda çözülemeyeceğini düşünüyorum” ifadelerinde bulundu.Öztürk’ün en dikkat çekici vurgusu ise yaptırımlar üzerine oldu.
Gelişmiş ülkelerdeki ‘kirleten öder’ prensibinin Türkiye’de de tavizsiz uygulanması gerektiğini belirten Öztürk, "Biz şuna inanıyoruz; insanlarımız mutlaka bilinçlenmeli ama görevini yapmıyorsa da bunun cezasını çekmeli.
Onun için arabadan çöpünü atandan tutun da, sokağa çöpünü atan kişilere sürekli cezalar getirilmeli, diğer ülkelerde olabiliyorsa niye bizim ülkemizde olmasın.
Biz bu talebimizi bakanlıkların kapılarını çalıp anlattık.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız bunun üzerine önlemler alacaklarını, ilk adımda ise istasyonlardan başlayan sıfır atık projesiyle bunu büyütebileceğimizi söyledi.
Biz de böylelikle bu harekete iş birliğiyle devam etmeye karar verdik” dedi.İstasyonlar ‘hammade merkezi’ olacakProje kapsamında Türkiye genelindeki tüm istasyonların sıfır atık sistemine entegre edilmesi hedefleniyor.
İstasyonların sadece akaryakıt noktası değil, aynı zamanda birer eğitim ve ayrıştırma merkezi olacağı bilgisini veren Öztürk, "8 Nisan'da 'Sıfır Atık ile Doğaya Saygı' protokolü imzaladık ve Türkiye'de bütün istasyonlarımızda bu projeyi yaygınlaştıracağız.
Bayilerimizi, çalışanlarımızı duyarlı hale getireceğiz ve yalnız atmak değil, atılan çöplerin ayrıştırılmasının da son derece değerli olduğunu önce atlamakla başlayacak ama nasıl sıfır atıksız bir yaşam olacak, bunu öğretmek amacıyla eğitimlerle de destekleyeceğiz.
Atıkların sanayiye geri kazandırılma süreci de bakanlıkla yürütülecek” bilgisini verdi.Toplumsal direnç okullarda kırılacakÇevre bilincine karşı oluşan toplumsal direnci kırmak için eğitimi önceliğe alan proje, odağına çocukları yerleştiriyor.
Bu konuda da çok kararlı olduğunu vurgulayan Öztürk, "Bu konudaki toplumsal direnci kesinlikle kıracağız.
Çünkü okullarımızda şu an 'Tertemiz Yarınlar Okullardan Başlar' diyerek 77 bin okulda yürüttüğümüz temizlik projesine çevreyi de ekledik.
Sadece yetişkinleri değil, çocuklarımızı da okullardan başlayarak bu konuya duyarlı hale getireceğiz” diye konuştu.Çekmeköy’de düzenlenen etkinlikte konuşan OPET Genel Müdürü Özgür Kahramanzade de, 13 farklı sosyal sorumluluk projesini eş zamanlı yürüttüklerini belirterek, "Çevre Bakanlığı'nın desteğiyle gücümüz daha da arttı. 'Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy' projesi kapsamında bir farkındalık yaratmak ve ülke çapında toplumsal bir hareket dönüşümü başlatmaya çalışıyoruz” ifadelerinde bulundu.Atıktan sanata dönüşümÇekmeköy’deki çevre temizliği sadece bir saha çalışması olarak kalmadı.
Proje kapsamında toplanan atıklardan sanatçı Sündüz Yılmaz tarafından özel bir tablo yapıldı.
Bu eser, farkındalık yaratmak amacıyla OPET Çekmeköy Güney İstasyonu’nda kalıcı olarak sergilenmeye başladı.
Atığın ‘çöp’ değil, ‘form değiştiren bir değer’ olduğu mesajı sanat aracılığıyla veriliyor.
Gençler için dijital hamleSürdürülebilirliği yeni neslin diline taşımak için ‘Sıfır Atık Yolculuğu Kısa Film Yarışması’ başlatılıyor. 30 Nisan–15 Temmuz tarihleri arasında başvuruları alınacak olan yarışma, seyahat süreçlerinde çevre dostu alışkanlıkları teşvik etmeyi hedefliyor.
Kazanan yapımlar Eylül 2026’da büyük bir ödül töreniyle taçlandırılacak.