Haber Detayı

Duru Gıda, 7 fabrikasından dünya pazarlarına açılıyor
Ekonomi ekonomim.com
23/04/2026 00:00 (4 gün önce)

Duru Gıda, 7 fabrikasından dünya pazarlarına açılıyor

Duru Gıda, 90 yıldır Anadolu’nun geleneksel ürünü bulgur üretimi ve ticareti ile iştigal ediyor. Sektöründe, bulguru taş değirmen metodunu, modern tekniklerle birleştiren üretim sistemini kuran şirket olarak tanınıyor. Karaman ve Edirne’deki fabrikalarında katma değerli ürünlerini, Türkiye’de 20 bin satış noktasına gönderirken, dünyada da 50’nin üzerinde ülkeye ihraç ediyor.

MUHAMET YİĞİTOĞLU / KONYA Dünyada son 30 yılda bakliyat ekim alanları yüzde 15 oranında artış kaydetti.

Aynı tarih dilimi içerisinde Türkiye’de ise üretim yüzde 50’ye yakın azaldı.

Bu durum, 30 yıl önce dünya bakliyat ticaretinde ilk sırada yer alan Türkiye’nin, 2025’te yüzde 5,8’lik pay ile altıncı sıraya gerilemesine yol açtı. 1935'te faaliyete geçti Geçen yıl üretimin 950 bin ton civarında olduğu ülkemizde, ihraç edilen bakliyat miktarı 1,2 milyon ton ile ifade ediliyor.

Tek başına bu rakam dahi, dünya ticaretinde sözü geçen bir bakliyat sektörüne sahip olduğumuzu gösteriyor.

Gerçekten de Türkiye bakliyat sektörü deneyimli, yatırım heyecanı yüksek, bir taraftan katma değerli üretim ile iç pazarın ihtiyaçlarını karşılayan, diğer yandan yüksek kapasiteli modern tesislerinde ihracat pazarlarına açılan oyunculara sahip.

Bu oyuncular arasında 90 yaşını geçen yıl geride bırakan Karaman merkezli Duru Gıda da yer alıyor. 1935 yılında Ziya Duru tarafından kuruldu.

Anadolu’nun geleneksel ürünü bulgurun, hak ettiği değere ulaşmasında emeği geçen firmalar arasında yer aldı.

Türkiye’de ticaretini ulusal ölçekte yapan ilk firmalardan olduğu gibi ilk ihracat faaliyetlerine de yine kurucusu Duru Ailesi imza attı.

Kuruluşunu gerçekleştirdiği Karaman ile birlikte tarım kenti Edirne, Duru Gıda'nın iki üretim üssü.

Karaman’da günlük kapasiteleri 610 tona ulaşan 6 tesisi faaliyet yürütürken, Edirne'de yıllık 183 bin ton bulgur ve bakliyat üretimi gerçekleştiriliyor.

Üretim tesislerinde, başta bulgur çeşitleri (sefer kitel, kuskus, firik vb.) ve bakliyatlar olmak üzere; pirinç, mercimek, nohut, kırmızı ve siyah fasulye, maş fasulyesi, börülce, patlayan mısır, karabuğday (greçka), çiya, bakla, bezelye, kinoa, arpa, darı ve keten tohumu, haşlanmış bakliyatlar ve hazır yemekler gibi ürünlerden oluşan 94 çeşitlik ürün, modern sistemlerle satışa hazır hale getiriliyor.

Katma değerli üretim ile öne çıktı Paketli ürüne ilk geçen firmalar arasında yer alan Duru Gıda, faaliyetlerinde katma değerli üretimi ön plana çıkardı.

Karaman’ın Zengen köyünden çıkarılan doğal taşlarla kurulan taş değirmen sisteminin modern üretim hatlarıyla entegre edilmesi, Duru Gıda’nın üretim modelinin merkezinde yer aldı.

Geleneksel öğütme yönteminin doğallığını koruyarak ileri teknolojiyle bir araya getiren Duru Gıda, bu entegrasyonu gerçekleştiren öncü marka olarak anılıyor.

Bu model, üretimde verimliliği artırırken, kaliteyi ve lezzeti muhafaza etme imkanı yaratıyor.

Duru Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Emin Duru, “Biz yalnızca üretim yapan bir şirket değiliz; tarımdan sofraya uzanan zincirin her halkasında sorumluluk alan bir yapıyız” diyerek bu bütüncül yaklaşıma dikkat çekiyor.

Duru Pratik, hızlı tüketime hitap ediyor Duru Gıda, değişen tüketim alışkanlıklarına paralel olarak ürün portföyünü de genişletiyor.

Bugün 94 farklı ürün çeşidine sahip olan şirket, bulgur ve bakliyatın yanı sıra hazır yemek ve haşlanmış ürün kategorilerinde de büyümesini sürdürüyor. 2019 yılında hayata geçirilen “Duru Pratik” markasıyla geliştirilen ürünler, özellikle hızlı tüketim ihtiyacına yanıt vererek yeni nesil tüketici beklentilerine de hitap etti.

Emin Duru, “Artık tüketici yalnızca kalite değil, pratiklik de bekliyor.

Katma değerli ürünler önümüzdeki dönemde büyümemizin ana itici gücü olacak” dedi.

Duru Gıda’nın büyüme stratejisinde ihracat önemli bir yer tutuyor.

Bugün 52 ülkeye ihracat yapan şirket, 132 ülkede marka tesciline sahip.

Avrupa bulgur pazarında yüzde 25 paya ulaşan Duru Gıda, bu alanda lider oyuncular arasında yer alıyor.

Yerli tarım ve sürdürülebilir üretim odağı Duru Gıda’nın üretim modelinin temelinde yerli tarım uygulamaları ve sürdürülebilirlik bulunuyor.

Yüzde 90 yerli tedarik oranıyla çalışan şirket, Türkiye’nin farklı bölgelerinde sözleşmeli tarım modeliyle çiftçilerle doğrudan iş birliği yürütüyor. 2018 yılında başlatılan Ahmet Buğdayı projesi ise bu yaklaşımın önemli bir parçası.

Kuraklığa dayanıklı yapısı ve yüksek verimiyle dikkat çeken bu yerli tohum, iklim değişikliğine karşı geliştirilen önemli çözümler arasında yer alıyor.

Duru Gıda, tarımın yanı sıra üretim süreçlerinde de sürdürülebilirlik odaklı yatırımlar gerçekleştiriyor.

Şirketin 2020 ve 2022 yıllarında iki etap halinde hayata geçirdiği güneş enerjisi yatırımları sayesinde toplam elektrik tüketiminin yüzde 58’i güneş panellerinden karşılanıyor.

Güçlü dağıtım ağı ve istihdam Duru Gıda, üretim ve ihracat gücünün yanı sıra istihdam ve dağıtım ağıyla da dikkat çekiyor. 542 kişiye doğrudan istihdam sağlayan şirket, Türkiye genelinde 20 bin satış noktasına ulaşırken Avrupa’da 5 binin üzerinde etnik satış noktasında tüketiciyle buluşuyor.

Bu yaygın erişim ağı, markanın hem iç pazarda hem de uluslararası pazarlarda güçlü bir konum elde etmesini sağlıyor.

Özellikle Avrupa’daki Türk ve etnik pazarlar üzerinden başlayan büyüme, zamanla ana akım perakende kanallarına da taşınmış durumda.

Bulgur ve bakliyat ürünlerinin stabil maliyet yapısı ve yüksek besin değeri, bu ürün grubunu gelecekte daha stratejik hale getirirken, Duru Gıda’nın bu alandaki uzmanlığı önemli bir avantaj sağlıyor.

Emin Duru, sözlerini şöyle tamamladı: “Gıda sektörü, geleceğin en kritik alanlarından biri.

Biz de bu sorumluluğun bilinciyle hareket ediyoruz.

Üretimden ihracat, tarımdan sosyal sorumluluğa kadar her alanda sürdürülebilir ve dengeli büyümeyi hedefliyoruz.

Türkiye’den doğan bir marka olarak dünya sofralarında daha güçlü bir yer edinmeye kararlıyız.”

İlgili Sitenin Haberleri