Haber Detayı

Plansız yatırımlar un sanayinde milli serveti eritiyor
şirket haberleri ekonomim.com
22/04/2026 09:36 (1 ay önce)

Plansız yatırımlar un sanayinde milli serveti eritiyor

Türkiye’de un sanayinde en önemli sorunun atıl kapasite olduğunu öne süren Karadeniz Un Sanayicileri Derneği “KUSAD” Başkanı Kamil Adem, “İhtiyacın çok üzerindeki yatırımlar nedeniyle ülkede ciddi bir milli servet kaybı yaşanıyor” dedi.

Türkiye’nin yıllık un üretiminde yaklaşık 9–10 milyon tonluk kırım ihtiyacı bulunmasına karşın toplam kapasitenin 35 milyon tona ulaştığını ifade eden Adem, buna rağmen sektörde yeni yatırımların sürmesinin sorunu derinleştirdiğini dile getirdi.

Adem, “Bugün ülkede isteyen istediği kapasiteyle, istediği yerde fabrika kurabiliyor.

Oysa yurt dışında belirli bir bölgede ihtiyaç varsa yatırım teşvik ediliyor, yoksa izin verilmiyor.

Türkiye’de ise çoğu zaman fizibilite yapılmadan yatırımlar devam ediyor” diye konuştu.

Mevcut tesislerin ortalama yüzde 30 kapasiteyle çalıştığını vurgulayan Karadeniz Un Sanayicileri Derneği Başkanı Kamil Adem, atıl durumdaki fabrikaların farklı üretim alanlarına dönüştürülemediğine dikkat çekerek “ Başka bir alana dönüşmeyen bu mevcut tesisler bir yandan büyük bir kaynak israfı ile ziyan olup giderken diğer yandan da yeni fabrika yatırımları hızla devam ediyor ve devlette buna bir sınırlama koymuyor.

İlginç yanı sektörden çıkanların yerini, ‘gıdada her zaman iş var’ düşüncesiyle hemen yeni yatırımcılar alıyor ve çoğu kısa sürede pişman oluyor.

Böyle bir durum var.

Sonuçta kaybeden ülkemiz oluyor “ ifadelerini kullandı.

İhracatta liderlik sürüyor Un ihracatında dünya liderliğini koruyan Türkiye’nin 2026 yılında da bu konumun devam ettireceğini öngördüklerini söyleyen Adem, ancak ihracatta kaliteli katma değeri yüksek ürünlere yönelmenin önemli olduğunu vurguladı.

Dünya üzerinde un pazarının savaş bölgelerinde daha güçlü olduğuna dikkat çeken KUSAD Başkanı “Çünkü savaş ortamı nedeniyle bu ülkelerde sağlıklı tarım yapılamıyor, kendi sanayilerini kullanamıyorlar.

Bu nedenle ihracat özellikle savaş bölgelerinde yoğunlaşıyor.

Savaş sonrası toparlanmaya başlayan bölgelerde ise düşüyor.

Mesela Irak pazarı neredeyse artık kapandı.

Kendi sanayilerini kurdular.

Şu an Suriye ve Afrika öne çıkıyor ama onlar da yavaş yavaş kendi üretim altyapılarını oluşturuyor.

Ama şu da var ki un ihracatımızın düştüğü bölgelerde Türk girişimcilerde fabrika kuruyorlar veya fabrika yapan şirketlerin ihracatı artıyor” dedi.

İthalat politikası sektörü sarstı 2024 yılında buğday ithalatının yasaklanmasının sektörde ciddi bir krize yol açtığını hatırlatan Kamil Adem, o dönemde firmaların büyük maliyet baskısı altında kaldığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü “Daha önce yurt dışından buğday alıp işleyerek unu ihraç ediyorduk.

Sistem buna göre kuruluydu.

İthalat yasaklanınca iç piyasadan daha pahalı yerli buğday almak zorunda kaldık. 250 dolarlık ithal buğday yerine 500 dolarlık yerli buğday kullanınca aradaki farkı firmalar finanse etti.

Bu sürdürülebilir değildi ve tüm sektör zora girdi.

Mal veremeyince de yabancı firmaların Türk şirketlere güveni sarsıldı.

İthalatın yeniden serbest bırakılmasıyla piyasa toparlanmaya başladı.

Ancak bu süreçte de bizden doğan boşluğu Rusya ve Mısır doldurdu.

Şimdi kaybettiğimiz pazarı geri almak için uğraşıyoruz.

Yüzde 30’unu ancak geri alabildik.

İthalatı bugün kapatıp yarın açmakla olmaz.

Devletin bu tür ani müdahaleleri sektörleri zora düşürüyor.

Nitekim benzer bir durum beyaz ette de yaşandı onlarda ciddi krize girdi. ”

İlgili Sitenin Haberleri