Haber Detayı
'Bir Adam Yaratmak', yeniden akıllara getirdi
En eskisi 153, en yenisi 89 yılda 4 ila 6 kuşağa hitap etti / ediyor. 'Bir Adam Yaratmak' ile yeniden akıllara gelen; "Sosyo-ekonomik dinamikler değişse de güncelliklerini neden hiç yitirmiyorlar?" sorusu ekseninde 4 eserin zamansızlıklarının nedenlerini mercek altına aldık
Üstat Necip Fazıl Kısakürek in Bir Adam Yaratmak adlı ölümsüz eseri, zamansızlığın sinematik bir manifestosu olarak gösterime girecek.
Yapımcılığını Filimetre Medya Yapım ın üstlendiği Bir Adam Yaratmak ı Murat Çeri yönetti.
Engin Altan Düzyatan ın Hüsrev i canlandırdığı filmin oyuncu kadrosunda; Deniz Barut, Altan Erkekli, Murat Serezli, Caner Topçu, Gülper Özdemir, Serpil Temur, Hakan Meriçliler ve İsmail Hakkı Ürün yer alıyor.
Bir Adam Yaratmak ın sinema filmi olarak çekilmesi, Türk klasiklerinin; değişen sosyo - ekonomik dinamiklere rağmen güncelliğini nasıl koruduğu ve her kuşağa nasıl hitap edebildiği sorusunu yeniden akıllara getirdi.
Bu bağlamda; Tanzimat’tan Cumhuriyet e, oradan modern döneme uzanan süreçte; toplumsal dönüşümleri, kültürel çatışmaları ve bireyin varoluş sancılarını sahneye taşıyan Türk klasiklerinden özel bir seçki yapmamız gerekirse 4 eserin, en az 4 kuşağın ilgi alanına girdiğini görüyoruz.
Türk tiyatro tarihinin köşe taşlarından olan bu eserlerden en eskisi; 153 yıl, en yenisi ise 89 yıldır kesintisiz olarak sahneleniyor.
EN AZ 4 KUŞAĞA HİTAP EDEN ESERLER ♦ Bir Adam Yaratmak...
Necip Fazıl Kısakürek ♦ Şair Evlenmesi...
Şinasi ♦ Vatan Yahut Silistre...
Namık Kemal ♦ Lüküs Hayat...
Ekrem Reşit Rey - Cemal Reşit Rey Türkiye ve dünyada yaşanan tüm sosyo - ekonomik dinamiklerinin değişimlerine rağmen 4 eserin, her kuşak tarafından ilgi görmesinin nedenlerini analiz edecek olursak zamansız bir kimliğe bürünmelerini sağlayan özellikleri ortaya daha net bir şekilde çıkıyor. • Bir Adam Yaratmak...
Necip Fazıl Kısakürek in 1937 de yazdığı oyun, ilk kez aynı yıl, İstanbul Şehir Tiyatroları nda sahnelendi.
Türk tiyatrosunun en güçlü entelektüel ve varoluşsal metinlerinden biri olan Bir Adam Yaratmak , başkarakter Hüsrev i canlandırmak, rolün zorluğu nedeniyle tiyatro oyuncuları için kariyerlerinin zirve noktası olarak görülüyor.
Merkezinde; insanın kaderi ve varoluşsal sorgulamaların zihinlerde oluşturduğu Nereden geldim, nereye gidiyorum? sorusu, Bir Adam Yaratmak ı, 4 kuşağın en çok ilgi gösterdiği eserlerden biri haline getirdi. • Şair Evlenmesi...
Şinasi tarafından 1859 da yazılan ve 1860 ta Tercüman-ı Ahvâl Gazetesi nde okurlara bölümler halinde ulaştırıldıktan sonra kitap olarak yayımlandı.
Tiyatro oyunu olarak ilk kez ne zaman sahnelendiği hakkında net bir tarih olmamakla birlikte, bazı kaynaklar bunun 1908 de ilan edilen II.
Meşrutiyet ten hemen sonrasına dayandığını belirtiyor.
Batılı anlamda yazılmış ilk Türk tiyatrosu metnine sahip olması hasebiyle tarihi bir saygı duruşu niteliği taşıyor.
Görücü usulü evlilik ve cehalet temasını komedi tarzında işlediği için halkın her kesimine hitap etti / ediyor.
Didaktik ve bir o kadar da eğlenceli bir yapıya sahip oyun, 5 kuşaktır gördüğü ilgi nedeniyle tiyatro sahnelerinin vazgeçilmez oyunları arasında yer alıyor. • Vatan Yahut Silistre...
Namık Kemal in 1872 de kaleme aldığı oyun, yazıldığı dönemden bu yana Türk milletinin kolektif hafızasında vatanseverliği en yüksek perdeden temsil eden eserlerden biri olarak 6 kuşak boyunca milli duyguların dışavurumu için bir meşale görevi görüyor.
İslam Bey ile Zekiye karakterleri üzerinden işlenen fedakârlık teması, izleyiciyi duygusal bir arınma sürecine sokuyor.
Oyun, ilk kez 1 Nisan 1873 te Gedikpaşa Tiyatrosu nda sahnelendikten sonra halkı sokağa dökecek kadar bastırılmış duyguların dışa vurumunu sağladı. • Lüküs Hayat...
İlk kez Cumhuriyet in 10 uncu yılı kutlamaları kapsamında 1933 te İstanbul Şehir Tiyatroları nda sahnelendi.
Metni; Ekrem Reşit Rey e bestesi ise Cemal Reşit Rey e ait olan müzikal, operet türünün en başarılı örneği olarak kabul ediliyor.
Eseri hiç seyretmeyenlerin bile sözlerini ve melodisini ezbere bildiği adeta bir sanat marşına dönüşen Lüküs Hayat , Batılılaşma sancılarını, hırsızlık - soyluluk paradoksunu ve halktan birinin yüksek sosyeteye girmesiyle yaşanan absürtlükleri hicivle anlatıyor.
Halktan birinin yüksek sosyeteye girmesiyle yaşanan komik durumlar, her devirde güncelliğini koruyor.
Lüküs Hayat , o komik durumlara sahip hikâyesiyle 4 kuşağın ilgi alanına yüksek ölçüde girmeyi başardı.