Haber Detayı
DEM Parti'den komisyona 'Öcalan' çağrısı
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, 'Komisyona çağrımızı yineliyoruz, yerinde sayma halinde durmamak gerekiyor. Öcalan dinlenmeli, Öcalan'ın görüşleri ve önerileri bir şekilde bu komisyona akmalı.' dedi.
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin MYK toplantısı gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. 'YAPMAYIN' Doğan’ın açıklamalarında öne çıkanlar şöyle: Süreç karşıtlığı üzerinden toplumsallaşma inşa edilemez.
Bu çok tehlikeli bir senaryo, bu çok tehlikeli bir oyun.
Böyle oyunlar kuranları en başında buradan uyarmak durumundayız ve uyarıyoruz: Yapmayın!
Bu tür oyunlardan medet umanlar da bilmeliler ki bu tür oyunlarla başarıya ulaşamazlar.
Ve biz bu oyunları boşa çıkartabilecek deneyime de sahibiz. 'KAYGI YARATIYOR' Komisyon çalışmaları devam ediyor, bunu süreç başlığından sonra değerlendireceğim ancak önce süreçle, Barış ve Demokratik Toplum Süreci ile başlamak istiyorum.
Yaptığımız değerlendirmelerden süzülen bir bilgi olarak süreç istenilen hızda ilerlemiyor.
Bu açıdan baktığımızda, bu monotonluk kamuoyunda kaygı yaratıyor, bunu görüyoruz.
Mayıs ayında PKK kongresini topladı.
Kongresini topladıktan sonra fesih kararını duyurdu.
Fesih kararından sonra silahlarını temmuz ayında yakarak imha etti.
Somut adımlar attı.
Taleplerini ifade etti örgüt olarak.
Öcalan'ın çağrısının stratejik bir çağrı olduğu, taktiksel bir çağrı olmadığı, bütüncül bir şekilde ele alınması gerektiği defalarca bizim tarafımızdan da yine dile getirildi. 'YETERSİZ' Peki, bunlara karşılık neler oldu diye bakalım.Türkiye'de ezberleri bozan. 'Umut Hakkı'ndan tutalım da Öcalan'ın Meclis'e gelip konuşma yapmasına kadar Türkiye'de ezberleri bozan açıklamalar oldu ve bunlar çok kıymetliydi.
Çünkü söze bir alan açılmaya çalışılıyordu.
Ancak sorunun derinliği, sorunun kökleri, sorunun nedenleri, sorunun tarihsel, sosyolojik, siyasal, ekonomik boyutları dolayısıyla yetersiz.
Mesele bu.
Komisyon, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu olarak kuruldu.
KOMİSYONA ÖCALAN ÇAĞRISI Yalnızca dinlemelerle yol alabilen bir süreç olamaz, olmamalı.
Nitekim hem komisyon başkanı hem Meclis Başkanı Sayın Kurtulmuş bugün komisyonun toplantısı öncesi yaptığı açılış konuşmasında şu ifadeleri kullandı.
Şimdi kendileri açısından planladıklarından daha disiplinli bir süreç olduğunu ifade ediyor komisyon sürecinin, 'Kimsenin fikirlerine müdahale etmedik bu süreçte' diyor, 'konuştuklarına müdahale etmedik' burada DEM Parti olarak bir düzeltme yapmak isteriz, müdahale edildi.
Çok önemli bir taraf, ana bir aktör, Öcalan.
Yalnızca silahsızlanmaya indirgeyemeyeceğimiz, yalnızca bu kapsamda değerlendiremeyeceğimiz, çatışmasızlığın kalıcı hâle getirilebilmesi ve demokratik entegrasyon projesinin hayata geçmesi için mutlaka dinlenmesi gereken bir ana aktör.
Komisyona çağrımızı yineliyoruz, yerinde sayma halinde durmamak gerekiyor.
Madem ezberleri bozmaktan, madem tabuları yıkmaktan bahsediyoruz, o halde cesaretle Meclis'te söylenmiş söze sahip çıkmak gerekir: Öcalan dinlenmeli, Öcalan'ın görüşleri ve önerileri bir şekilde bu komisyona akmalı. 'SÖZÜNE ALAN AÇILMALI' Olması gereken bir şeyi yapmamanın ya da üzerine tartışmanın bir anlamı yok.
Bu zaman kaybettirir.
Daha hızlı ilerlemek için de bunu geciktirmeden hayata geçirmek gerekiyor.
Yalnızca çatışma çözümüne odaklı bir yaklaşımınız bile olsa ki bu mesele yalnızca çatışma çözümüyle, çatışmasızlık boyutuyla geçici bir biçimde odaklı bir yaklaşım olamaz, yüzeysel bir yaklaşım olamaz, daha derinlikli bir yaklaşımı gerektirir.
O halde Öcalan'ı ana aktör olarak mutlaka dinlemeli, sözüne alan açmalı ve temas kurmalısınız.
Bugün burada, milyonlara sesleniyoruz DEM Parti adına: Süreç yalnızca siyasi partilerin, yalnızca iktidar blokunun insafına bırakılabilecek bir süreç değil.
Bu sürecin toplumsallaşması, bu sürecin her birimiz tarafından kendi hayatlarımıza sahip çıkıyormuşçasına desteğe sarılıp sarmalanmaya ihtiyacı var.
Kırılgan noktalarının arttırılmasına değil, aksine güçlü yanlarının arttırılmasına ihtiyacı var.
O yüzden hep birlikte barış ve demokratik toplum sürecine sahip çıkıp, Meclis'in yeni dönemde yeni yasalarla Türkiye'yi demokratikleştirecek, hepimizin özlem duyduğu eşit, özgür, demokratik bir Türkiye'ye bizleri götürebilecek yolu açacak, düzenlemeleri yapacak, bu mesaiyi yapacak, toplumla yeniden bütünleşecek bir mesai yapması konusunda kararlılığı gösterecek bir Meclis dönemi olmasını temenni ederiz."