Haber Detayı
Müşteri her zaman haklı değildir
Restoranların zor günlerden geçtiği malum. Artan maliyetler, değişen müşteri profilleri, kızışan rekabet ortamı işleri yeterince zorlaştırıyor. Sizler müşteri olarak üzerine tuz biber olmak istemiyorsanız dikkat etmeniz gerekenler basit. Üstelik iyi bir müşteri olmak sizin aldığınız keyfi de katlayacak.
AYDİL DURGUNaydil.durgun@dunya.comGeç gelenler daha kötüsü hiç gelmeyenler Yaptığınız rezervasyon sizin için sıradan bir gün planlamasında yer alan başlıklardan biri olabilir.
İptal etmeniz durumunda sizin gününüz etkilenmeyecek belki ama restoranın bütün planlamasının alt üst olmasına neden olabilirsiniz.
Çoğu restoran rezervasyonunuza makul bir süre kala arayıp teyit alıyor.
Bu teyitleşmeden sonra, çok önemli bir engel olmadığı sürece, restorana gitmemek kabalıktır.
Özellikle pandemi sonrası hayatımıza giren grup rezervasyonlarında önden ödeme talep eden mekanlar, hoş karşılanmasa da bunu yapmalarına neden olan onlarca kötü tecrübe olduğunu unutmayın.
Rezervasyon yaptırırken hesaplamanızdan yarım saat sonrasına rezervasyon yaptırın.
Biraz erken giderseniz de sorun değil; masanız uygunsa zaten yardımcı olurlar ya da barda oturabilirsiniz.
Özellikle akşam servisinde masaları döndüren mekanlar için zamanında gitmeniz önemli.Nezaket yoksunları ya da her şeyin en doğrusunu bilenler “Lütfen”, “teşekkürler” gibi en basit nezaket kurallarından yoksun müşteriler çalışanların modunu tahmin ettiğinizden daha fazla düşürebiliyor.
Bu kelimeler masanızla ilgilenen çalışanın yüzündeki gülümsemeyi profesyonellikten gerçeğe dönüşmesini sağlayabilir.
Elbette iki kelimeyle nezaket sahibi olunmuyor.
Sipariş verirken ya da menüyle ilgili bilgi alırken yeme-içmeye dair ne biliyorsanız ortaya dökmeye çalışmayın.
Belki de karşınızda oturan insanı etkilemeye çalışıyorsunuz, anlıyoruz ancak emin olun yakalamaya çalıştığınız etkinin tam tersi bir tepki yaratıyorsunuz.
Ne istediğini bilen, bilinçli müşteri elbette iyidir ama ukalalıkla arasında o kadar da ince olmayan bir çizgi var.
Geçmediğinizden emin olun.
Bir de eminiz ki siz “bunu İtalya’da yediğinizde böyle değildi”.
Restoranın orijinal İtalyan mutfağı servis etme gibi bir vaadi yoksa İtalya anılarınızı anlatmak için başka bahane bulun.Kendini evinin salonunda hissedenlerBir mekana girdiğiniz gibi gözünüze kestirdiğiniz boş masaya oturmayın.
Yerini pek beğendiğiniz o masanın boş olmasının bir nedeni olabilir: Rezervasyon.
Bir çalışanın gelip sizi uygun masalara yönlendirmesini bekleyin.
Aksi halde bir güzel yerleştiğiniz masadan kaldırılabilirsiniz.Temizliğe girişenlerBu gruptakiler genelde iyi niyetli olsa da çalışanların işini zorlaştırdığı bir gerçek.
Boşalan tabakları üst üste koyarak aslında masadan alıp taşıması zor bir hale getiriyorsunuz.
Halihazırda boşları toplayan bir çalışanın eline bir şey tutuşturmaya da çalışmayın.
Boşları taşımanın incelikleri var.
Bırakalım işi bilenler, bildiği gibi yapsın.
Aksi halde birkaç saniye sonra yere düşen tabak ve çatal-bıçakların sesi kulağınızda çınlayabilir.Arkadan konuşanlarKötü deneyim yaşadığınız mekanlar elbette var.
Servis aksamış, siparişiniz yanlış/ eksik gelmiş olabilir.
Ancak bu deneyimizi koşarak internette kötü bir yorumla, düşük puanlarla “taçlandırmak” yerine çalışanlarla paylaşmayı deneyebilirsiniz.
Bir eksikleri varsa mekana bunu telafi etme şansı bile vermeden kötü yorumlara boğmayın.
Küçük bir not: Menü dışında bir şey istediğinizde mekan bu talebinizi karşılamak zorunda değil.
Bu reddedilmeyi kişisel algılamayın; kaba davranışlarınıza ya da kötü yorumlarınıza bahane etmeyin.Yoğunlukta fotoğraf İsteyenlerBir cuma akşamı, arkadaşlarınızla uzun süredir planladığınız o buluşma gerçekleşti.
Yemekleriniz gelmiş, masa donatılmış… Bu buluşmayı fotoğraflamak gerek.
Ancak bir türlü istediğiniz kareyi elde edemiyorsunuz.
Sağ baştan çek, sol baştan çek, yok yok olmadı telefonu yan tut… En iyisi çalışanlardan istemek değil mi?
Değil… Çünkü mekanda tam bir cuma kalabalığı var; daha donatılması gereken masalar var.
Mutfakla salon arasında koşturan çalışanı fotoğraf için masaya çağırmanın zamanı değil.
Biraz sakinleştiğinde elbette rica edebilirsiniz.
Tabaklar boşalmış olsun varsın, merak etmeyin kimse “şuna bak yemek yememişler” demez.Ağzınızda kuşla masaya gelseniz de memnun olmayanlarGelin kabul edelim; eğer güzel bir akşam geçirmek için dışarı çıkmadıysanız sizi memnun edebilecek bir mekan dünya üzerinde yok.
Servisle ilgili her şey mükemmel olsa bile çalışanların kontrolü dışındaki etkenlerden rahatsız olduysanız da bunu kendinize saklayın.
Ortamın gürültüsü (kalabalık, özellikle doğum günü gibi kutlamaların olduğu masaların sesi fazla çıkar), fazla güneş alması, fazla soğuk olması (ki zaten o masaya oturmadan hava koşulları konusunda nazikçe uyarılmıştınız), yan masadan gelen sigara dumanı (evet sağlığa zararlıdır ama yasal olarak içilebilen alanlarda oturmayı tercih etmemeliydiniz) çocuk gürültüsü… Bunlar çalışanların sizin için düzeltebileceği şeyler değil.
Tamamen sizin önceliklerinizin devrede olduğu bu durumlarda seçim sizin, sonuçlarına katlanmak da size kalıyor.Mekanı ofise çevirenlerYine pandemi sonrası hayatımıza giren uzaktan çalışma, yeni bir müşteri profilinin de ortaya çıkmasına neden oldu.
Bir tane siparişle saatlerini geçiren, telefonundan bilgisayarına her şeyini prize takıp yayılan, zoom toplantısına hiç istemediğimiz halde dahil olduğumuz o müşteri. “İstediğim kadar sipariş veririm, ben müşteriyim” diye düşünüyor olabilirsiniz ancak kullandığınız internet, elektrik, sizin orada oturduğunuz sürede belki de üç kere dönecek masa… İçtiğiniz bir kahve ne kadar pahalı olursa olsun o maliyeti karşılamıyor.
Eve kapanmak zorunda değilsiniz elbette; çalışan dostu mekanlar ya da paylaşımlı çalışma alanlarını tercih etmelisiniz.