Haber Detayı
MSB’den net mesaj: Karadeniz’de Montrö çizgisi değişmeyecek
Milli Savunma Bakanlığı, NATO yapılanmaları ve Karadeniz güvenliği tartışmalarına açıklık getirerek, “Montrö’den taviz yok, bölgesel sahiplik esastır” dedi. Türkiye’nin hem sahada hem karar mekanizmalarında aktif rol aldığı vurgulandı.
Milli Savunma Bakanlığı, son dönemde gündeme gelen NATO karargâhları ve Karadeniz’deki askeri faaliyetlere ilişkin tartışmalar üzerine kapsamlı bir açıklama yaptı.
Açıklamada, kamuoyunda yer alan bazı değerlendirmelerin eksik ve yanıltıcı olduğuna dikkat çekilerek, Türkiye’nin güvenlik politikasının temel ilkeleri net şekilde ortaya kondu.Bakanlık, Karadeniz’e yönelik stratejinin iki ana eksen üzerinde şekillendiğini belirtti: bölgesel sahiplik ilkesi ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi.
Açıklamada, bu iki unsurdan herhangi bir taviz verilmesinin söz konusu olmadığı özellikle vurgulandı.Türkiye’nin yaklaşımına göre Karadeniz’de güvenliğin öncelikle kıyıdaş ülkeler tarafından sağlanması gerekiyor.
Bu politika sayesinde bölgenin bugüne kadar geniş çaplı bir çatışma alanına dönüşmediği ifade edilirken, Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde Montrö hükümlerinin kararlılıkla uygulanmasının da bu dengeyi koruduğu belirtildi.Öte yandan Türkiye’nin NATO içindeki rolünün de dönüşüm geçirdiğine işaret edildi.
NATO’nun yeni savunma ve caydırıcılık konsepti kapsamında oluşturulan çok uluslu yapılar içinde Türkiye’nin sadece katkı sağlayan değil, yön veren bir aktör haline geldiği ifade edildi.Bu çerçevede Karadeniz’de oluşturulan Birleşik Görev Kuvveti (CTF-Black) ile çok uluslu kolordu karargâhı gibi yapıların Türkiye’nin inisiyatifiyle şekillendiği ve ulusal güvenlik öncelikleri doğrultusunda yürütüldüğü aktarıldı.
Karadeniz’deki komuta ve ev sahipliği rolünün belirli bir süre Türkiye’de olacağı bilgisi de paylaşıldı.Açıklamada ayrıca, Ukrayna bağlamında kurulan çok uluslu girişimlerin NATO’dan bağımsız olduğuna dikkat çekilerek, bu yapılarda da Montrö’nün belirlediği hukuki çerçevenin esas alındığı belirtildi.MSB, savunma ve güvenlik konularının spekülasyona açık olmaması gerektiğini vurgulayarak, kamuoyunun yalnızca resmî açıklamaları dikkate almasının önemine işaret etti.Ayrıca açıklamada, düşen C-130 uçağına ilişkin iddialarla ilgili teknik incelemenin sürdüğü, nihai raporun tamamlanmasının ardından şeffaf şekilde paylaşılacağı ve konu hakkında yasal sürecin başlatıldığı da bildirildi.