Haber Detayı

Hüsamettin Koçan'dan öze dönüş sergisi
Kültür - sanat nefes.com.tr
02/04/2026 12:04 (8 saat önce)

Hüsamettin Koçan'dan öze dönüş sergisi

Usta sanatçı Hüsamettin Koçan’ın ‘Ben Bu’ isimli sergisi, CerModern’de sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Doğduğu köy olan Bayburt’taki Baksı Köyü’ne kurduğu ‘Baksı Müzesi’ ile bilinen Koçan’ın, Ankara’daki sergisinde Şamanizm’den Selçukluya ve Osmanlıya uzanan Anadolu kültüründen etkilendiği eserleri yer alıyor.

HAŞİM KILIÇ / NEFESHüseyin Koçan’ın kendisiyle hesaplaştığı ve kendi varlığını sorguladığı sergisi ‘Ben Bu’, CerModern’de sanatseverlerle buluştu.

Sanatçı, Şamanizm’den Selçukluya ve Osmanlıya uzanan Anadolu kültürünü eserlerine yansıtırken göç, gurbet ve kültürel yabancılaşma gibi konuları merkeze alıyor.

Baksı Müzesi koleksiyonundan ve İstanbul’daki atölyesinden eserlerin yer aldığı sergi, 29 Nisan’a kadar CerModern’de ziyaret edilebilecek.NEFES’e özel açıklamalarda bulunan Koçan, sanat yolculuğunun çocukluk yıllarına uzandığını anlattı.

Bayburt’ta sanat enstitüsünde eğitim aldığını belirten Koçan, eğitim hayatının yönlendirilmesinde dönemin yerel idarecilerinin etkili olduğunu söyledi.

Gümüşhane’de liseye kabul edilmediklerini dile getiren sanatçı, “Gümüşhane vilayet, Bayburt kaza olduğu için bizi liseye almadılar. ‘Sanat okuluna gitsinler’ dediler.

Böylece hasbelkader sanat lisesine gittik” dedi.HER FIRSATTA KÖYÜME DÖNDÜMUzun yıllar yöneticilik yaptığını ve sanat üzerine derinlemesine düşündüğünü ifade eden Koçan, Türkiye’de sanat ortamının giderek yabancılaştığını savundu. “Bizim bu sanatımız ne olacak diye çok düşündüm.

Kaybolan, yabancılaşan bir kültür ortamına teslim olmuş gibi geldi bana” diyen Koçan, bu nedenle her fırsatta köyüne döndüğünü, âşıkları ve masalları dinlediğini belirtti.

Bu birikimin eserlerine yön verdiğini vurguladı.UYGULAYARAK ÖĞRENMEKEğitim sistemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Koçan, geçmişteki geleneksel modelin önemine dikkat çekti.

Çocukların üretime katılarak öğrenmesi gerektiğini söyleyen sanatçı, “İktidarlar yıllarca sürüyor fakat her gelen Milli Eğitim Bakanı yeni bir eğitim modeli getiriyor.

Oysa bizim modelimiz belli: uygulayarak öğrenmek.

Çocuk üretime katılarak kimliğini oluşturur” diye konuştu.Anadolu’nun binlerce yıllık birikimine işaret eden Koçan, Hitit’ten Selçuklu’ya, Osmanlı’dan günümüze uzanan kültürel sürekliliğin eğitim ve üretim ilişkisi üzerinden şekillendiğini dile getirdi.

Ahilik gibi meslek örgütlerinin aynı zamanda birer eğitim kurumu olduğunu hatırlatan sanatçı, bu deneyimlerin bir araya gelmesiyle güçlü bir kültürel zemin oluştuğunu ifade etti.MASALLARIN ÖNEMİMasalların toplum üzerindeki etkisine de değinen Koçan, Anadolu insanının değer dünyasının bu anlatılarla şekillendiğini söyledi.

Koçan, “Masallar, doğru ve haklı olandan yana olursan kazanırsın der.

Biz bu ideolojiyle yetiştik.

Anadolu insanı kendisini başkalarının mutluluğu için feda edebilen bir insandır.

Bu derin bir hümanizmadır” ifadelerini kullandı.TEKRAR EDEN TOPLUMLAR GELİŞEMEZSon dönemde Türkiye’de kültürel yabancılaşmanın arttığını belirten Koçan, bu durumun sanat üretimini de etkilediğini dile getirdi.

Sanatçının kendi hikâyesini anlatması gerektiğini vurgulayan Koçan, “Başkalarının hikâyesini anlatan sanatçı olmaz.

Tekrar eden toplumlar gelişmez” dedi.Geleneksel el sanatlarının turistik bir nesneye indirgenmesine de eleştiri getiren Koçan, özgün üretimin önemine dikkat çekti.

Sergide yer alan eserlerinde Osmanlı ve Selçuklu referanslarını modern bir yaklaşımla ele aldığını belirten sanatçı, “Osmanlı serisinde iktidar işaretleri üzerine bir sistem kurdum.

Her üçe üç kare bir yılı temsil ediyor.

Toprağı kullandım çünkü Anadolu’nun hikâyesini anlatıyorum” diye konuştu.

Eserlerinde kullandığı tekniklerin özgünlüğüne vurgu yapan Koçan, malzemenin de gelenek tarafından şekillendirildiğini söyledi.

Selçuklu’nun Anadolu’daki en büyük kültürlerden biri olduğunu ifade eden sanatçı, çamur gibi temel malzemeleri kullanarak bu mirası yeniden yorumladığını belirtti.Anadolu’daki gündelik yaşamın estetik zenginliğine de dikkat çeken Koçan, kasap, berber ve demirci dükkânlarının güçlü bir görsel dil sunduğunu söyledi.

Bu unsurlardan ilham aldığını belirten sanatçı, geleneksel bir form olan köpek çengeli motifini büyüterek heykel formuna dönüştürdüğünü anlattı.GELENEK YENİLİKLE ANLAM KAZANIRSanatta en büyük tehlikenin tekrar ve kopya olduğunu vurgulayan Koçan, estetik dönüşümün önemine dikkat çekti. “Etkilendiğiniz şeyi estetik bir dönüşüme uğratabiliyorsanız sanat yaparsınız.

Aksi takdirde sadece teknik üretirsiniz” diyen sanatçı, tekniğin tek başına yeterli olmadığını, derinlik kazandırılması gerektiğini ifade etti.

Kendisini bir gelenekçi olarak tanımlayan Koçan, geleneğin ancak yenilikle birlikte anlam kazandığını sözlerine ekleyerek “Tekrar eden toplumların geleneği de yoktur, geleceği de yoktur.” diye konuştu.

İlgili Sitenin Haberleri