Haber Detayı
ETO/Metin Güler: 2026’daki şoku atlatamayabiliriz
ETO Başkanı Metin Güler, yüksek finansman maliyetleri ve küresel gelişmelerin etkisiyle işletmelerin ağır baskı altında olduğunu belirterek, “Tasarruf etmek durumundasınız ama bittik, tükendik. Yarın sabah savaşın sona erdiğini düşünsek bile 2026 yılındaki bu şoku atlatamayabiliriz” dedi
ABDULLAH SÖNMEZ Eskişehir Ticaret Odası’nın (ETO) mart ayı meclis toplantısında konuşan Başkan Metin Güler, savaşlar, enerji fiyatları ve emtia piyasalarındaki yükselişlerin üretim üzerindeki baskıyı derinleştirdiğine dikkat çekti.
İş dünyası zaten baskı altındayken son yaşanan jeopolitik gelişmelerin işletmeleri daha da olumsuz bir tabloyla karşı karşıya getirdiğini aktaran Güler, karlılığın zayıfladığını ve ekonomik öngörülebilirliğin giderek zorlaştığını kaydetti.
Finansman maliyetlerinin ulaştığı seviyeye dikkat çeken Metin Güler, işletmelerin sürdürülebilirliğinin ciddi tehdit altında olduğunu belirterek, “Şu anda finans maliyetlerinin geldiği noktayı hep birlikte görüyoruz.
Kamu bankalarında dahi spot kredilerde yüzde 48-50 seviyeleri telaffuz edilir hale gelmiş durumda, bazı finansman kanallarında bu oranların yüzde 55-60’a kadar çıktığını görüyoruz.
Bu şartlarda hangi tüccar, hangi sanayici kredi kullanabilir?
Aylık maliyetlerin yüzde 4’ün üzerine çıktığı bir tabloda hiçbir işletmenin bu yükü taşıması mümkün değil.
Ben hangi iş insanıyla konuşsam, ortaya çıkan matematiksel tablo herkesin yaptığı işten soğuduğunu gösteriyor.
Bu süreç artık tüccarımızı çalışırken batma dönemine getirmiştir.
Bu çok net bir gerçektir ve böyle devam ederse kapanan işletme sayılarında ciddi artışlar göreceğiz” diye konuştu. “Enflasyon hedeflerinin gerçekliği kalmadı” Ekonomi politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Güler, enflasyonla mücadelede belirlenen hedeflerin mevcut koşullarda gerçekçiliğini yitirdiğini ifade etti.
Sıkı para politikasının ticaret üzerindeki baskısını artırdığını belirten Güler, bu politikanın dozunun yeniden ayarlanması gerektiğini dile getirdi.
Küresel gelişmelerin etkisinin orta vadede de devam edeceğini vurgulayan Güler, önümüzdeki döneme ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Bugün yaşanan gelişmeler sadece bugünü değil önümüzdeki yılları da etkileyecek nitelikte.
Körfez bölgesinde yaşanan olayların etkisini kısa sürede ortadan kaldırmamız mümkün görünmüyor.
Yarın sabah savaş sona erse bile bu ekonomik şoku yaşamaya devam edeceğiz. 2025 yılında birçok işletmemiz finans maliyetlerine çalıştı, yani kazandığını faize verdi. 2026’nın çok daha zor geçeceğini düşünüyorum.
Vatandaşın altına, dövize yönelmesi de bu güvensizliğin bir sonucu.
Ekonomide yaklaşık 50 milyar dolarlık bir çıkıştan bahsediliyor, bu tabloyu doğru okumak zorundayız.” “Üretim pandemi dönemine eş değer hale geldi” Üretim tarafında yaşanan daralmaya dikkat çeken Metin Güler, mevcut durumun pandemi dönemine benzer bir seviyeye ulaştığını ifade etti.
Nakit akışının işletmeler açısından en kritik unsur haline geldiğini belirten Güler, “Şu anda üretim tarafımız pandemi dönemine eş değer bir noktaya gelmiş durumda.
İşletmelerimizin en büyük sorunu nakit akışıdır.
En değerli şey şu anda nakit.
Önümüzdeki dönem için verilen siparişler, alınan ham maddeler var ve bunların satılması gerekiyor.
Satamazsanız borcunuzu ödeyemezsiniz, taahhütlerinizi yerine getiremezsiniz.
Bu yüzden tüm üyelerimizin çok daha dikkatli olması gerekiyor.
Gerçekten hassas bir dönemden geçiyoruz ve herkesin bu süreci temkinli yönetmesi şart” ifadelerini kullandı.
Ekonomide öngörülebilirliğin önemine dikkat çeken Güler, küresel belirsizliklerin sona ermesinin iş dünyası açısından kritik olduğunu belirterek, savaş ortamının bir an önce sona ermesi temennisinde bulundu.