Haber Detayı
Borsa İstanbul'da 18.000 puan hayal mi? Tonguç Erbaş'tan ‘savaş’ denklemi
Nasıl Bir Ekonomi TV YouTube kanalında yayınlanan Ekonomi Masası programında değerlendirmelerde bulunan Ahlatçı Holding Strateji Direktörü Tonguç Erbaş, küresel belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin gölgesinde Borsa İstanbul’un geleceği, Merkez Bankası’nın faiz adımları ve enflasyon beklentilerine dair kritik analizlerde bulundu. Erbaş, özellikle savaşın süresinin piyasa fiyatlamaları ve ekonomik hedefler üzerinde temel belirleyici olacağını vurguladı.
Tonguç Erbaş, Borsa İstanbul yatırımcıları için mevcut durumu "Savaş biterse ucuzuz, savaş devam ederse pahalıyız" şeklinde özetledi.
Piyasadaki fiyatlamaların tamamen savaşın gidişatına endekslendiğini belirten Erbaş, 13.000 puanlık 50 günlük ortalamanın kritik bir eşik olduğunu ifade etti.
Bu seviyenin üzerindeki kalıcılığın pozitif bir sinyal olduğunu, ancak altındaki seviyelerin belirsizlik ve "zaman geçirme" olarak görülebileceğini dile getirdi.
Erbaş, tedarik zinciri ve enerji maliyetlerindeki artışın kısa sürmesi halinde, borsada daha önce hedeflenen 17.000 - 18.000 puan seviyelerinin rahatlıkla görülebileceğini öngörüyor.
Merkez Bankası'nın faiz kararı ne olur?
Merkez Bankası’nın 22 Nisan’daki faiz kararına dikkat çeken Erbaş, bankanın piyasadaki enerji maliyetlerini ve riskleri yakından takip ettiğini belirtti.
Petrol fiyatlarının 100 doların üzerinde kalmaya devam etmesi ve savaşın etkilerinin nisan-mayıs aylarına sarkması durumunda, TCMB’nin faiz artışına gidebileceği uyarısında bulundu.
Buna karşılık, petrol fiyatlarının 80 dolara gerilemesi ve barış müzakerelerinin başlaması durumunda faizlerin sabit tutulabileceğini, ancak bu senaryoda bile Türkiye’nin iki toplantılık bir faiz indirimi fırsatını kaçırmış olacağını ifade etti.
Enflasyonda ‘önden yüklemeli’ fiyatlama riski Enflasyon tarafında mart ayı beklentilerini aylık %2,60 ve yıllık bazda %31,71 olarak açıklayan Erbaş, savaşın yarattığı ek yüklerin yıl sonu hedeflerine en az 2 ila 4 puan ekleyebileceğini belirtti.
Özellikle üreticilerin ve piyasa aktörlerinin enflasyon psikolojisindeki bozulmaya dikkat çeken Erbaş, maliyetlerin ileride daha da artabileceği endişesiyle ‘önden yüklemeli’ zamlar yapılmaya başlandığını, bu durumun enflasyon karakteristiğini olumsuz etkilediğini vurguladı.
Savaşın mayıs sonuna kadar uzaması halinde yıl sonu enflasyonunun beklenenden daha yüksek seviyelerde gerçekleşebileceğini sözlerine ekledi.
Dolarizasyon yerine ‘güvenli liman’ altın Türkiye'de bireysel ve kurumsal tarafta ciddi bir dolarizasyon veya panik havası öngörmediğini belirten Erbaş, vatandaşların artık döviz yerine altını tercih ettiğini dile getirdi.
İnsanların gram altını hem döviz kurlarındaki olası yükselişlere karşı bir korunma aracı hem de küresel belirsizliklere karşı "güvenli liman" olarak gördüğünü ifade etti.
Mevcut ekonomik programın devam etmesi durumunda döviz tarafında sert bir hareketlilik beklemediğini, birikimlerin daha çok altın üzerinden değerlendirildiğini belirtti.
Yıl sonu beklentileri ne yönde?
Her şeyin olumlu gitmesi durumunda yıl sonunda %24-26 bandında bir enflasyon ve %30-32 seviyelerinde bir faiz denkleminin oluşabileceğini öngören Erbaş, bu iyimser senaryonun gerçekleşmesinin, savaşın nisan ayı içerisinde veya en geç mayıs başında sona ermesine bağlı olduğunun altını çizdi. 17 kritik maden ve 1,3 milyar nüfus: Türkiye'nin stratejik gücüEkonomi