Haber Detayı

Yorgancılar: Türkiye’nin olmadığı bir plan AB için daha maliyetli hale gelir
Ekonomi ekonomim.com
31/03/2026 00:00 (5 gün önce)

Yorgancılar: Türkiye’nin olmadığı bir plan AB için daha maliyetli hale gelir

Avrupa Birliği’nin Hindistan ve Güney Amerika ülkeleri ile imzaladığı serbest ticaret anlaşmaları ile Türkiye’nin sistemin dışına itildiğini belirten EBSO Başkanı Ender Yorgancılar, Türkiye’nin olmadığı bir planın AB’ye maliyetinin yüksek olacağını söyledi.

AHMET USMAN Son birkaç yıldır dünya ekonomisi çok hızlı bir değişim ve dönüşüm sürecine girdi.

ABD’nin Donald Trump ile korumacılık politikalarına yöneldiği, bunun tam tersi olarak Çin’in serbest ticareti savunmaya başladığı global ekonominin aslında ne kadar kırılgan bir zemin üzerinde bulunduğu İsrail ve ABD’nin İran’a karşı başlattığı saldırı ile bir kez daha ortaya kondu.

Bu süreçte ABD’nin geleneksel olarak birlikte hareket ettiği AB ülkelerine yönelik agresif bir tutum sergilemesi, AB’yi yeni yollar aramaya itti.

AB de bu kapsamda çözümü uzun yıllardır sürdürdüğü serbest ticaret anlaşmaları görüşmelerini hızlandırmakta buldu.

AB-Hindistan STA, AB-Mercosur STA, Made in Europe, güncellenemeyen Gümrük Birliği ile AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi gelişmeleren en fazla etkileyeceği ülke ise Türkiye olacak gibi görünüyor.

AB’nin kendisine yeni yollar açma gayreti ile oluşturduğu yeni tablonun negatif tarafında Türkiye’nin bulunduğunu dile getiren Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, bu sürecin kaybedeninin Türk sanayisi ve Türkiye olduğunun açıkça göründüğünü ifade etti.

Özellikle de Hindistan ile yapılan anlaşmanın, başta tekstil ve hazır giyim, otomotiv yan sanayi, demir-çelik, yazılım, kimya ve ilaç sektörleri olmak üzere tüm sektörlerin çok ciddi yara almasına sebep olacağını ifade eden Yorgancılar, “Bu süreç sanayimizin pazarını kaybetmesine, yerli üreticimizin küçülmesine, ülkemizin rekabet gücünün azalarak, sanayisizleşme riskinin belirginleşmesine neden olacaktır.

Stratejik üstünlüğü ele geçirmeyi, pazarı büyütmeyi, yeni yatırımlarla ve teknoloji transferi ile rekabet gücünü artırmayı sağlayacak olan ve 2 milyar insanı kapsayan böyle stratejik bir anlaşma karşısında somut adımlara ihtiyaç var” dedi.

Türkiye’nin; Avrupa’nın savunma, enerji güvenliği ve düzensiz göç riskleri ile ilgili Türkiye’ye olan ihtiyacı, Türkiye’nin olmadığı bir planın AB için maliyetinin birçok alanda çok daha yüksek olması, jeostratejik gücü gibi güçlü yönlerini kullanması gerektiğini hatırlatan Yorgancılar, önümüzdeki dönem Türkiye-AB ekonomik ilişkilerinin seyri, gelecekte ortaya çıkacak riskler ve fırsatlar ile Türkiye’nin bu dönüşüm sürecinde atması gereken adımlar hakkındaki görüşlerini EKONOMİ ile paylaştı.

Türk sanayicisi halihazırda uluslararası rekabette zorlandığı bir dönemi yaşıyor.

Sanayici uluslararası rekabette öncelikle maliyet açısından ciddi şekilde ayrışıyor.

Maliyet, hem fiyat vermede hem de kapasite artırımında engel oluşturuyor.

Bu da pazarın dışında kalma anlamına geliyor.

Avrupa Birliği’nin Hindistan ve Güney Amerika ülkeleri ile imzaladığı serbest ticaret anlaşmaları ile Türkiye, sistemin dışına itiliyor, ki bizim açımızdan ana konu bu.

AB, tedarik zincirini yeniden şekillendirirken, içinde Türkiye’nin de olduğu dışarıda kalan ülkeler için alan daralıyor.

Bu da sanayinin rekabet gücünü kaybetmesinden, sanayisizleşme riskini artırmasına kadar çok önemli sonuçlara sebep olabilecek önemde bir konu.

AB için Türkiye’nin stratejik önemi çok farklı Türk sanayicisinin AB pazarında Hindistan ile rekabette bir dizi avantaj ve dezavantajı var.

Öncelikle, Hindistan’ın ucuz işgücü, yazılım kabiliyeti, büyük ölçekli üretim avantajı, Çin’e alternatif görülmesi, 1,5 milyar nüfusu ve %55 genç nüfusu ile büyük bir pazara sahip olması gibi başlıklarda Hindistan’ın öne çıkan avantajları söz konusu.

AB için ise Türkiye’nin stratejik önemi çok farklı.

Avrupa’nın savunma, enerji güvenliği ve düzensiz göç riskleri ile ilgili Türkiye’ye olan bağımlılığı, Türk üreticilerin AB’deki müşterileri ile uzun süreli ve güvene dayanan ilişkileri, Türk üreticilerinin sahip olduğu esnek üretim yapısı, Türk sanayicilerinin AB mevzuatına hakimiyeti, Türkiye’nin lojistik üstünlüğü, Türkiye’nin olmadığı bir planın AB için teslim süresi, lojistik ve jeopolitik riskler konularında maliyetinin daha yüksek olması gibi ülkemizi avantajlı kılan unsurlar söz konusu.

Hindistan’dan ithalata acilen EMY düzenlenmesi lazım Sektörel olarak ele alırsak AB-Hindistan Serbest Ticaret Antlaşması’nın etkilerini daha net şekilde görebiliriz.

Hindistan ile yapılan anlaşma, başta tekstil ve hazır giyim, otomotiv yan sanayii, demir çelik, yazılım, kimya ve ilaç sektörleri olmak üzere tüm sektörlerimizi ciddi şekilde negatif etkileyecektir.

Öncelikle, AB’nin imzaladığı STA’lara, Türkiye’nin eş zamanlı ve doğrudan dahil edilmesinin sağlanması, Gümrük Birliği’nin ivedilikle güncellenmesi gerekliliğini ifade ediyoruz.

Sektörlerimizin ticaret sapması ile karşı karşıya kalması, yani hem Hindistan menşeli olmayan birçok ürünün AB pazarına girmesi ve rekabeti körüklemesi, hem de Hindistan menşeli birçok ürünün ATR alarak Türkiye pazarına girmesi riskiyle karşı karşıyayız.

O nedenle, AB-Hindistan STA’sı yürürlüğe girmeden, ivedilikle Hindistan menşeli eşyaların ithalatında Ek Mali Yükümlülük (EMY) uygulamasının düzenlenmesi büyük önem taşıyor.

Tedbirler için elimizi çabuk tutmalıyız Üretici kesimin rekabet gücünün azalması durumuyla karşı karşıyayız.

Ege Bölgesi Sanayi Odası olarak bizler de piyasa bozucu ve rekabet gücü yüksek potansiyele sahip bu hamleler karşısında, ihracatının yüzde 49’unu AB ülkelerine yapan üyelerimizin haksız rekabete maruz kalmaması için ulusal ve uluslararası yönde gerekli girişimleri sürdürüyoruz.

Bu konuyla ilgili hazırladığınız öneri paketini Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu’na (YOİKK) sunduk.

Devlet bankalarıyla neredeyse sınırsız ve düşük maliyetli kredi, enerji ve vergi avantajları, yoğun sübvansiyonlarla birçok sektörde kapasitesini dünya talebinin üzerine taşıyan ve rekabeti bozan üretim modeli karşısında, IMF’nin de küresel rekabet açısından risk yaratan Çin’e karşı uyarıda bulunduğu bir süreçte; Çin ürünlerine ara malında üretimi aksatmayacak, ama yerli tedarikçiyi de ezdirmeyecek ilave gümrük vergisi gibi koruma tedbirlerinden, Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin aciliyetine, üreticinin ve yatırımcının finansmana erişiminin kolaylaştırılmasına ve teşviklere ilişkin düzenlemeler yapılmalı.

Tüm önerilerimizi YOİKK’te dile getirdim.

YOİKK toplantılarının böylesi kritik bir süreçte her ay gerçekleştirilerek sahadaki durumun değerlendirilmesi son derece önemli.

Bu sıkıntıları ortak akıl ve güçlü lobi ile aşabiliriz.

AB’nin STA’larına yönelik 6 hamle önerisi Ender Yorgancılar, AB’nin son dönemde imzaladığı STA’lardan Türkiye’nin en az zararı görmesi için ivedilikle atılması gereken adımları şu şekilde sıraladı: AB’nin imzaladığı STA’lara, Türkiye’nin eş zamanlı dahil edilmesi sağlanmalı.

Gümrük Birliği güncellenerek; hizmetler, işlenmemiş tarım ürünleri, dijital ve yeşil ekonomi ile kamu alımlarının ve belirli mesleklerde kişilerin hareketliliği kapsama alınmalı.

Kamu ve özel sektör ortak aklı ile güçlü bir lobi oluşturmalı.

AB-Hindistan STA’sı yürürlüğe girmeden ivedilikle Hindistan menşeli eşyaların ithalatında Ek Mali Yükümlülük (EMY) uygulaması düzenlenmeli.

AB ve Türkiye’de gümrük vergisi %6 olan, sanayinin önemli bir hammaddesi konumundaki külçe alüminyuma Hindistan ile yapılan STA sonrasında, AB’li rakiplerin de gümrük vergisi olmaksızın erişim imkanına karşı önlem alınmalı.

Çok fazla belirsizlik içeren ve ciddi mali yüke sebep olacak AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na ilişkin ilgili bakanlıklarımız etkin olmalı ve Hindistan’a karbon vergisi konusunda verilecek olası ayrıcalıklardan Türkiye’nin de faydalanması sağlanmalı.

Made in Europe riskine karşı güçlü lobi oluşturulmalı Şu anda Kıbrıs Rum Kesimi AB dönem başkanlığını yürütüyor.

Temmuz itibarıyla dönem başkanlığı İrlanda’ya geçiyor.

Bunun çok iyi kullanılarak, kamu ve özel sektör ortak aklı ile özellikle Made in Europe riskine karşı güçlü bir lobi oluşturulması lazım.

Tüm endüstrilerde önemli bir hammadde olan külçe alüminyumun gümrük vergisi AB’de ve Türkiye’de %6 oranında.

Hindistan ile yapılan STA sonrasında, AB’li rakiplerin de külçe alüminyuma gümrük vergisi olmaksızın erişim imkanları oluşacağından Türkiye’nin bu avantajını koruyacak adımları atması lazım. portre | 17 yıldır Ege sanayisini temsil ediyor 1957’de İzmir’de doğan Ender Yorgancılar, koltuğuna çok sayıda görev sığdırmış bir iş insanı.

Dokuz Eylül Üniversitesi Pazarlama Mezunu olan Yorgancılar, aile şirketi olan, 5 bine yakın ürünle 40 ülkeye ihracat yapan İzeltaş’ın yönetim kurulu başkanlığı görevini sürdürüyor.

Ege Bölgesi Sanayi Odası’nda 1994’te meclis üyesi olarak görev almaya başlayan Yorgancılar, 6 yıl yönetim kurulu üyeliği yaptıktan sonra 2005-2008 yıllarında meclis başkanlığı yaptı. 2009’da seçildiği yönetim kurulu başkanlığı görevini halen sürdüren Yorgancılar, aynı yıl Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) Yönetim Kurulu’na da seçildi.

Yorgancılar, 2018’den bu yana da TOBB’da başkan yardımcısı olarak görev alıyor.

TOBB ETÜ Teknopark A.Ş., Marmara Vizyon Gayrimenkul A.Ş.’nin yönetim kurulu başkanı olan Yorgancılar, pek çok STK, kurum, kuruluş ve üniversitede yönetim, danışma kurulu veya mütevelli heyet üyeliği görevlerini sürdürüyor.

Ender Yorgancılar, aynı zamanda Filipinler Cumhuriyeti’nin İzmir Fahri Konsolosu.

İlgili Sitenin Haberleri