Haber Detayı
AKP’lilerin bayram sınavı!
Ekonomik kriz, savaş, artan fiyatlar ve yetmeyen maaşların sürekli konuşulduğu bir ortamda, vatandaşlarla bayramlaşmak için seçim...
Ekonomik kriz, savaş, artan fiyatlar ve yetmeyen maaşların sürekli konuşulduğu bir ortamda, vatandaşlarla bayramlaşmak için seçim bölgelerine giden iktidar partisi milletvekilleri pek mutlu dönmedi.
İl örgütlerinde yapılan seremoni bitip sokağa çıkıldığında vatandaşın tepkisini, “Bizi görünce dükkanlarının içine kaçıyorlar’ diyen bir siyasetçi çok güzel özetledi.Vatandaşın nabzını ölçmek ve öncelikli sorunlarını başkente iletmek için önemli bir araç olan bayramlar, son yıllarda pek keyif vermiyor.
AKP milletvekillerinin, seçim bölgelerinin sorunlarını ilgili bakanlara iletmek ve sonuç almak için ‘iyi bir zemin araştırması’ olarak değerlendirdiği bu ilişki, uzun zamandan beri sorunlu.***Kendi anlatımlarıyla, partinin vatandaşla olan bağının neredeyse koptuğu anlaşılıyor. “Ekonomik sorunlar nedeniyle bir süreden beri bize mesafeliler.
Ancak ne kadar tepkili olsalar da nezaketen konuşuyorlardı.
Önce tepki göstermeyi, sonra konuşmayı kestiler.
Esnaf, bizi görünce dükkanının içine kaçıyor…” sözleri çarpıcı geldi.
Bunun AKP’den umudu kesmek anlamına gelmesinden endişe duyuyorlar.Savaşın yarattığı ‘savunma ve korunma’ içgüdüsüyle bazı anketlerde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın oylarında yukarı doğru hareketlenme olmasına karşın, partinin oylarının tam tersi yönde olduğunu söyleyenler var.
Bayramdaki tepkilerin, gidişat konusunda fikir verdiğini söylüyorlar.
Bu nedenle, AKP’li siyasilerin bayram ziyaretleri ve yaptıkları değerlendirmeleri derledik;***- Vatandaş, CHP’li belediyelerde yolsuzluk yapıldığı yönündeki propagandayla pek ilgilenmiyor.
Hatta bazılarının, ‘Aynı durum burada da yaşanıyor’ diyerek AKP’li belediye başkanları ve yöneticilerle ilgili şikayetlerini aktardıkları oluyormuş.
Ancak, İran savaşının İBB davasına olan ilgiyi azalttığı da bir gerçek.- Seçmenin, özellikle ‘sahte diploma, casusluk, özel hayat, belediyelere yapılan bağışların yolsuzluk gibi sunulması’ konularına duyarsız olduğu anlatılıyor. ‘Yıllarca biz de her ihale ve yatırım yapandan bağış topladık.
Cumhurbaşkanı kürsüden, açıktan bağış istedi” diyen partililer, bu hukuk anlayışının kendilerine zarar vereceğini dile getiriyor.- Erdoğan’ın vatandaşın partiden uzaklaşmasını önlemek için seçime giderken strateji değiştireceği, kaybettiği seçmen tabanını yeniden kazanmak için ‘kesenin ağzını’ açacağı da sohbetlerin konusu.Bu durumda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’le yoluna devam etmesinin mümkün olmayacağı, iki siyasinin yollarının seçim öncesinde ayrılacağı daha yoğun konuşulmaya başlamış.
Ekonomik sorunlar ve hayat pahalılığı bayram sohbetlerinin ana konusu olmuş.***- Gelelim, AKP grup yönetiminin tüm çabalarına rağmen Meclis çalışmalarına katılmayan milletvekillerinin durumuna.
AKP’li vekillerin ‘ısrarlı isteksizliğini’ farklı biçimde analiz edenler var.Bu durum, ‘siyaset üretme, önerilerini hayata geçirme, uygulanan projelerde görev alma’ özelliği kalmayan AKP’li siyasilerin, ‘sessiz protestosu’ olarak yorumlanıyor.İktidar milletvekillerinin karar süreçlerinin tamamen dışında kalmaları nedeniyle ‘genel kurul çalışmalarında el kaldırmak, grup toplantılarında Erdoğan’ı alkışlamak, kavgada gövde gösterisinde bulunmak’ dışında bir rollerinin olmadığı konuşuluyor.Tepkinin, toplantılara katılmama biçiminde kendini gösterdiğini, sistemin değişmesi gerektiğini söyleyen partililer var.
Bu da madalyonun öbür yüzü…***- Son olarak, ABD Başkanı Donald Trump’ın “Erdoğan harika bir lider.
Onlar istediğimiz şeylerin dışında kaldılar” övgü dolu sözlerinden rahatsız olanlar var.
Bunun dolaylı biçimde ABD-İsrail ittifakına destek olarak yorumlanabileceği, ABD’nin talimatlarını göre hareket edildiği algısının muhafazakar tabanda hoşnutsuzluk yaratacağını dile getirenler bulunuyor.Son iki haftanın ruh hali özetle böyle…