Haber Detayı
Derin denizde 24 yeni keşif
Pasifik Okyanusu’nun kalbinde, Meksika ile Hawai’i arasında uzanan 6 milyon kilometrekarelik ‘dev deniz havzasında’ keşfedilen 24 yeni tür, derin deniz madenciliği tartışmalarının odağındaki ekosistemin bilinmeyenlerini gün yüzüne çıkardı.
Başak Nur GÖKÇAMbasaknur.gokcam@dunya.comDünya ekonomisi, yeşil enerji dönüşümü için gereken kritik mineralleri ararken gözünü gezegenin en derin ve en az keşfedilmiş noktalarına dikmiş durumda.
Ancak bu arayışın merkezinde yer alan, Avrupa Birliği’nin toplam yüzölçümünden bile büyük olan 6 milyon kilometrekarelik dev deniz havzası (Clarion-Clipperton Bölgesi), bize sadece hammadde değil, yaşamın henüz yazılmamış hikâyelerini de sunuyor.Bu kapsamda yapılan son araştırmalardan elde edilen bilimsel veriler, bu karanlık derinliklerin sanıldığından çok daha karmaşık bir biyolojik ağa ev sahipliği yaptığını kanıtladı.
Lodz Üniversitesi ve Ulusal Okyanus Bilimi Merkezi (NOC) araştırmacıları, okyanus tabanındaki bu sessiz devde 24 yeni amfipod türü keşfederek evrim ağacına tamamen yeni dallar ekledi.Mavi ekonominin görünmez muhafızları Bu keşif, basit bir ‘yeni tür bulma’ olayının çok ötesinde, küresel sürdürülebilirlik stratejilerinin temeline oturan bir veri seti sunuyor.
Araştırmacılar, evrimsel süreçte tamamen yeni dalları temsil eden Mirabestiidae ailesini ve Mirabestioidea üst ailesini tanımladılar.
Bu canlılar, okyanusun binlerce metre altındaki enerji döngüsünün gizli kahramanları.
Çalışmaya ilişkin konuşan projenin eş liderlerinden Dr.
Tammy Horton, “Yeni bir süper aile bulmak inanılmaz derecede heyecan verici ve çok nadir gerçekleşen bir olay, bu yüzden bu hepimizin hatırlayacağı bir keşif olacak.
Bölgedeki türlerin %90’ından fazlasının hala isimsiz olması göz önüne alındığında, tanımlanan her tür, bu büyüleyici ekosistemi daha iyi anlamamıza yönelik hayati bir adımdır” dedi.Horton’ın altını çizdiği bu ‘hayati adım’, aslında endüstriyel faaliyetlerin başlamasından önce ekosistemin ‘sıfır noktasını’ belirlemek için kritik.
Eğer neyi koruduğumuzu bilmezsek, sürdürülebilir bir yönetimden bahsetmemiz imkansız hale gelir.‘Bin sebep’ ve bilimsel diplomasi çalışmasıAraştırma, Uluslararası Deniz Yatağı Otoritesi’nin (ISA) yürüttüğü Sürdürülebilir Deniz Yatağı Bilgi Girişimi (SSKI) ve 10 yılın sonuna kadar 1.000 yeni türü resmi olarak tanımlamayı hedefleyen ‘Bin Sebep’ (One Thousand Reasons) projesine doğrudan katkı sağlıyor.
Projeler, okyanus tabanındaki madencilik potansiyeli ile biyoçeşitliliğin korunmasındaki hassas dengede bir ‘bilimsel hakem’ görevi görüyor.Dr.
Tammy Horton, verilerin sadece bilimsel makalelerde kalmaması gerektiğini belirterek, “Bu çalışmalarda türlerin tanımlanması, dev deniz havzasının zengin biyoçeşitliliğini belgelemek ve fauna hakkında etkili bir şekilde iletişim kurmamızı sağlamak açısından kritik bir adımdır” değerlendirmesinde bulundu.
Keşfedilen bu 24 tür; hem yırtıcı hem de leş yiyici rolleriyle, derin deniz tabanındaki ‘atık yönetimi’ ve besin zincirinin devamlılığı için kilit rol oynuyor.
Moleküler barkodlama yöntemleriyle kimliklendirilen bu canlılar, gelecekte yapılacak her türlü çevresel etki değerlendirmesinin (ÇED) temel taşlarını oluşturacak.Derin denizin ekonomik DeğeriDerin deniz ekosistemleri, ‘ekosistem hizmetleri’ ile küresel ekonominin görünmez motoru.
Okyanuslar, insan kaynaklı karbon salımının yaklaşık yüzde 25’ini yutarken, derin deniz canlıları bu karbonun binlerce yıl hapsedilmesinde rol oynar.
Pasifik’teki bu dev havzada yapılacak kontrolsüz bir müdahalenin karbon yakalama kapasitesine vereceği zararın, iklim krizi maliyetlerini trilyonlarca dolar artırabileceği öngörülüyor.Taksonomi çalıştayının gücü2024 yılında Lodz Üniversitesi’nde düzenlenen ve 16 uzmanın katıldığı taksonomi çalıştayı, modern bilimin iş birliği modelini temsil ediyor.
Sadece teknolojik cihazların değil, insan uzmanlığının da ne kadar kritik olduğunu kanıtlayan bu süreçte, nadir türler için ilk kez moleküler barkodlar oluşturuldu.
Bu dijital kimlikler, okyanus tabanındaki yaşamın ‘stok sayımı’ niteliğini taşıyor ve madencilik ruhsatları öncesinde yasal bir dayanak oluşturuyor.