Haber Detayı

Dışişleri Bakanı Fidan: Bu haksız savaş bir an önce son bulmalı!
cnnturk.com
27/03/2026 21:55 (2 saat önce)

Dışişleri Bakanı Fidan: Bu haksız savaş bir an önce son bulmalı!

Son dakika haberleri... Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. İran'daki savaşa ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunan Bakan Fidan, Tüm dünyanın beklentisi bu haksız savaşın bir an önce durması ve olumsuz etkisinin artık son bulması. Bunun bir pratiğe dönüşmesi gerekiyor. dedi.

Dışişleri Bakanı Fidan, A Haber'de gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Bakan Fidan, başta İran'da yaşanan savaş olmak üzere küresel bölgesel konular hakkında önemli değerlendirmelerde bulunuyor.AMACIMIZ TÜRKİYE'Yİ BU SAVAŞIN DIŞINDA TUTMAKBakan Fidan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:Maalesef bu savaş, bütün dünyanın gözü önünde cereyan etmekte.

Hem bölgemize hem de küresel politikaya çok ciddi yıkıcı etkileri olmakta.

ABD ve İsrail'in uluslararası hukuka aykırı olarak başlattığı bu savaş, giderek yayılma tehlikesiyle baş başa.

Bizim birinci önceliğimiz savaşın çıkmamasıydı; ikincisi savaşın yayılmasını önlemek, üçüncüsü ise Türkiye'yi bu savaşın dışında tutmak.Savaş çıkar çıkmaz, bir numaralı hedefimiz savaşın durması.

Bunu yaparken de savaşın daha fazla yaygınlık göstermemesi önemli.

Bu savaş öyle ya da böyle bir noktada biter.

Bizim bütün çabamız bunu önlemeye yönelik.

Müzakerelerde bir aşamaya gelindi gibi.

En azından Pakistan üzerinden bir mesaj aktarımı var.

Bugün hem İranlılarla hem de diğer tarafla bir görüşmemiz oldu.

Şu anki müzakere pozisyonları savaş önceki müzakere pozisyonunda farklı.

İran ve ABD'nin beklentileri daha farklı.

Bu da arabulucuların işini zorlaştıran bir durum.

İLGİLİ HABER DÜNYA Flaş iddia: İran savaşı ne kadar sürecek?

ABD'li Bakan Rubio tarih verdi Müzakerelerde bir açılış pozisyonu vardır.

İlk pozisyon yukarıda tutulur.

Bu açılış pozisyonları çok ciddiye alınmamalı ancak bir niyet varsa illa ki bir noktada buluşulur.

İran haklı olarak ABD'ye karşı bir güven kaybı içerisinde.

İki defa müzakere sürecinde savaş durumu oldu.

Hem Cumhurbaşkanımızın hem bizim taraflarla yoğun temasımız var.

Bunun bir noktaya gelmesi için canla başla çalışıyoruz.

Pakistan ve Mısır da önemli rol oynuyor.

Güzel olan şu Gazze savaşında olduğu gibi tüm dünyanın beklentisi bu haksız savaşın bir an önce durması.

Bunun bir pratiğe dönüşmesi gerekiyor.OYUNU BOZMAYA ÇALIŞTIĞIMIZ İÇİN İSRAİL'İN HEDEFİ OLUYORUZBölge, İsrail'in adım adım senaryosunu yazdığı oyunun içine çekilmekte.

Geldiğimiz noktada İran' savaş açılırken bölgedeki Müslümanların bir araya gelmesini çok zor hale gelecek fitne tohumlarının atıldığını görüyoruz.

Türkiye olarak bu fitne tohumlarının atılmasını önlemeye çalışıyoruz.

Körfez'de 6-7 ülkeye 8 bin civarında SİHA ve füzeli saldırı gerçekleşmiş durumda.

Bu tam İsrail'in istediği bir senaryo; bölgedeki Müslüman ülkelerin kavgaya girmesi.

Biz bu oyunu bozmaya çalıştığımız için İsrail'in hedefi oluyoruz.Riyad'daki toplantı kendilerine yapılan saldırıyla alakalıydı.

Kendisine yapılan bu saldırının bir boşluk içinde olmadığı bunun ABD ve İsrail'in saldırılarının bir yansıması olarak görülmesi gerektiğini belirttik.

Biz Riyad'dayken de füzeler atıldı, halkın nasıl paniklediğini gördük.

Bunun sürekli olduğunu, bir ülkenin üzerine düştüğü görünce tabi başka oluyor.

Biz onlara sağduyulu olma çağrısında bulunduk.Daha sonra Katar'a gittik.

Orada da basın toplantısı sırasında sirenler çaldı.

Daha sonra BAE'ye gittik Cumhurbaşkanımızın mesajlarını ilettik.

Şartlar giderek karmaşık hale gelmiş durumda.

Biz öncelik sırasını görüyoruz.

Umarım bölgesel yayılmayı burada görmeyiz.Barışın gelmesi konusunda her tarafın niyetini okuyabiliyoruz, İsrail hariç.

ABD seçime gidecek ve büyük bir tepki altında.

Barış arayışları bir noktada devam ediyor.Bizim getirdiğimiz teklif hayata geçseydi, netice alınabilir diye düşünüyordum. 20 yıla yakın İran konuları hakkında çalışıyorum, Amerikalıların da mevcut durumdaki tavırlarını biliyorum.

Bize düşen sadece dost olarak en iyi yolu göstermek.Biz ilk başta hep harekete nasıl geçirebiliriz diye düşündük.

Bir niyet beyanı olsun, uluslararası kamuoyunda çok ciddi beklenti var ama bunun pratiğe dökülmesi gerekiyor, biz de buna uğraşıyoruz.Avrupa'daki bütün meslektaşlarımız aradılar, iki tane husus ne oluyor?

Türkiye durumu nasıl görüyor?

İlgili Sitenin Haberleri