Haber Detayı
Trump’ın politikaları Londra’yı alternatif ittifaklara itiyor
Trump’ın dış politikadaki öngörülemez ve gerilim oluşturan tutumu, İngiltere başta olmak üzere Batılı müttefikler arasında ciddi güven krizine yol açıyor. İngiltere Parlamentosu’na bağlı Ulusal Güvenlik Stratejisi Ortak komitesi (JCNSS) tarafından yayımlanan son rapor, Londra’nın artık ABD’ye olan savunma bağımlılığını azaltması gerektiğini açık şekilde ortaya koydu.
Raporda, Trump’ın son dönemdeki açıklamaları ve politikalarının İngiltere-ABD ilişkilerinde somut gerilim alanları oluşturduğu ve bu durumun stratejik iş birliklerini riske attığı belirtildi.
İngiltere’nin nükleer caydırıcılık sistemi Trident, istihbarat paylaşımı ve NATO kapsamındaki projeler dahil olmak üzere birçok kritik alanda ABD’ye bağımlı olduğu hatırlatılırken, bu bağımlılığın Trump’ın tutarsız yaklaşımı nedeniyle kırılgan hale geldiği vurgulandı.
Trump’ın Danimarka’ya bağlı özerk bölge Grönland’ı kontrol altına alma yönündeki çıkışları, NATO müttefikleri arasında ciddi rahatsızlığa sebep oldu.
Bu söylemler, bölgedeki askeri gerilimi artırırken, bazı Danimarka yetkililerinin olası bir kriz senaryosuna karşı altyapı önlemleri hazırladığı yönündeki iddialar, Washington yönetiminin müttefikleri nezdinde oluşturduğu güvensizliği gözler önüne serdi.
Öte yandan Trump’ın İngiltere Başbakanı Keir Starmer’a yönelik sert ve küçümseyici ifadeleri de diplomatik ilişkileri daha da zedeledi.
Trump’ın, İngiltere’nin uluslararası krizlere yaklaşımını hedef alarak savaşlara sonradan katılmakla suçlaması ve “Churchill değil.” şeklindeki sözleri, iki ülke arasındaki geleneksel özel ilişki söylemini ciddi biçimde aşındırdı.
Trump’ın ayrıca Chagos Adaları’nın egemenliğinin devrine ilişkin anlaşmada sık sık pozisyon değiştirmesi, Washington yönetiminin dış politikada tutarlılıktan uzak olduğu yönündeki eleştirileri güçlendirdi.
Uzmanlar, bu tür zikzakların sadece diplomatik ilişkileri değil, uzun vadeli stratejik planlamaları da zora soktuğunu belirtiyor.
JCNSS raporu, İngiltere’nin bu belirsizlik karşısında Avrupa merkezli bir savunma yapısına yönelmesi ve Kanada, Avustralya ve Hindistan gibi orta güçlerle ilişkilerini derinleştirmesi gerektiğini önerdi.
Komite Başkanı Matt Western, ABD ile ilişkilerin giderek daha öngörülemez hale geldiğini belirterek, İngiltere’nin ulusal çıkarlarını koruyabilmesi için Washington’a bağımlılığı azaltacak somut adımlar atması gerektiğini ifade etti.
Benzer uyarılar daha önce de dile getirilmişti.
Düşünce kuruluşu Civitas tarafından yayımlanan bir raporda, ABD’nin artık güvenilir bir müttefik olarak görülmeyebileceği ve kendi dar çıkarları doğrultusunda hareket eden bağımsız bir aktöre dönüşebileceği değerlendirmesi yapılmıştı.
Küresel düzeyde de benzer kaygılar öne çıkıyor.
Mark Carney, World Economic Forum’da yaptığı konuşmada, eski düzenin geri dönmeyeceğini belirterek orta ölçekli ülkelerin birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Sonuç olarak, Trump’ın dış politikadaki sert, öngörülemez ve zaman zaman müttefikleri hedef alan yaklaşımı, Batı ittifakında derin çatlaklara yol açarken, İngiltere gibi yakın ortakları dahi alternatif güvenlik arayışlarına iten bir tablo ortaya koyuyor.