Haber Detayı

"Osmanlı'nın Kuruluşu ve Bursa'nın Fethi Sempozyumu" başladı
Kültür sanat haberler.com
27/03/2026 12:29 (5 saat önce)

"Osmanlı'nın Kuruluşu ve Bursa'nın Fethi Sempozyumu" başladı

Türk Tarih Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi, Uludağ Üniversitesi ile Yıldırım Belediyesi tarafından düzenlenen "Osmanlı'nın Kuruluşu ve Bursa'nın Fethi Sempozyumu" başladı.

Türk Tarih Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi, Uludağ Üniversitesi ile Yıldırım Belediyesi tarafından düzenlenen "Osmanlı'nın Kuruluşu ve Bursa'nın Fethi Sempozyumu" başladı.Barış Manço Kültür Merkezi'ndeki sempozyumun açılış töreninde, Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof.

Dr.

Yüksel Özgen, sempozyumla Osmanlı tarihinin dibacesi olan Bursa'nın fethinin 700. yılını anmanın yanı sıra bir medeniyetin doğuşunu, kök salışını ve cihanşümul bir ufka yürüyüşünü anlamaya ve anlatmaya çalışacaklarını söyledi.Bursa'nın fethinin bir şehrin askeri açıdan alınmasından ibaret olmadığının altını çizen Özgen, Bursa'nın fethinin bir devlet kurumsallaşmasının, bir idealin ete kemiğe bürünmesinin ve bir medeniyet tasavvurunun somutlaşmasının simgesi olduğunu anlattı.Özgen, Osmanlı'nın kısa sürede bir beylikten dünya devletine dönüşmesinde sadece askeri başarıları değil, güçlü bir teşkilat yapısı, adalet anlayışı ve insan merkezli bir yönetim felsefesinin belirleyici olduğuna dikkati çekerek, "Bu bağlamda Bursa, başkent hüviyetine ilaveten aynı zamanda bu felsefenin yoğrulduğu, şekillendiği ve kurumsallaştığı bir merkez olmuştur." diye konuştu.Bursa'nın Osmanlı Devleti'nin hafızası olduğunu vurgulayan Özgen, şöyle devam etti:"Bursa, Osman Gazi'nin adalet anlayışıyla, Orhan Gazi'nin istikametli yürüyüşüyle bu topraklarda yeşeren irfan geleneğiyle yoğrulmuş ve bu geleneği bugün de büyük ölçüde devam ettiren bir şehirdir.

Yahya Kemal Beyatlı'nın ifadesiyle kökü mazide olan atiyi anlamak istiyorsak, bu köklerin nerede ve nasıl yeşerdiğine dikkatle bakmamız gerekiyor.

Bu anlamda da Bursa'ya dikkatle bakmamız gerekiyor.

Burada inşa edilen sadece camiler, medreseler ve hanlar değil, aynı zamanda bir dünya görüşü, insan tasavvuru ve bir medeniyet iddiasının sembolüdür."Sempozyumun önemine değinen Özgen, şunları kaydetti:"Bu sempozyum, tarih yazımı açısından da Osmanlı'nın kuruluş sürecine ve Bursa'nın fethine dair yeni yaklaşımların geliştirilmesine, mevcut bilgilerimizin yeniden gözden geçirilmesine ve genç araştırmacılar için yeni ufuklar açmasına vesile olacaktır.

Sempozyum süresince sunulacak bildirilerin, yapılacak tartışmaların ve ortaya konacak ilmi katkıların hem akademik dünyaya hem de toplumun tarih bilincine önemli katkılar sağlayacağı kanaatindeyim.""Objektif, bilimsel çalışmalara ihtiyaç halen devam ediyor"Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Prof.

Dr.

Muzaffer Şeker de Osmanlı'nın kuruluşunun bilimsel boyutlarıyla ele alınacağı sempozyumun tarihe emek verecek genç kuşaklara yol gösterici olacağını dile getirdi.Tarihe tek yönlü, kronolojik olarak değil, olayın sosyolojik, teolojik ve ticari, siyasi boyutlarıyla derinlemesine yaklaşımın önemini vurgulayan Şeker, sözlerini şöyle sürdürdü:"Günümüzde etrafımızdaki ateş çemberinin yaşattığı sıkıntılı günlerin, bize tarihin ne kadar değerli, tarih bilincinin ne kadar kıymetli ve tarihsiz coğrafyayı okuyamama, toplumun geleceğini şekillendirememe gibi bir sürü zafiyeti yaşatma riski oluşturduğunu şimdi daha iyi anlıyoruz.

Maalesef ülkemizde tarih, çok siyasi konularla yalpalandı ve halen de rotasını bulmaya çalışıyor.

Objektif, bilimsel çalışmalara ihtiyaç halen devam ediyor.

Tarihe herkes kendi zaviyesinden baksa da kaynak olarak kullandığı, değerlendirdiği çalışma başlıkları olarak elbette bilimsel, objektif kriterler çerçevesinde, uluslararası standartlarda bir yaklaşımla değerlendirmek zorunda.

Bu konuda yetişmiş bilim insanlarının ortaya koyduğu çok değerli çalışmaların, ülkenin bekası ve uluslararası ilişkiler, komşuluk ilişkileri için de çok kıymetli olduğunu biliyoruz."Prof.

Dr.

Şeker, şu değerlendirmelerde bulundu:"Ne kadar dikkatli, rikkatli olursak olalım etrafımızdaki kuşatılmışlığın ve ilişkilerin bizi her zaman tetikte, barış içinde yaşamak için yüksek çaba gösteren ama her zaman da savaşa hazır bir toplum olarak, dikkatli şekilde nesillerimizi milli tarih köküne sadık olarak yetiştirmenin gerekli olduğunu hatırlatan süreci sürekli yaşıyoruz.

Bu başlıkların her birinin gelecek nesiller için de devam edeceğini, etmek zorunda olduğunu, bunun milli eğitimin bir parçası olduğunu gelecek nesillerin öğreticilerine, öğretmenlere aktarmak istiyoruz."Bursa Vali Vekili Hulusi Doğan, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Vekili Prof.

Dr.

Cafer Çiftçi, Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof.

Dr.

Feridun Emecen'in de konuşma yaptığı açılış töreni sonrasında "Türk Dünyasından Ezgiler" adlı müzik dinletisi sunuldu.Bugün ve yarın yapılacak toplam sekiz oturumun ardından tamamlanacak sempozyumda sunulan bildiriler, kitap halinde basılacak.

İlgili Sitenin Haberleri