Haber Detayı

Seçim ve siyasetin güvencesi
Nuray babacan nefes.com.tr
27/03/2026 05:00 (2 saat önce)

Seçim ve siyasetin güvencesi

Yüksek Seçim Kurulu’nun yeni üyelerinin seçimiyle ilgili sürecin sonuçları, yakın siyasi tarih ve...

Yüksek Seçim Kurulu’nun yeni üyelerinin seçimiyle ilgili sürecin sonuçları, yakın siyasi tarih ve önümüzdeki genel seçim için çok önemli olacak.

Hem seçimin hem siyasi partilerin güvencesi olan bu kurul, belki tarihindeki en kritik dönemi yaşayacak.Yeni YSK’ya, daha doğrusu ‘seçim yargısına’ yüklenen bu anlamın nedeni; son yıllarda hukukun nasıl eğilip, bükülebildiğine ilişkin örnekler.

O yüzden bu mayın tarlasında seçimin, seçmenin ve siyasi partilerin hukukunu koruyacak kararlar çok önemli olacak.“Seçim yargısı işlemezse, kurul kendi kendini sabote eder.

Burada alınacak yanlış bir karar, tüm siyasi partilere dinamit atmaktır.

Aksi durumda herkes seçim iptal ettirir, kongre iptal ettirir, sadece rakiplerinizi değil, siyaset kurumunu yok edersiniz.

Eğer, YSK kararlarıyla objektif olduğuna dair inanç oluşturulmazsa, siyasi partiler, ‘tüm pisliği sandıkta yapın sonra nasıl olsa YSK’dan dönmez’ ruh haline sahip olurlar…”Bu değerlendirme, iktidar partisinde CHP kongrelerine yönelik operasyonları eleştiren, CHP’ye kayyum atanmasının söz konusu bile edilmemesi gerektiğini söyleyen bir AKP’li kurmaya ait.***Bunu anımsatmanın nedeni, YSK’nın yeni üyeleriyle ilgili kulis bilgileri.

Halen göreve devam eden Yargıtay üyeleri Serdar Mutta, Talip Bakır ve Celal Albay’ın başkan olmak için iktidar partisinde kulis çalışmaları yaptığını yazmıştık.Son günlerde gelen bir bilgiye göre, bu üyelerden biri, yeni Adalet Bakanı ve yeni atanan Adalet Bakanlığı bürokrasisinde turlara başlamış.

Başkan adayı olmak için AKP’yi değil de Adalet Bakanlığı koridorlarını tercih etmesi ilginç geldi.Böyle bir kurgunun, her şeye rağmen bağımsız görünen YSK’nın yapısına gölge düşürmesinden endişe ediliyor.***Bu arada, Yargıtay’dan seçilecek 3 yeni üyeden birinin de başkan adayı olması sürpriz değil.

Genel olarak deneyimli üyelerinden birinin başkan yapıldığı YSK’da geçmişte bunun örnekleri var.

Halen bir türlü belirlenemeyen üç üyeden birinin saraya yakınlığının, onu diğer tüm üyelerin önüne geçirebileceği yorumları yapılıyor.Ancak, farklı bakış açısına sahip olanlar da var.

Onlara göre, Yargıtay’ın zaman zaman iktidara karşı direnç gösterdiği, geçen dönem iktidarın baskısına rağmen Yargıtay Başkanlık seçiminin istendiği gibi sonuçlanmadığı anımsatıyor.Yargıtay’dan gönderilecek üç yeni üyenin yaklaşımlarından pek emin olunamıyor.

Oradan seçilecek isimlerin karakteri, YSK’nin yeni dönemiyle ilgili de fikir verecek.Dolayısıyla, yeni seçim yargısını temsil edecek Yüksek Seçim Kurulu üyelerinin hukuka olan inançları, bağımsızlık anlayışları ve karakterleri, son yılların en kritik seçiminin sonucuna duyulacak güveni-güvensizliği de belirleyecek.Gazetecilik suç değildir!Son yıllarda gazetecilere yönelik tutuklama kararları, arkadaşlarımız Alican Uludağ ve İsmail Arı ile korkunç bir boyuta ulaştı.

Sadece gerçekleri anlatma sorumlulukları olan gazetecilere, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” suçlamaları yöneltilmesi, artık sıradan bir vaka oldu.Bu anlayışın son kurbanı İsmail Arı, BirGün gazetesinin Ankara bürosunda önemli haberlere imza atıyordu.

Gazetecilik çalışmaları kapsamında birçok ödül alan genç arkadaşımızı tanıyanlar, onun gözlerindeki gazetecilik heyecanına tanık olurlar.Bize mesleğin ilkeleri olarak öğretilen, ‘gerçeğe bağlılık, halka sadakat, güç odaklarından bağımsızlık.’ Gazeteci; kamuoyuna açık, dengeli ve vicdanlı bir habercilik yaparak toplumu aydınlatmakla yükümlüdür.Bu meslektaşlarımız tam da bunu yaptıkları için tutuklular.Gazetecilik suç değildir!

İlgili Sitenin Haberleri