Haber Detayı

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının 11'inci duruşması sona erdi
Güncel haberler.com
26/03/2026 22:15 (2 saat önce)

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının 11'inci duruşması sona erdi

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın 11'inci duruşması tamamlandı.

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın 11'inci duruşması tamamlandı."İstanbul 40.

Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuklanmasının ardından Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın avukatlarının beyanları dinlendi.Daha sonra savunması alınan, tutuklu sanıklardan İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in yeğeni ve İSPER AŞ çalışanı, tutuklu sanık Murat Keleş, kimlik tespitinde tutukluluk durumu sebebiyle aylık gelirinin sıfır lira olduğunu ifade etti.Amcası Fatih, babası Zafer ve kuzeni Mustafa'nın da tutuklu olduğunu belirten Keleş, yasa dışı hiçbir eyleme karışmadıklarını savundu.Tutuksuz sanıklardan Ahmet Sari'nin "rüşvet parası olan 169 milyon 500 bin TL'yi farklı tarihlerde Florya'da bulunan Başkanlık Konutu'nda Keleş'in ağabeyi Zafer Keleş ve yeğeni olan Murat Keleş'e teslim ettiği" iddiasına ilişkin Keleş, şunları söyledi:"Sari'nin hatırlayamadığı detaylar sebebiyle aylardır tutukluyum.

Bana yöneltilen başka suçlama da yok.

Ahmet Sari'yle hiç görüşmedim.

Kendisi amcama 17 kere para gönderdiğini, paraların benim veya babam tarafından teslim alındığını iddia etmiş.

Yalandır.

Kendisinden hiçbir şekilde para almadım.

Amcam da dahil kimseye para götürmedim.

Kendisine şunu sormak isterdim, kendisinden bırakın parayı herhangi bir hediye, iğne dahi almışlığım var mıdır?

Bırakın para alıp teslim etmeyi, bu kadar parayı hayatımda hiç görmedim."Keleş'in avukatları da iddiaları reddederek, tahliye ve beraat talebinde bulundu.Duruşmada daha sonra Kirazlı-Halkalı Metro Hattı yapım işi ihalesine fesat karıştırdığı iddiasıyla yargılanan İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar savunma yaptı.Mühendis olduğunu ve aylık gelirinin 70 bin lira olduğunu beyan eden Avşar, ifadesinde Yenikapı-Otogar arasında faaliyet gösteren M1B metro hattının ilk ihalesinin Mart 2017'de yapıldığını kaydetti.İhaleyi MİKA, MAKYOL, İÇTAŞ, Kalyon ve Astur ortak girişim grubunun aldığını anlatan Avşar, "Bu grup işlere ve imalatlara başlıyor fakat Eylül 2018'e gelindiğinde projede yalnızca yüzde 4 fiziki ilerleme olduğu görülüyor ve proje durduruluyor.

Raylı sistem projelerinin işlerine eksiksiz devam edebilmesi için teknik kriterler kadar finansal sürekliliğin de sağlanması gerekiyor.

Fakat projenin ne ihale hazırlıklarının yapıldığı 2016-2017 dönemlerinde ne de 2017-2018 dönemlerinde herhangi bir finansman temini gerçekleşmiyor. 2019 sonrasında o dönemde İstanbul'da durmuş birçok raylı sistem hattı gibi bu hatta da bir kredi finansman arayışı çalışmalarına başlanılıyor." diye konuştu.Avşar, Mayıs 2022'de bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıktığını, yüklenici firmalara ilerleyişi yüzde 15'i geçmediyse tek taraflı fesih hakkı verildiğini ve projeyi yapan iş ortaklığı grubunun bu haklarını kullanarak tasfiye talebinde bulunduklarını, Ağustos 2022'de Hazine ve Maliye Bakanlığının bu talebi onayladığını vurguladı.Söz konusu projeye Eylül 2022'de dahil olduğu bilgisini veren Avşar, o dönem metronun ilerlemesi konusunun gündeme alındığını, ihalede kullanılması düşünülen projeleri incelediklerinde ciddi manada ihtiyaç fazlası tasarım gerçekleştiğini gördüklerini, böylece proje revizyonu süreci başlattıklarını anlattı.Revizyonla projede tasarruf yapabileceklerini fark ettiklerini ve 14 milyar 850 milyon liralık bir tasarruf kalemi oluşturduklarını dile getiren Avşar, savunmasına şöyle devam etti:"Öncelikli olarak kaba inşaat işleri tamamlanamayan M1B uzatması Kirazlı ve Halkalı Üniversite kısmında bir ihale hazırlığına çıktık.

İnşaat işleri ihalesini gerçekleştirdikten sonra, sistemin kalan projeleri tamamlandığında bir bütün halinde tekrar ihale edilme gerekliliğini gördük ve o dönemde çıkan başka bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle bu ihalenin iptalini gerçekleştirdik.

Bütün halde tekrar ihale kararı aldık.

Bu karara itirazlar oldu, Kamu İhale Kurumu'nda, idare mahkemelerinde ve Danıştay'da karara bağlandı.

Danıştay'ın nihai kararıyla, ilk yaptığımız inşaat işleri ihalesinin iptali kesinlik kazandı.

Bu karar sonrasında hattın bütüncül bir şekilde ihale hazırlıklarına başladık.

İhaleyi pazarlık usulü yapmaya karar verdik, yaklaşık maliyet hazırlama sürecine geçtik.

Ardından davet edilecek firmaların seçimi sürecine geçtik, 6 kişilik bir davet listesi hazırladık.

İlk ihalemizi 26 Eylül 2024'te yaptık.

Davet ettiğimiz 2 firma teklif vermedi, 2 firma KKTC firması da dahil ederek iş ortaklığı teklifi sundu, bir firma tek başına katıldı.

Davet ettiğimiz diğer firma ise yanına 2 ortak alarak bir iş ortaklığı şeklinde teklif sundu."Avşar, ihalenin ikinci turunda iki firmanın teklifinin geçerli sayıldığını belirterek, ihale sürecini mevzuata uygun yürüttüklerini ancak gelen tekliflerin yaklaşık maliyete çok yakın kalması ve yeterli rekabetin oluşmaması nedeniyle ihaleyi iptal ettiklerini söyledi.İhale komisyonunun sadece usul denetimi yaptığını, nihai sorumluluğun kendisinde olduğunu vurgulayan Avşar, piyasayı ve projeyi iyi bildiği için fiyatı yüksek bulduğunu, iptal kararının ciddi risk içerdiğini ancak mühendislik hesaplarına, metrajlara ve piyasa koşullarına güvenerek bu riski aldığını ifade etti.Avşar, ikinci ihalede daha fazla firmadan teklif alarak rekabeti artırdıklarını, geçersiz teklifleri açıkça elediklerini ve ilk ihalenin sadece sınırlı kaba inşaat işlerini kapsadığını, ikinci ihalenin ise tüm sistemleri ve mevcut hatların revizyonunu içerdiğini, fiyat farkının da doğal olduğunu ileri sürdü.Hakkındaki suçlamaların büyük bölümünün iddianamede "ihbar eden" sıfatıyla yer alan Ogün Kuzu'nun beyanlarına dayandığını aktaran Avşar, yaklaşık maliyetin sızdırıldığı iddialarını reddetti.Sektörde bu büyüklükteki işlerin maliyetinin uzmanlarca öngörülebileceğini, tekliflerin yaklaşık maliyete yakın olmasının tek başına suç sayılamayacağını öne süren Avşar, kendisine yöneltilen ihaleye fesat ve kamu zararı iddialarının teknik açıdan hatalı ve gerçeklikten uzak olduğunu, tüm süreçte kamuya büyük tasarruf sağladıklarını savundu.Duruşma, tutuklu sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere 30 Mart Pazartesi gününe ertelendi.Bu arada, bugüne kadar duruşmada toplam 15 tutuklu sanığın savunması tamamlanmış oldu.

İlgili Sitenin Haberleri