Haber Detayı
Ekonomistlerin mart ayı enflasyonu beklentileri belli oldu
Ekonomistlerin mart ayı enflasyon beklentisi aylık yüzde 2,35, yıllık yüzde 31,45 olurken, yıl sonu TÜFE beklentisi yüzde 25,80 seviyesinde şekillendi.
Matriks Haber’in 2026 Mart enflasyon, gelecek dönem Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve dolar/TL beklenti anketi 27 ekonomistin katılımı ile sonuçlandı.
Ekonomistler mart ayında TÜFE’nin aylık yüzde 2,35, yıllık yüzde 31,45 artacağı tahmininde bulundu.
Enflasyon için ortalama beklentiler ise aylık bazda yüzde 2,45, yıllık bazda ise 31,52 oldu.
Mart TÜFE için tahmin veren 23 banka ve aracı kurumun aylık en yüksek ve en düşük artış beklentileri sırasıyla yüzde 4,00 ve yüzde 2,00 şeklinde belirlendi.
Yıllık tahminler ise yüzde 33,51 ila yüzde 30,94 bandında şekillendi.
Şubat ayı TÜFE verisi, aylık yüzde 3,00 artış beklentisine yakın bir seviyede, yüzde 2,96 artış yönünde gerçekleşmiş, yıllık enflasyon da yüzde 31,53 olarak açıklanmıştı.
Enerji, gıda, alkollü içkiler ile tütün ürünleri ve altın hariç tutulan TÜFE C Endeksi için öngörüde bulunan 9 ekonomistin şubat ayı tahminleri aylık bazda yüzde 1,70, yıllık bazda yüzde 29,78 seviyesinde hesaplandı.
Mart ayı enflasyon rakamları, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 3 Nisan Cuma günü saat 10.00'da açıklanacak.
Gelecek dönem enflasyon beklentileri Matriks Haber anketinde cari yıl sonuna ilişkin 19 ekonomistin TÜFE beklentisi yüzde 25,80 seviyesinde şekillendi.
Beklenti aralığı yüzde 22,00 ve yüzde 30,00 oldu.
Bir önceki dönemde 2026 yıl sonu için beklenti yüzde 24,00 olmuştu. 8 ekonomistin yanıtladığı 2027 sonuna ilişkin enflasyon beklentileri ise yüzde 19,00 artış yönünde oluştu. 2027 yıl sonu öngörüleri yüzde 17,00 ile yüzde 22,00 aralığında oluştu.
Şubat ayı anketinde tahminler yüzde 18,25 artış yönünde gerçekleşmişti. 12 ay sonrasına ilişkin TÜFE tahminleri yüzde 23,15 artışa işaret etti.
C Endeksi’nin 2026 sonunda yüzde 24,95, 2027 sonunda ise yüzde 18,65 seviyesinde gerçekleşeceği tahmin edildi.
TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçları 13 Mart 2026 tarihinde açıklanan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) mart ayı piyasa katılımcıları anketi sonuçlarına göre; TÜFE’nin cari ay için aylık yüzde 2,18 artış kaydetmesi bekleniyor.
Tahminler yıl sonuna ilişkin yüzde 25,38, 12 sonrası için yüzde 22,17, gelecek yıl sonu için yüzde 18,71, 24 ay sonrası için ise yüzde 17,30 artışa işaret etmişti.
Dolar/TL anketi 14 analistin 2026 sonuna ilişkin dolar/TL beklentisi 51,80 seviyesine işaret etti.
En yüksek tahmin veren ekonomist 57,75, en düşük tahmin veren ekonomist ise 50,50 öngörüsünde bulundu.
Bir önceki anket döneminde medyan 51,80, beklenti aralığı ise 53,20 ile 48,00 seviyesinde oluşmuştu. 12 ay sonrasına ilişkin dolar/TL tahmini 52,63 olarak belirlendi.
TCMB piyasa katılımcıları anketinde; dolar kuru için cari yıl sonuna yönelik tahmin 50,9685, 12 ay sonrası döneme ilişkin beklenti ise 52,6965 olmuştu.
Dolar/TL’nin 2027 sonunda hangi seviyede oluşacağına yönelik soruyu yanıtlayan 6 ekonomistin medyan tahmini ise 59,60 seviyesinde gerçekleşti.
Matriks Haber’in bir önceki anket döneminde beklenti 60,00 seviyesinde gerçekleşmişti. "Yüzde 30’un altı mümkün görünmüyor" Spinn Eğitim Kurucu Ortağı Özlem Derici Şengül, mart ayında aylık enflasyonun yüzde 2,80 artmasını beklediğini ifade ederek, bu seviyenin yıllık bazda yüzde 32'ye işaret ettiğini belirtti.
Derici Şengül, dolayısıyla yıldan yıla enflasyonda yüzde 31,5'ten yüzde 32'ye bir artış öngördüğünü kaydetti.
Özlem Derici Şengül Matriks Haber'e yaptığı değerlendirmede, gıda fiyatlarındaki yüksek seyir tetiklemeye devam ettiğini vurgulayarak, ulaştırma kaleminin de bu sürece dahil olduğunu söyledi.
Dolayısıyla enflasyonun yüzde 30'un altına inmesinin mümkün görünmediğine dikkat çekerken gecikmeli etkilerle ikinci çeyrekte de yüzde 30'un altına inilememe riski bulunduğunu aktardı.
Küresel gelişmelere de değinen Derici Şengül, savaş etkisinin azalmaya başlamış göründüğünü ancak tamamen ortadan kalkmasa ve sönümlense bile birkaç aylık gecikmeli etkinin yılın ilk yarısını enflasyonla mücadeleyi zorlaştırdığını dile getirdi.
Bu nedenle TÜFE'nin yüzde 30 seviyesinin altına düşmesinin yılın ikinci yarısına sarkabileceği olasılığının bulunduğunu öngördü.
Özlem Derici Şengül, yıl sonu enflasyon beklentisini yüzde 23,5-24 civarından yüzde 28 seviyesine revize ettiğini vurguladı ve "Bu beklentim Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) ilk yarıda politika faizi aracılığıyla ek bir adım atmaması ve yılın ikinci yarısında kademeli ve sınırlı faiz indirimi yapması varsayımına dayanıyor.
Faiz indirim miktarı ve büyüklüğü TCMB'nin nisan ayındaki toplantısında vereceği sinyaller ile kullanacağı tondan sonra netleşecektir.
Mevcut durumda ikinci yarıda mütevazi indirimlerle yıl sonu enflasyonunun yüzde 28 gelebileceğini düşünüyorum." diyerek görüşlerini aktardı.
Yabancı kurum beklentileri ING Global, TCMB’nin politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmasını beklentilerle uyumlu olduğunu belirtti.
Artan jeopolitik riskler ve yükselen enerji fiyatlarının gevşeme sürecine ara verilmesine yol açtığını kaydeden kurum, yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 25’e yükseltirken petrol fiyatlarındaki belirsizliğin yukarı yönlü risk oluşturduğunu ifade etti; ayrıca faizlerin yıl sonunda yüzde 30’a gerilemesini beklemekle birlikte, petrol fiyatlarının yüksek kalması halinde Nisan’da ek sıkılaşma ihtimaline dikkat çekti.
BBVA Research, TCMB’nin jeopolitik riskleri geçici gördüğünü ve mevcut politika araçlarının yeterli olduğunu söyledi.
Kurum, yıl sonu enflasyon için yüzde 25 seviyesine 1-1,5 puan yukarı yönlü risk eklerken bunun enerji fiyatlarından kaynaklandığını vurguladı; temel senaryoda faiz indirimlerinin Haziran’da başlayarak yıl sonunda yüzde 32 seviyesine gerilemesini beklediğini kaydetti.
HSBC, Türkiye için 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 23’e yükseltti.
Bu revizyonun temel nedeni petrol fiyat varsayımının artırılması olurken enerji maliyetlerinin dolaylı etkilerinin daha belirgin olacağı ifade edildi.
Kurum ayrıca uygun koşullar oluşursa faiz indirimlerinin yılın ikinci yarısında başlayabileceğini vurguladı.
JPMorgan, Türkiye’ye ilişkin tahminlerini güncelleyerek 2026 yıl sonu enflasyon beklentisini yüzde 26,4’e, politika faiz beklentisini yüzde 32’ye çıkardı ve büyüme tahminini düşürdü.
Bu revizyonların temelinde enerji fiyatlarındaki artış ve jeopolitik risklerin maliyet baskılarını artırması yer alırken Nisan’da faiz artışı ihtimalinin de bulunduğu ifade edildi.
Citigroup, TCMB’nin söyleminde daha temkinli bir çizgiye geçtiğini belirtti.
Kurum, bu çerçevede Nisan ayında faizin sabit tutulmasını beklediğini ifade ederken yıl sonunda enflasyonun yüzde 26 seviyesine gerileyeceğini öngördü.
Goldman Sachs, petrol ve jeopolitik risklerin sürmesi halinde TCMB’nin faizi yüzde 40 ve üzerine çıkarabileceğini öngördü.
Kurum, bu durumun enflasyon üzerinde daha güçlü baskı yaratabileceğini belirterek Nisan’da 300 baz puanlık artış ihtimaline işaret etti.
MNI, TCMB’nin Mart toplantısında faizi yüzde 37 seviyesinde sabit tutmasının beklendiğini aktardı.
Artan enerji maliyetleri ve jeopolitik belirsizlikler nedeniyle temkinli duruşun sürdüğü belirtilirken, doğrudan faiz artışı yerine alternatif sıkılaştırma araçlarının öne çıktığı ifade edildi.
BNY, Türkiye’nin yüksek belirsizlik ortamında bulunduğunu vurgulayarak faizin yüzde 37 seviyesinde sabit tutulmasını beklediğini belirtti.
Kurum, enflasyon ve diğer makro tahminlerin küresel gelişmelere bağlı olarak hızlı şekilde değişebileceğine dikkat çekti.
SocGen, emtia ve enerji fiyatlarındaki artışın dezenflasyon sürecini zorlaştırdığına işaret etti.
Kurum, faiz indirimlerinin Haziran’da başlayarak yıl sonunda yüzde 29,5 seviyesine gerilemesini bekledi.