Haber Detayı

Bahar Taş için adalet çağrısı: “Bahar Taş’a ne oldu?”
Cumhuriyet'in egesi cumhuriyet.com.tr
26/03/2026 16:28 (6 saat önce)

Bahar Taş için adalet çağrısı: “Bahar Taş’a ne oldu?”

Muğla’nın Milas ilçesinde patronu ve tekne sahibinin de içinde bulunduğu bir teknede şüpheli şekilde ölü bulunan Bahar Taş’ın ölümünün aydınlatılması için ailesi ve avukatları bakanlığa adalet çağrısında bulundu.

Muğla’nın Milas ilçesinde patronu ve tekne sahibinin de içinde bulunduğu bir teknede şüpheli şekilde ölü bulunan Bahar Taş’ın ölümünün aydınlatılması için ailesi ve avukatları bir basın toplantısı gerçekleştirdi.

Aydın, Nevzat Biçer Konferans Salonu’nda gerçekleşen toplantıya Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, EMEP Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan, EMEP İzmir İl Yönetimi ve Aydın İl Yönetimi, Hacı Bektaş Kültür Vakfı, Alevi Kültür Derneği, CHP Efeler İlçe Örgütü, Adnan Menderes Üniversitesi öğrencileri, İzmir Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Gamze Şimşek, Aydın Barosu Kadın Hakları Komisyonu, Aydın Kadın Efeler Derneği, Efeler Kent Konseyi Başkanı, CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Efeler Atatürkçü Düşünme Derneği katıldı. “BAHAR TAŞ’A NE OLDU?” Basın toplantısında aile adına konuşan Bahar Taş’ın kardeşi Yoldaş Taş, Bahar Taş’ın ölümünün üzerinden 47 gün geçtiğini ve hâlâ “Bahar Taş’a ne oldu” sorusunu sormaya devam ettiklerini belirtti.

Bu süreçte aile olarak yas dahi tutamadıklarını belirten Taş, “Olayla ilgili çelişkiler, şüpheler var.

Biz aile olarak 47 gündür soruşturmanın peşine düşüyoruz.

Şüpheli bir kadın ölümü var.

Şüpheli kadın ölümleri ve bunların üstünün kapatılmasının sadece Bahar Taş’ın dosyasından ibaret olduğunu düşünmüyorum” dedi. 2026 yılında 18 kadının şüpheli bir şekilde ölü bulunduğunu belirten Taş, hayatını kaybeden kadınların ailelerinin gerçeğin peşine düşerken yas tutamadığını ifade etti.

Adalete ve hukuka güvenmek istediklerini söyleyen Taş, “Çelişkilerin en ince ayrıntılarına kadar aydınlatılmasını istiyoruz.

Gerçek ne ise onun ortaya çıkmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

BAKANLIĞA ÇAĞRI Şüphelilerin kan örneklerinin hâlâ dosyaya eklenmediğini vurgulayan Taş, bunun gibi birçok örnekle birlikte soruşturmanın sürdürülüş biçimine ilişkin de soru işaretleri olduğunu belirtti.

Taş, hem kardeşi Bahar Taş için hem de hayatını kaybeden tüm kadınlar için mücadeleden vazgeçmeyeceklerinin altını çizerken Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına seslenerek, “Bakanlık olarak dosyaya katılma talebinde bulunmanız yeterli olmaz.

Olayın aydınlatılması için elinden geleni yapmanızı istiyoruz” diye konuştu. “DOSYANIN ÜSTÜ KAPATILMAYA ÇALIŞILIYOR” Yoldaş Taş’ın ardından ailenin avukatı Ilgın Çeribaş söz aldı.

Çeribaş, soruşturmanın birçok eksiklikle birlikte başladığını söyleyerek, diğer şüpheli kadın ölümlerinde olduğu gibi bu dosyanın da üzerinin kapatılmaya çalıştığını belirtti.

Dosya kapsamında tüm delillerin toplanmadığını, Bahar Taş’ın ölüm sebebi ve saatinin henüz belirlenmediğini hatırlatan Çeribaş, şüphelilerin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasının delillerin karartılma tehlikesini yarattığını vurguladı.

Bahar Taş’ın ölümünün ardından kamuoyunda bilgi kirliliği yaratıldığını vurgulayan Çeribaş, “Henüz resmi bir adli rapor veya kesin tıbbi değerlendirme bulunmazken, ölüm nedeninin kalp krizi olarak sunulması, adli sürecin tarafsızlığını zedeleyen bir algı oluşturmuştur.

Kadın cinayetleri ve şüpheli ölümlerin ‘kaza’ veya ‘doğal neden’ denilerek kapatılmaya çalışılması, cezasızlığı beslemektedir” dedi. 12 SAATLİK KARANLIK AYDINLATILSIN Şüphelilerin Bahar Taş’tan haber alamadıklarını iddia ettikleri 12 saatlik süre içinde neler olduğunun aydınlatılması gerektiğini vurgulayan Çeribaş, “Şüpheli 112’yi aramadan önce birçok kişiyle irtibat kuruyor.

Biz bu durumun da çelişkili olduğunu düşünüyoruz.

Şüphelilerin daha ilk günden alınan kan testi sonuçları dahi dosyaya girmiş değil.

Bu test sonuçları dosyaya girmiş olsaydı bugün şüpheliler belki adli kontrolle bırakılmaz, tutuklu yargılanırdı” dedi.

ŞÜPHELİLER TUTUKLANMALI Çeribaş ailenin ve avukatların taleplerini şu şekilde sıraladı: “Olayın gerçekleştiği yerin özellikleri ve mevcut şüpheli durumlar dikkate alınarak tüm deliller titizlikle toplanmalı, eksik kamera ve HTS incelemeleri ivedilikle tamamlanmalıdır.

Olayla ilgili bilgi sahibi olabilecek tüm tanıklar derhal tespit edilerek ifadeleri alınmalı, karanlıkta kalan noktalar aydınlatılmalıdır.

Şüphelilerin beyanlarındaki çelişkiler giderilmeli ve Adli Tıp Kurumu, rapor sürecini gecikmeden tamamlamalıdır.

Delil karartma ve kaçma şüphesi göz önünde bulundurularak, şüpheliler hakkında tutuklama dahil gerekli koruma tedbirleri derhal uygulanmalıdır.” Çeribaş’ın ardından söz alan İzmir Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av.

Gamze Şimşek, baro olarak dosyanın avukatları ve Ege Bölgesindeki barolarla birlikte dosyayı yakından takip ettiklerini belirtti.

Şimşek, delil karartılmasının önüne geçilmesi gerektiğini belirterek, “Tutuklama da böyle durumlar için geçerli olmalıdır ama bizim ülkemizde tutuklamalar farklı kişilere uygulanıyor.

Bu dosyalar aydınlatılana kadar mücadelemiz sürecek” dedi.

ETKİN SORUŞTURMA YÜRÜTÜLMELİ Toplantıda söz alan Muğla Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu üyesi Av.

Ebru Kaçan ise soruşturmanın etkin bir biçimde yürütülmemesinin ve şüphelilerin serbest olmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, Muğla Barosu olarak sürecin takipçisi olacaklarını söyledi.

Aydın Barosu adına konuşma yapan Avukat Didem Özhan da bir buçuk ay boyunca dosyanın geldiği noktanın ancak ihmalkarlıkla açıklanabileceğinin altını çizerek, Aydın Barosunun da Bahar Taş’ın ailesinin yanında olduğunu bildirdi.

KADINLAR “BAŞIMA BİR ŞEY GELECEK Mİ” KORKUSUYLA YAŞIYOR Toplantıda söz alan EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, 2025 yılında şüpheli kadın ölümlerinin sayısının kadın cinayetleri sayısını aştığını vurgulayarak, “Her gün bir kadın, çocuk için ne oldu diye sormak zorunda kalıyoruz ve bu soruya cevap bulabilmek için yan yana gelip hesap soruyoruz” dedi.

Şüpheli kadın ölümlerinin üstünün kapatılmasının istendiği bir dönemden geçtiğimizi söyleyen Karaca, “Bahar Taş bu ülkede kadınlara uygulanan baskıyı, şiddeti kendi hayatıyla gündem eden kadınlardan bir tanesi.

Bu ülkede her kadın başıma bir şey gelecek mi korkusuyla yaşıyor” dedi.

Karaca, kadınların ancak mücadele ederek hayatlarına sahip çıkabildiğini vurgulayarak, soruşturmanın sümen altı edilmesine izin vermeyeceklerini söyledi ve “Bahar’ı mücadelemizde yaşatacağız” ifadelerini kullandı.

CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül ise “Ülkemiz maalesef bir hukuk devleti değil.

Olayın üstünden 47 gün geçmesine rağmen karanlık aydınlatılmadı.

CHP olarak sürecin takipçisi olacağız” dedi.

İlgili Sitenin Haberleri