Haber Detayı

Kölelik BM'de 'İnsanlığa karşı en ağır suç' diye tanımlandı
Dünya haberler.com
26/03/2026 07:57 (2 saat önce)

Kölelik BM'de 'İnsanlığa karşı en ağır suç' diye tanımlandı

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, köleliği "insanlığa karşı işlenmiş en ağır suç" olarak ilan eden bir kararı onayladı.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, köleliği "insanlığa karşı işlenmiş en ağır suç" ilan eden bir kararı onayladı.

Karar ayrıca, kültürel eserlerin "acil ve engelsiz iadesini" de talep ediyor.

Talep, sanat eserleri, anıtlar, müze eserleri, belgeler ve ulusal arşivleri kapsıyor ve bunların menşe ülkelerine ücretsiz iade edilmesini de öngörüyor.

Tasarı, Gana Cumhurbaşkanı John Mahama tarafından sunuldu ve Afrika Birliği tarafından, tazminat ve iyileşme amacıyla desteklendi.Önerge 123 oyla kabul edilirken, İngiltere ve Avrupa Birliği üyeleri de dahil olmak üzere 52 ülke çekimser kaldı.Amerika Birleşik Devletleri, Arjantin ve İsrail karara karşı oy kullandı.Mahama, genel kurulda "Kararın kabulü, unutulmaya karşı bir güvence sağlıyor" dedi.Kölelikten etkilenen ülkeler 100 yılı aşkın süredir tazminat talep ediyor.

Ancak tartışma 21. yüzyılda, özellikle de geçmişte Afrika köle emeğinden kâr elde eden bazı ülkelerin ve işletmelerin bu ticarete karıştıklarını resmen itiraf etmelerinin ardından daha da yoğunlaştı.

Kölelik tazminatları ne? 15. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar, yaklaşık 12 ila 15 milyon Afrikalı erkek, kadın ve çocuk yakalanarak köle olarak çalıştırılmak üzere Amerika'ya götürüldü.İspanya, Portekiz, Fransa ve İngiltere gibi Avrupa ülkelerinin kontrolündeki sömürgelere gönderildiler.

İki milyon insanın da köle gemilerinde öldüğü tahmin ediliyor.Yüzyıllarca süren sömürünün etkileri bugün bile hissediliyor.

Kölelerin geldiği ülkeler ve alan ülkelerde, sosyo-ekonomik yoksunluk ve ırk temelli ayrımcılık söz konusu.Tazminatlar, ataları köle ticaretine zorlanan siyahlara bir özür ve telafi işlevi görmeyi amaçlıyor.

Gana tarafından sunulan önerge, BM'ye üye ülkeleri köle ticareti için özür dilemeyi ve bir tazminat fonuna katkıda bulunmayı düşünmeye çağırıyor.

Gana Dışişleri Bakanı Samuel Okudzeto Ablakwa, BBC'nin Newsday programına yaptığı açıklamada "Tazminat talep ediyoruz ve açıkça belirtelim ki, Afrikalı liderler kendileri için para istemiyorlar" dedi.

Bakan "Kurbanlar için adalet ve davaların desteklenmesini, eğitim verilmesini ve bağış fonları, beceri eğitim fonları istiyoruz" diye konuştu.

Ancak İngiliz akademisyen, aktivist ve küresel tazminat hareketinin önde gelen isimlerinden Esther Xosei, kararın olası etkileri konusunda kuşkulu. "Afrika uluslarının bu tartışmalarda ön plana çıkmasını görmek cesaret verici ancak kalpler ve zihinler BM'de kazanılmayacak" diye düşünüyor."Gerçek savaş, insanların tarih hakkında hala yanlış bilgilendirildiği sokaklarda verilecek" diyor.

Tarihte örneği var mı?

Evet ve en ünlü tazminat davası Almanya ile ilgili.

Almanya 1952'den beri Nazi rejiminin Yahudi kurbanlarına, İsrail'e sağlanan fonlar da dahil olmak üzere 80 milyar dolardan fazla ödeme yaptı.Ancak şimdiye kadar hiçbir ülke, köleleştirilmiş Afrikalıların veya etkilenen Afrika, Karayip ve Latin Amerika ülkelerinin torunlarına tazminat ödemedi.Hollanda gibi 2022'de kölelikteki rolleri için resmen özür dileyen ülkeler bile, kölelerin torunlarına doğrudan mali tazminat ödemeyi reddetti.

Hollanda hükümeti bunun yerine "köleliğin mirasıyla mücadele etmek için sosyal girişimler ve projeler" için 230 milyon dolarlık bir fon kurdu.Afrika'daki İspanyol sömürgeciliği konusunda uzmanlaşmış bir araştırmacı olan Dr.

Celeste Martinez "Anlaşılması gereken en önemli şey, kimsenin geçmişi değiştirmeye değil, günümüzdeki sonuçlarıyla mücadele etmeye çalışması" diye açıklıyor."Köleliğin mirası bugün hala ırkçılık ve eşitsizlik şeklinde varlığını sürdürüyor.

Daha adil ve daha demokratik toplumlar istiyorsak, geçmişi tanımak çok önemli." BM'nin kararı neleri değiştirebilir?

BM'nin kendisi de açık bir şekilde tazminatı desteklemişti.

Eylül 2025'te yaptığı bir açıklamada, İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, adaletin "çeşitli biçimlerde tazminat" içermesi de gerektiğini söyleyerek bir adım daha ileri gitmişti.Ancak, 193 üye ülkenin her birinin bir sandalye ve bir oy hakkına sahip olduğu BM Genel Kurulu, bu koşullarda hiç oylama yapmamış veya bir karar almamıştı.Genel Kurul tazminatı dayatamıyor, ancak davaya siyasi meşruiyet kazandırabilir.İnsan Hakları İzleme Örgütü'nde ırkçılık konusunda kıdemli araştırmacı olan Almaz Teffera, "BM'de bu tartışmanın yapılması siyasi açıdan zaten büyük ve önemli bir adım" diyor."Bu, tazminat konularında devletler arası temas için bir yol açıyor ve tartışmalarda ilerleme şansını artırıyor." Ne kadar miktarda paradan bahsediliyor?

Bu tazminatların en çok tartışılan yönlerinden biri, faturayı kimin ödeyeceği ve miktarı.

Geçmişte köle sahibi olan şirketlere, kurumlara ve ailelere tazminat ödemeleri yönünde çağrılar yapıldı.

Ancak çoğu öneride sorumluluk hükümet düzeyinde kalıyor. 2013'te, 15 Karayip ülkesinden oluşan bir blok olan Caricom, 10 maddelik Tazminat Adaleti Planı'nı yayınladı.Öneriler, dış borçların iptalinden okuryazarlığın ortadan kaldırılmasına ve halk sağlığına yatırım yapılmasına kadar uzanıyordu. 2023 yılında, blok, 15 Karayip ülkesinin eski sömürgeci ülkelerden en az 33 trilyon dolar alacağı olduğunu iddia eden bir çalışma sundu.Batı Hint Adaları Üniversitesi'nde profesör ve Caricom Tazminat Komisyonu başkan yardımcısı Verena Shepherd "Devlet her zaman suçlu çünkü bireylerin, kurumların ve işletmelerin köleliğe ve sömürgeciliğe katıldığı ortamı yarattı" diyor.Aynı yıl, Uluslararası Adalet Divanı'nın önde gelen yargıçlarından Patrick Robinson, daha da büyük bir rakam ortaya koydu.

Portekiz ve İngiltere'den bağımsız olduktan sonra köle emeğinden faydalanan Brezilya ve ABD gibi ülkeler de dahil olmak üzere 31 ülkenin toplamda 107 trilyon dolar borcu olduğunu belirtti.

Kölelik tazminatlarıyla ilgili en büyük sorunlardan biri de geçen süre.

Yahudi soykırımı kurbanlarına yapılan ödemeler gibi önceki davaların çoğu, kurbanlar hayattayken çözüme kavuşturulmuştu.Hesaplamaların hep karmaşık ve sıklıkla tartışmalı olduğu açık.

Belfast Queen's Üniversitesi'nde öğretim görevlisi hukukçu Luke Moffett, bu rakamların yasal anlamda uygulanamaz olduğuna inanıyor."Yasal olarak, tırmanılamayacak kadar büyük bir dağ bu.

Fakat bu, ilgili tarafların oturup müzakere etmemesi gerektiği anlamına gelmiyor" diyor.

Özür meselesi CARICOM gibi girişimler sadece finansal konulara odaklanmıyor.

Bloğun başlıca şikayetlerinden biri, kölelikten mali fayda sağlayan ülkelerin çoğunun resmen özür dilememiş olması.Verene Shepherd "Kurbanlar ve torunları için iyileşme süreci, Avrupa hükümetlerinin samimi ve resmi özürler dilemesini gerektiriyor" diyor. "Bazıları bunun yerine pişmanlık açıklamaları yayınladı.

Bu açıklamalar, kurbanların ve torunlarının özrü hak etmediği anlamına geliyor."BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi'nden (OHCHR) Sara Hamood, bu tür bir kabulün herhangi bir adalet sürecinin çok önemli bir parçası olduğunu söylüyor."Finansal yanı bunun sadece bir parçası.

Hiçbir ülkenin köleliğin mirasıyla tam olarak yüzleşmediğini veya Afrika kökenli insanların yaşamları üzerindeki etkilerini kapsamlı bir şekilde hesaba katmadığını defalarca söyledik" diyor. "Resmi özürler, gerçeği söyleme ve eğitim, geniş bir önlem yelpazesinin parçası."

İlgili Sitenin Haberleri

GÜNDEME Güncel haberler.com
22 dakika önce

GÜNDEME