Haber Detayı

TEDMEM 2025 Raporu: Kız çocukları daha çok okuyor
Gündem hurriyet.com.tr
26/03/2026 07:00 (3 saat önce)

TEDMEM 2025 Raporu: Kız çocukları daha çok okuyor

Türk Eğitim Derneği Düşünce Kuruluşu (TEDMEM) tarafından 2025 Eğitim Değerlendirme Raporu yayınlandı. Raporda düşen nüfus oranıyla birlikte 2030 yılında öğrenci sayısının yüzde 21 azalacağı öngörüldü ve nüfus değişimleri dikkate alınarak stratejik bir eylem planının hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Rapora göre son 20 yılda okullaşma oranı yüzde 90’a yaklaştı ve özellikle kız çocuklarının eğitime katılımı arttı.

TEDMEM, 2014 yılından bu yana her yıl Türkiye’de eğitim alanındaki gelişmeleri izlemek ve değerlendirmek amacıyla Eğitim Değerlendirme Raporu hazırlıyor. 2025 Eğitim Değerlendirme Raporu’nda eğitim sistemine ilişkin göstergeler ‘Yönetişim ve Finansman, Temel Eğitim ve Ortaöğretim, Ölçme, Değerlendirme ve Kademeler Arası Geçiş, Öğretmenlik ve Mesleki Süreç ile Yükseköğretim’ olmak üzere beş ana başlık altında incelendi.ORTAÖĞRETİME ERİŞİM - Raporda, son yirmi yılda ortaöğretime erişim açısından kayda değer bir ilerleme sağlandığı belirtildi.

Buna göre net okullaşma oranı yüzde 90’a yaklaştı ve özellikle kız çocuklarının eğitime katılımı artırıldı.

Ancak raporda, artan okullaşma oranının ortaöğretimin nitelik sorunlarını ortadan kaldırmadığına dikkat çekilerek, “Üniversite kapısında oluşan yığılma, liselerin gençleri hayata hazırlama işlevinin zayıflaması, artan devamsızlık ve açıköğretime yönelim ile sınav odaklı yapının öğrenmeyi gölgelemesi, ortaöğretimin işleviyle ilgili sorunlara işaret ediyor.

Bundan sonrası için yapılması gereken; ortaöğretim süresini kısaltmak değil, mevcut süreyi gençlerin ilgi ve yeteneklerini keşfedebildiği ve hayata hazırlanabildiği nitelikli bir öğrenme sürecine dönüştürmek olmalı” denildi.ÖĞRENCİ SAYISI AZALACAK- Rapor, son 10 yılda Türkiye’de doğum oranının yüzde 30,6 azalmasına bağlı olarak 2030 yılında öğrenci sayısının da yüzde 21 azalacağını ön görüyor.

Bu kapsamda, derslik planlamasından öğretmen ihtiyacına, eğitim bütçesinden yükseköğretim kontenjanlarına kadar tüm yapının yeniden ele alınması gerektiği belirtildi.

Bu durumla ilgili, “Eğitim sisteminde demografik dönüşümü dikkate alan yeni bir stratejik eylem planı gerekli.

Doğurganlık hızındaki düşüş, orta vadede yükseköğretime de yansıyacak.

Yalnızca uluslararası öğrenci sayısını artırmaya dayalı yaklaşımlar yeterli değil.

Üniversite kapasitesinin de gözden geçirilmesi ve hayat boyu öğrenmenin güçlendirilmesi gerekli” gibi önerilere yer verildi.- Ayrıca 2024-2025 eğitim öğretim yılında okul öncesi okullaşma oranları son üç yılın en düşük seviyesine geriledi.LGS’DE EN FAZLA BOŞ KONTENJAN YILI- Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınava giren öğrenci oranının azalma eğiliminde olduğu belirtilerek, “2025 yılı, LGS uygulamasının hayata geçirildiği tarihten bu yana boş kontenjan sayısının en yüksek olduğu yıl oldu.

Oysa aynı dönemde sınava giren öğrenci sayısı 963 binin üzerinde.

Bu tablo, kontenjanların niteliği, okullara ve okul türlerine göre dağılımı ve öğrenciler açısından tercih edilebilirliği ile ilgili sorunlara işaret ediyor” denildi.9’UNCU SINIFTA AÇIKÖĞRETİME GEÇİŞ ARTTI- Raporda, ortaokuldan liseye geçiş dönemi olan 9’uncu sınıfa dikkat çekilerek, “2024-2025 eğitim öğretim yılında 9’uncu sınıf düzeyinde genel liselerde yüzde 18,5, mesleki ve teknik liselerde yüzde 28,5, imam hatip liselerinde ise yüzde 30 oranında sınıf tekrarı gerçekleşti ve yine 9’uncu sınıfta açık öğretime geçen öğrenci sayısı bir yılda yaklaşık üç kat arttı.

Bu yüzden liseye geçişte öğrencilerin akademik ve sosyal uyumunu güçlendirecek politikalara ihtiyaç var” denildi.

Öte yandan rapor, bir önceki yıla kıyasla mesleki ve teknik liseler dışında tüm okul türlerinde devamsızlık oranlarının arttığına dikkat çekti.YKS’DE SINAV DÖNGÜSÜ- Raporda Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) verileri doğrultusunda da şu açıklama yapıldı: “2025 YKS verileri, yükseköğretime geçişte tekrar eden sınav döngüsünün kronikleştiğini gösteriyor.

Bir yükseköğretim programına yerleşenlerin yalnızca yüzde 30’u, lise son sınıf öğrencilerinden oluşuyor.

Başka bir ifadeyle yerleşen her 10 adaydan 7’si sınava tekrar giren adaylar.

Veriler, lise son sınıf düzeyindeki 812 bin adayın yüzde 48,57’sinin tercih yaptığını, sadece yüzde 16,46’sının dört yıllık lisans programlarına yerleşebildiğini ortaya koyuyor.

Bu tablo, sınav puanlarının beklentileri karşılamaması, istihdam olanaklarına ilişkin belirsizlikler, ekonomik koşullar ve mesleki rehberlik eksikliği gibi çok boyutlu faktörlerle ilişkili.

Öte yandan, 2023 yılında 3,5 milyonun üzerinde olan YKS başvuru sayısının 2025 yılında yaklaşık 2,5 milyona gerilemesi yalnızca demografik faktörlerle açıklanamaz.

Eurostat 2024 verilerine göre Türkiye, üniversite mezunu işsizlik oranının genel işsizlik oranını aştığı tek ülke konumunda. 25-34 yaş grubundaki işsizlerin yaklaşık yüzde 49,2’sinin yükseköğretim mezunu olması, üniversite eğitiminin ekonomik getirisine yönelik algının değiştiğine işaret ediyor.”

İlgili Sitenin Haberleri