Haber Detayı

FİLİSTİNLİ ESİRLERE İDAM YASASI:  SOYKIRIMIN YENİ AŞAMASI
Manşetler dogruhaber.com.tr
26/03/2026 01:00 (1 saat önce)

FİLİSTİNLİ ESİRLERE İDAM YASASI: SOYKIRIMIN YENİ AŞAMASI

Soykırım suçuyla yargılanan israil, bu kez Filistinli esirlere yönelik idam cezası tasarısıyla aynı politikayı farklı yöntemlerle sürdürüyor. Hukuki bir düzenleme görünümü altında ilerletilen bu adımla, Filistinlilere yönelik sistematik baskı ve yok etme süreci yeni bir aşamaya girdi.

Soykırımcı israilin resmi televizyonu KAN'ın haberine göre, israil Meclisi Ulusal Güvenlik Komitesi, Filistinli esirlere yönelik tartışmalı idam cezası tasarısını onaylayarak meclis genel kuruluna gönderdi. israil Meclisine gönderilen tasarıya göre, cezanın infazı israil Cezaevi Servisi tarafından görevlendirilen gardiyanlar tarafından asılma yoluyla gerçekleştirilecek.

İnfazı gerçekleştiren gardiyana kimliği gizliliği ve cezai dokunulmazlık tanınacak.

İdama mahkum edilen esirler ayrı bir gözaltı merkezine yerleştirilecek ve yetkili kişiler dışında kimse ziyaret edemeyecek, avukat görüşmeleri ise sadece görüntülü olacak.

Cezanın infazı, karar tarihinden itibaren 90 gün içinde gerçekleştirilecek.

İnfaz sırasında cezaevi müdürü, yargı makamından bir temsilci, resmi bir müfettiş ve esirin ailesinden bir temsilci hazır bulunacak.

Savcılığın talepte bulunmasına gerek kalmaksızın idam cezasının verilmesinin mümkün olacağı belirtilen tasarıda, idam cezası için oy birliği şartının aranmayacağı ve kararın basit çoğunlukla verileceği belirtildi.

Soykırımcı israilin işgali altındaki Batı Şeria'da yaşayan Filistinlilerin tabi tutulduğu askeri mahkemelerin de idam cezası verebileceği, bu cezada Savunma Bakanı'nın yargı heyetine görüş bildirme hakkının tasarıda yer aldığı aktarıldı. israil işgali altındaki Filistinli esirlere ölüm cezası verilmesi halinde, af ve temyiz yolunun kapanacağının tasarıya eklendiği kaydedildi. israilde ‘’yargılanan’’ esirler için idam cezası, ömür boyu hapis cezasına çevrilebilecek.

Tasarıya göre, "israilin varlığını inkar etme amacıyla bir israilli veya burada yaşayan birini öldürmek" idam cezasına çarptırmak için gerekçe gösterildi.

AŞIRI SAĞCI SOYKIRIMCI BAKAN BEN-GVİR “COŞKUYLA’’ KARŞILADI Filistinlilere karşı daha fazla şiddet, baskı ve bölgede daha saldırgan politika talep eden aşırı sağcı yasanın öncülerinden Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, partisinin milletvekilleriyle komite toplantılarına ceketine taktığı altın renkli urgan rozetiyle katılmasıyla öne çıktı.

Ben-Gvir, komitenin Filistinli esirleri hedef alan idam cezası yasası üzerine, "Bugün tarihi bir gün.

Yahudileri sadece Yahudi olduğu için öldürenler için tek ceza, ölüm...

Bu düşmanlarımıza, Yahudi kanının affının olmadığını gösteriyor.

Teröre karşı katı, tavizsiz bir politikayı zafere kadar güdeceğiz." ifadesini kullandı.

HAMAS: VAHŞİ BİR ADIM Filistin İslami Direniş Hareketi (HAMAS), soykırımcı israilin Filistinli esirler için hazırladığı idam yasasının tehlikeli ve yasadışı olduğunu belirterek bunun ölüm ve zulümle sonuçlanacağını vurguladı.

Hareket, bu adımı "vahşi ve terör niteliğinde bir girişim" olarak nitelendirdi, esirler üzerinde ölüm ve tasfiye suçlarının işlenmesine zemin hazırlayacağını belirtti.

HAMAS açıklamasında, söz konusu tasarının uluslararası hukuk ve savaş esirleriyle ilgili tüm sözleşmelere açıkça aykırı olduğunu vurguladı.

Hareket, "Esirlerimizin hayatına kast etmek kırmızı çizgimizdir ve her türlü öfke ve direnişi tetikleyecektir." ifadelerini kullandı.

HAMAS, Filistin halkını ve tüm özgür dünyayı esirlerin korunması için harekete geçmeye çağırdı.

İnsan hakları kuruluşları ve uluslararası topluma, tasarının yasalaşmasını engellemek için acil adım atılması çağrısı yapıldı. “İŞKENCE, SOYKIRIM PROJESİNİN PARÇASI” Öte yandan BM’nin Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, soykırımcı israilli üç bakanın “soykırım boyutuna ulaşan sistematik işkence”den sorumlu olduğunu belirterek Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni (UCM) tutuklama emri çıkarmaya çağırdı.

BM İnsan Hakları Konseyi’ne sunduğu raporda Albanese, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Savunma Bakanı Israel Katz’ı, 7 Ekim 2023 sonrası uygulanan politikaların başlıca sorumluları olarak gösterdi.

Raporda, işkencenin münferit bir suç olmadığı, Filistin halkının fiziksel ve psikolojik olarak yok edilmesini hedefleyen daha geniş bir politikanın parçası olduğu vurgulandı.

Albanese, bu politikaların Filistinlilerin yerinden edilmesini, toplumsal yapının çökertilmesini ve yerine yeni bir düzen kurulmasını amaçladığını ifade etti.

Rapora göre, cezaevleri ve gözaltı merkezlerindeki uygulamalar ile genel yaşam koşulları uluslararası hukuka göre işkence kapsamına giriyor.

Belirtilen ihlaller arasında ağır darp ve kemik kırma, uzun süreli kelepçeleme ve göz bağlama, aç bırakma ve uykusuz bırakma, tıbbi yardımın engellenmesi, kadın, erkek ve çocuklara yönelik cinsel şiddet yer alıyor.

BİNLERCE GÖZALTI, KAYIPLAR VE ÖLÜMLER Raporda Ekim 2023 ile Şubat 2026 arasına ilişkin şu veriler yer aldı; 18.500 Filistinli esir alındı.

Bunlardan en az 1.500’ü çocuk 9.000 kişi hala tutuklu, 4.000 kişi zorla kaybedildi Raporda, gözaltında şehit olanların sayısının 84 ila 94 arasında olduğu, ancak gerçek sayının daha yüksek olabileceği belirtildi. “ÖLÜM BİR SİLAH OLARAK KULLANILIYOR” Raporda ayrıca, bazı cenazelerin ailelere teslim edilmediği ve bunun “ölümün bir silah olarak kullanılması” anlamına geldiği ifade edildi.

Bu uygulamaların, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını ortadan kaldırmayı hedeflediği vurgulandı.

Rapor, bu eylemlerin Soykırım Sözleşmesi kapsamında ciddi bedensel ve zihinsel zarar verme kriterlerini karşıladığını ve “kasıtlı, kolektif işkence” anlamına geldiğini belirtti.

İlgili Sitenin Haberleri