Haber Detayı

Belirsizlik artıyor: Finans sektöründe CEO’lar iyimserliğini koruyor
Finans ekonomim.com
25/03/2026 14:50 (3 saat önce)

Belirsizlik artıyor: Finans sektöründe CEO’lar iyimserliğini koruyor

EY araştırmasına göre küresel ekonomik belirsizlik sürerken, finans ve bankacılık sektöründeki CEO’lar 2026 için iyimserliğini koruyor. CEO’ların %90’ı gelir ve kârlılıkta artış beklerken, bu iyimserlikte yapay zekâ yatırımları belirleyici rol oynuyor.

EY’ın CEO Görünümü Araştırması’na göre; küresel ekonomik belirsizlik genel iyimserliği baskılasa da bankacılık ve finansal hizmetler sektöründeki CEO’lar 2026 sektörel görünümüne dair olumlu bakış açısına sahip oldu.

Araştırmaya katılan CEO’ların %59’u bu yıl sektörün görünümüne iyimser yaklaşırken, küresel ekonomi için yüksek güven bildirenlerin oranı yalnızca %27 seviyesinde yer alıyor.

Bununla birlikte jeopolitik ve ekonomik belirsizliklere rağmen bankacılık ve finans CEO’larının 10’da 9’u 2026’da gelir, kârlılık ve verimlilik artışı bekliyor.

Aynı zamanda katılımcıların %21’i gelir ve kârlılıkta yıllık bazda önemli bir artış öngörürken, %46’sı verimlilikte belirgin bir yükseliş bekliyor.

Buna karşın CEO’ların %23’ü, 2025 yılına kıyasla işletme maliyetlerinde kayda değer artış bekliyor.

Yapay zekânın sunduğu güçlü performans güven düzeyini artırıyor 2026’da finansal hizmetler sektöründe, küresel çapta yapay zekâ yatırımlarının pilot projelerden uygulamaya geçmesi bekleniyor.

Finans ve bankacılık CEO’larının %45’i, mevcut ortamda kurumlarının dayanıklılık ve uyum kabiliyetinin en önemli itici gücünün yapay zekâ ve dijital yatırımlar olduğunu söylüyor.

Araştırmanın sonuçlarına göre; CEO’ların %25’i, şirket genelinde uygulanan yapay zekâ girişimlerinin beklentilerin oldukça üzerinde performans gösterdiğini, %57’si ise beklentilerin üzerinde sonuç aldığını belirtiyor.

Bu durum, dijital dönüşüme yönelik üst düzey yönetici güvenini güçlendiriyor.

Bu kapsamda iki yıllık perspektifte bankacılık ve finans sektöründeki CEO’ların %30’u, yapay zekânın şirketlerinin değer sağlama kapasitesini kökten dönüştüreceğini, %63’ü ise operasyonlarda büyük ölçüde iyileşmeler sağlayacağını öngörüyor.

Kullanılan teknolojiler arasında CEO’ların %53’ü en büyük dönüşüm etkisini üretken yapay zekâdan (GenAI) beklerken, bunu makine öğrenimi (%45) ve otonom yapay zekâ sistemleri (%38) izliyor.

Yapay zekanın istihdam etkisi iyimser Araştırma, dönüşümsel yapay zekâ girişimlerinin finansal hizmetler sektöründeki yönetim kurullarında yoğun inceleme altında olduğunu gösteriyor.

Yönetim kurullarının %76’sı artık dönüşümlerin yatırım getirisinin (ROI) finansal sonuçlar kadar sık takip edilmesini bekliyor.

CEO’lar ayrıca kurum içi yapay zekâ yönetişimi konusunda önemli ölçüde ilerleme kaydedildiğini bildiriyor.

CEO’ların %90’ı, etik, ROI ve iş gücü etkisini kapsayan yapay zekâ sonuçları için üst düzey veya yönetim kurulu düzeyinde net bir hesap verebilirlik yapısı oluşturduklarını söylüyor.

CEO’ların %84’ü ise ticari kazançları yavaşlatmasına rağmen yapay zekânın sorumlu ve etik şekilde uygulanmasını önceliklendirdiklerini belirtiyor.

Ayrıca yetenek, yapay zekâ odaklı dönüşümün merkezinde olmaya devam ediyor.

CEO’ların %87’si önümüzdeki yıl yetenek çekme ve elde tutma konusuna iyimser bakıyor; %60’ı ise yapay zekâ yatırımlarının istihdamı koruyacağını veya artıracağını düşünürken, yalnızca %28’i 2026’da iş gücünde azalma bekliyor. 2026 stratejik planları neler?

Diğer yandan 2026 stratejik planları, sektörde yoğun bir M&A (birleşme ve satın alma) ve ortak girişim dönemine de işaret ediyor.

Finansal hizmetler ve bankacılık sektöründeki CEO’ların 10’da 8’i, jeopolitik ve ticari gelişmelere yatırım planlarını ayarlayarak yanıt verdiklerini söylüyor.

CEO’ların üçte biri planlanan yatırımları ertelediğini, %18’i bir pazardan çıktığını (exit) belirtirken; %32’si yatırım planlarını hızlandırdığını, %24’ü ise yeni bir pazara giriş yaptığını ifade ediyor.

Bu durum, yönetim ekiplerinin stratejik fırsatları değerlendirme konusunda kararlı hareket ettiğini gösteriyor.

Operasyonları dijitalleşme yoluyla optimize etmek, üst gelir büyümesini sağlamak ve müşteri etkileşimi ile sadakati artırmak, CEO’ların satın alma planlarını şekillendiren başlıca faktörler arasında yer alıyor.

Varlık satışı planlayanlar için ise maliyet tasarrufu öncelikli bir motivasyon kaynağı olarak öne çıkıyor.

Araştırma sonuçlarına göre, CEO’ların %49’u önümüzdeki yıl M&A fırsatlarını değerlendirmeyi beklerken, %84’ü ortak girişim veya stratejik iş birliği planlıyor. “’İstikrarı beklemek’ artık bir seçenek değil” EY Türkiye Şirket Ortağı ve Finansal Hizmetler Sektör Lideri Levent Atakan araştırma sonuçlarına yönelik şu değerlendirmelerde bulundu; “Yılın ilk aylarında karşı karşıya kaldığımız jeopolitik gelişmeler, finansal piyasaların yönünü yeniden tanımlıyor.

Böyle bir ortamda finans sektörü liderleri için ‘istikrarı beklemek’ artık bir seçenek değil.

Bunun aksine, belirsizliğin arttığı dönemler, doğru stratejiyi kurabilen kurumlar için güçlü sıçrama anlarına dönüşüyor.

Günümüzde üst düzey yöneticilerin gündeminde politika değişikliklerinin etkilerinden piyasa düzeltmelerine, likidite risklerinden değerleme baskılarına kadar geniş bir yelpaze var.

Ancak öne çıkan kurumların ortak bir özelliği bulunuyor: Makro endişeler karşısında sermaye disiplinini güçlendiren, operasyonel mükemmeliyeti önceliklendiren, risk yönetimini sağlamlaştıran ve en önemlisi dönüşümü merkeze alan bir yaklaşım benimsemeleri.

Yapay zekâ tarafında ise artık pilot uygulamaların ötesine geçen, ölçeklenebilir ve kurumsal stratejilere entegre edilen bir dönem görüyoruz.

Finansal hizmetler ve bankacılık sektörü, yapay zekâ yönetişimi konusunda küresel ölçekte standart belirleyen bir konuma geliyor.

Yönetim kurullarının büyük çoğunluğunun AI için net hesap verebilirlik çerçeveleri oluşturması, teknolojinin yalnızca bir verimlilik aracı değil, aynı zamanda stratejik bir sorumluluk alanı olarak ele alındığını gösteriyor.

Çevik davranan, kararlarını hızlı veren ve dönüşüm kasını doğru kullanan kurumlar için gerçekten de eşsiz bir fırsat penceresi var.

Bu fırsatların tamamı, yapay zekânın iş yapış biçimlerini kökten dönüştürdüğü bir dönemde karşımıza çıkıyor.

Dolayısıyla önümüzdeki yıllarda rekabet avantajını belirleyecek olan şey, yalnızca teknolojiye yatırım yapmak değil; bu yatırımı doğru yönetişim, doğru yetenek ve doğru stratejik hamlelerle desteklemek olacak.”

İlgili Sitenin Haberleri