Haber Detayı

Herkes altını merak ediyor: Şimdi ne olacak... Ekonomi yazarları açıkladı
Ekonomi odatv.com
25/03/2026 11:59 (2 saat önce)

Herkes altını merak ediyor: Şimdi ne olacak... Ekonomi yazarları açıkladı

Altın, savaş ortamında yaşanan düşüşün ardından yatırımcıyı "yeni normale" hazırlıyor. Uzmanlara göre altın artık sadece bir korku varlığı değil, karmaşık bir portföy enstrümanı. Merkez bankalarının alımları ve dev kurumların iyimser beklentileri gölgesinde altının yol haritası netleşiyor

İran savaşı ekonomide “Savaş varsa altın yükselir” ezberini bozdu.

Altının, savaşın dünyayı tehdit ettiği dönemde düşmesi kafaları karıştırdı.

Orta Doğu’da tekrardan müzakere ihtimallerinin artmasıyla bugün altın günlük bazda yüzde 2’nin üzerinde değer kazandı.

Altın fiyatlarındaki sert dalgalanmalar sürerken yatırımcı altın fiyatlarının savaş varken neden düştüğünü anlamaya çalışıyor.Peki piyasadaki dalgalanmayı nasıl okumak gerekiyor?

Altın fiyatları daha fazla yükselir mi, yoksa bundan sonra çöküş mü beklenmeli?

Yatırımcıların cevaplarını aradığı bu sorular bugün ekonomi yazarlarının ana gündemi oldu.ALTIN NEDEN DÜŞTÜNasıl Bir Ekonomi Gazetesi yazarı Emre Alkin, altındaki yeni denklemi "Dünya değişti, dolayısıyla altının rolü de değişti" diyerek şöyle açıkladı:"1980’lerde yatırımcının alternatifi sınırlıydı.

Bugün ise finansal sistem çok daha derin.

ABD tahvilleri, yüksek faiz ortamı, doların rezerv para gücü ve gelişmiş finansal araçlar altına ciddi rakipler yarattı.

Eskiden savaş çıktığında yatırımcı altına kaçardı.

Bugün ise aynı yatırımcı önce şu soruyu soruyor: “Faiz kaç?” Eğer faiz yüksekse, altın ikinci plana düşüyor.İran savaşında da tam olarak bu oldu.

ABD Merkez Bankası’nın sıkı para politikası, yüksek faiz ortamı ve güçlü dolar altın üzerinde ciddi bir baskı yarattı.

Yani savaş yukarı çekti, faiz aşağı itti.

Bu iki güç çarpıştı ve kısa vadede faiz kazandı.Bir diğer fark yatırımcı davranışında. 1980’lerde piyasalar daha yavaş ve daha az spekülatifti.

Bugün ise çok daha hızlı.

Altın son iki yılda ciddi bir yükseliş yaşadı.

İran savaşıyla birlikte zirve görülünce, yatırımcıların önemli bir kısmı bunu “kaçış” değil, “satış fırsatı” olarak değerlendirdi.

Bu da fiyatların geri çekilmesini hızlandırdı.Ayrıca altın artık sadece “korku varlığı” değil.

Aynı zamanda bir portföy enstrümanı.

ETF’ler, türev ürünler ve algoritmik işlemler altını klasik anlamının ötesine taşıdı.

Yani bugün altın fiyatı sadece jeopolitik risklerle değil, aynı zamanda fon akımları, pozisyonlanma ve likidite ile belirleniyor.""SAVAŞIN FİNANSMANI İÇİN ALTIN SATIŞI KAÇINILMAZ"Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi yazarı Şeref Oğuz, altının "güvensizlik endeksi" olduğunu belirterek, "Altın, güvensizlik endeksidir.

Mahşerin 4 atlısı sayılan; afet, salgın, kıtlık, savaş varsa, altın tırmanır.

Diğer finansal araçlar, altına dönüşme eğilimine girer. 5 bin yıllık geçmişinde “güvenli liman” olagelmiştir.

Son savaş ortamında benzer gelişme oldu fakat barış gelmeden çıktığı gibi iniverdi." dedi.Oğuz, "Savaş ortamında altın neden düşer?" sorusunu üç madde ile açıkladı yanıtladı:1- Savaş beklentisi önceden fiyatlanır: “Buy the rumor, sell the news.” Savaş ihtimali artarken yatırımcılar önceden altına yönelir ve fiyatlar yükselir.

Savaş fiilen başladığında bu beklenti gerçekleşmiş olur.

Artık yeni alım gelmez, hatta zorunlu olarak kâr realizasyonu (kâr satışları) başlar.2- Petrol fiyatlarındaki yükseliş ve enflasyon endişesi: Savaş (özellikle Orta Doğu’da) petrol arzını tehdit eder, petrol fırlar.

Yüksek enerji maliyetleri küresel enflasyonu körükler.

Merkez bankaları (özellikle Fed) faiz indirimlerini erteler veya faizleri yükseltme sinyali verir.

Altın faiz getirmez.3- Doların güçlenmesi: Jeopolitik krizlerde yatırımcılar ABD Doları ve ABD Hazine tahvillerine yönelir (dolar “en likit” güvenli liman olarak algılanır).

Altın, dolar cinsinden fiyatlandığı için dolar endeksi yükselince altın pahalılaşır ve talebi düşer.

Bu ters ilişki savaş dönemlerinde sık görülürALTINA HÜCUMDünya Gazetesi ise sarı metali manşetine "Altına hücum diye taşıdı" başlığıyla taşıdı.

Hasan Erkin Işık imzalı haberde "Kıymetli metal güvenli liman rolünü koruyor" denildi.Fiyatlardaki sert geri çekilmenin klasik olarak ‘alım fırsatı’ olarak değerlendirildiğini kaydeden Işık, "Fiziki altına yönelen güçlü talep piyasanın dengesini bozdu.

Özellikle küçük yatırımcının gram altına yönelmesi, stokların hızla erimesine neden olurken, arz tarafındaki kırılganlıklar daha görünür hale geldi.

Uzmanlar, küresel ölçekte bakıldığında ise altındaki geri çekilmenin kalıcı olup olmayacağı, büyük ölçüde jeopolitik gelişmelerin seyrine bağlı olacağını aktardı.

Orta Doğu’daki gerilimin azalması, petrol fiyatlarında geri çekilme ve küresel faiz politikalarında olası değişim senaryoları, altının yeniden yukarı yönlü hareket etmesinin önünü açabileceği de konuşuluyor.

Bu nedenle mevcut düşüş, piyasada birçok yatırımcı tarafından geçici bir düzeltme olarak görülürken, talebin canlı kalması altının Türkiye’de ‘güvenli liman’ rolünü koruduğunu gösteriyor." dedi.PEKİ DEVLER NE DİYOR"Peki yaşanan fiyat dalgalanmalarının ardından dev bankalar ne diyor?" diye baktığımızda, birçok kurum durumu “trend kırılması” olarak değil, sağlıklı bir düzeltme olarak görüyor.

Altın düşerken dahi dev bankaların çoğu altın fiyatlarına ilişkin beklentilerinin yukarı yönlü olduğunu belirtiyor.JPMorgan, altının önümüzdeki dönemde 6.000 doların üzerine çıkabileceğini, hatta 6.300 dolar seviyelerinin mümkün olduğunu vurguluyor.

Goldman Sachs ve Citi, 5.000 doların üzerinde kalıcı olabileceğini aktarırken; UBS ve Deutsche Bank gibi kurumlar da benzer şekilde altının orta vadede yeniden rekor seviyelere gideceğini öngörüyor.Emre Alkin, "bu iyimserliğin arkasında üç temel argüman" olduğunu belirterek "Brincisi merkez bankası talebi.

Dünya genelinde özellikle gelişmekte olan ülkelerin merkez bankaları altın alımını sürdürüyor.

Bu, fiyatın aşağı yönünü sınırlayan güçlü bir taban oluşturuyor.

İkincisi küresel borç sorunu.

Artan kamu borçları ve genişleyen para politikaları, yatırımcıyı yeniden “gerçek varlıklara” yönlendirebilir.

Üçüncüsü ise jeopolitik risklerin ortadan kalkmamış olması.

İran savaşı belki bir gün biter ama dünya daha sakin bir yer haline gelmiş sayılmaz." dedi.Alkin şöyle devam etti:"Elbette herkes bu kadar iyimser değil.

Bazı analistler altının son yıllarda fazla kalabalık bir yatırım haline geldiğini, yani “herkesin aynı tarafa geçtiğini” düşünüyor.

Bu görüşe göre altın bir süre daha baskı altında kalabilir ve yeni bir denge arayabilir.Sonuç olarak İran savaşı bize altının gözden düşmediğini, sadece yatırımcının davranış biçiminin değiştiğini gösterdi.

Bu 4100 - 4.500 dolar seviyesi bir zayıflık işareti değil; belki de yeni bir denge arayışı.

Ve eğer büyük kurumların dediği doğruysa, bu denge noktası ileride yeni rekorların basamağı haline de gelebilir."

İlgili Sitenin Haberleri