Haber Detayı
Hürmüz’ün kapanması 'gıda damarı'nı çatlattı
Orta Doğu’daki savaşın etkisi enerji piyasalarını aşarak dünya genelinde tarlaya inmeye başladı. Deniz yoluyla taşınan gübrenin yaklaşık üçte birini karşılayan Hürmüz hattı bir “gıda damarı” olarak öne çıkarken, "damar çatladı" yorumları yapılıyor.
Küresel tarım zinciri, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksamalarla sarsılırken, gübre sevkiyatlarının durma noktasına gelmesi ekim sezonunu tehdit ediyor.
Tarım devlerinin üretimi tehdit altına girerken, gelişmekte olan ülkelerde gıda fiyatlarında şok dalgası uyarısı yapılıyor.
Tam da Kuzey Yarımküre’de bahar ekim dönemi başlarken yaşanan kesinti, etkisini hızla gösteriyor.
Basra Körfezi’nde yaklaşık 1 milyon ton gübre taşıyan gemilerin mahsur kaldığı belirtilirken, sevkiyatların yeniden başlaması halinde bile ürünlerin çiftçiye ulaşmasının haftalar sürebileceği hesaplanıyor.
Bu gecikme, zamanında gübreleme yapılamaması nedeniyle verim kaybı riskini büyütüyor.
Piyasalar şimdiden alarm veriyor Üre fiyatları son bir hafta içinde yaklaşık yüzde 30 artarak 2022’den bu yana en yüksek seviyesine çıktı.
Uzmanlara göre bu artış, sadece başlangıç.
Çünkü gübre piyasası petrolün aksine stoklanabilir değil; üretim ve tüketim mevsimsel döngülere sıkı sıkıya bağlı.
Bu da arz şoklarını çok daha sert hale getiriyor.
Tarımın her aşamasına yansıyor Savaşın etkisi yalnızca gübreyle sınırlı değil.
Doğal gaz fiyatlarındaki yükseliş, azotlu gübre üretimini doğrudan etkilerken; enerji maliyetleri tarımın her aşamasına yayılıyor.
Soğutma, nakliye ve ambalaj gibi süreçlerin yakıt bağımlılığı, gıda fiyatlarını hızla yukarı çekiyor.
Özellikle düşük gelirli ülkelerde gıdanın enflasyon içindeki payının yüzde 50’ye yaklaşması, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’na göre (EBRD) krizin sosyal etkilerini daha da ağırlaştırabilir.
En kırılgan halkalar ● Avustralya: Daha az gübre gerektiren ürünlere yönelim artarken, bazı üreticiler ekim alanlarını daraltıyor.
Örneğin, Avustralya’da buğday ekim alanlarının azaltılıyor. ● Hindistan: Gübre üretimi ve ithalatı doğrudan sekteye uğradı; savaş nedeniyle üretim duruşları yaşanıyor ve tarım sezonu risk altında ● ABD’de soya fasulyesine yönelimin artması bu dönüşümün ilk sinyalleri olarak görülüyor. ● Brezilya ve Arjantin: Tarım devleri olmalarına rağmen Körfez kaynaklı gübreye bağımlı.
Özellikle Brezilya, arz kesintisi riskine karşı alarm veriyor. ● Kenya ve Tanzanya: Gübre maliyetleri şimdiden yaklaşık yüzde 40 arttı; çiftçiler doğrudan maliyet şokuyla karşı karşıya.
Çay ve avokado sevkiyatları aksadı, çiftçi gelirleri düştü. ● Ruanda: Gübre tedarikinde Körfez’e bağımlılık yüksek; hükümet tarım sektörünü korumak için acil önlemler üzerinde çalışıyor. ● Somali, Bangladeş, Pakistan: Stratejik gübre stokları yok, dışa bağımlılık yüksek; krizden en hızlı ve sert etkilenecek ülkeler arasında. ● Sri Lanka & Tayland: Enerji ve gübre krizi tarım ve gıda üretimini baskılıyor; ekonomik aktivite yavaşlıyor. ● Ukrayna: Karadeniz’de devam eden savaş nedeniyle Ukrayna’nın tahıl ihracatı yüzde 23 gerilerken, Ortadoğu’daki gerilim bu ülkenin lojistik hatlarını yeniden baskı altına aldı. ● Irak, Kuveyt, BAE, Suudi Arabistan: Tahıl, yemeklik yağ ve hayvansal protein gibi temel gıda maddeleri için büyük ölçüde denizaşırı tedarike bağımlı ülkeler arasında yer alıyor.
İspanya’dan çiftçiye 877 milyon euroluk savaş kalkanı Artan maliyet baskısına karşı Avrupa’dan ilk büyük adım geldi.
İspanya hükümeti, tarım ve balıkçılık sektörleri için toplam 877 milyon euroluk destek paketi açıkladı.
Paket kapsamında çiftçilere dizel yakıt için litre başına 20 sent destek verilecek.
Gübre maliyetlerindeki artışı hafifletmek için ise 500 milyon euroluk kaynak ayrıldı.
Ayrıca sektörün finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla kredi programı 300 milyon euro genişletildi.
Şeker fiyatları savaş sebebiyle yükseliyor İran savaşı, tarım emtialarında zincirleme etki yaratırken şeker fiyatlarını da yukarı çekti.
Ham şeker fiyatları yüzde 3,7 artarak pound başına 15,34 sente yükselirken 5 ayın zirvesi olan 15,49 sent görüldü.
Artan petrol fiyatları, Brezilya’daki üreticileri şeker yerine etanol üretimine yöneltebilir.
Bu da küresel şeker arzını daraltarak fiyatları daha da yukarı taşıyabilir.
Beyaz şeker fiyatları da yüzde 3’ün üzerinde artarak 450 doların üzerine çıktı.