Haber Detayı

İran Trump’a güvenmiyor: Masayı kurmadan ateşi kes
Dünya hurriyet.com.tr
25/03/2026 07:00 (3 saat önce)

İran Trump’a güvenmiyor: Masayı kurmadan ateşi kes

Tahran ve Washington arasında barış umutları savaşın dördüncü haftasında yeşerirken, “sütten ağzı yanan” İran’ın ABD ile müzakerelere güvence almadan girmek istemediği belirtiliyor.

28 Şubat’ta İsrail ile birlikte İran’a yönelik hava saldırılarını İran halkı için “özgürlük saatinin yaklaştığı” vaadiyle başlatan ABD Başkanı Donald Trump, önceki gün İran’la “düşmanlıkların tam ve kesin olarak sona erdirilmesi konusunda çok iyi ve verimli” görüşmeler yapıldığını açıklamış ve haftalar sonra ilk kez barış umutlarını yeşertmişti. 15 maddelik bir anlaşma üzerinde çalıştıklarını savunan Trump’a İran cephesinden ilk olarak “resmi bir görüşme olmadığı yönünde” yanıtlar gelse de İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney’in “İran’ın koşullarına yanıt verecek bir müzakere sürecine onay verdiği” söyleniyor.TECRÜBEYLE SABİTAncak İran’ın Trump’a itimat etmesi pek olası görünmüyor.

Zira İran’ın ABD’ye duyduğu “güvensizlik” yeni değil.

Haziran 2025’te Washington ve Tahran arasındaki nükleer müzakereler devam ederken İsrail’in başlattığı ‘12 Gün Savaşı’na Tel Aviv yanında dahil olan ABD, 28 Şubat’taki saldırıları da yine Tahran ile müzakerelerin sürdüğü sırada başlatmıştı.

Gözden Kaçmasın İsrail, İran-ABD anlaşmasını sabote eder kuşkusu Haberi görüntüle İRAN GÜVENCE İSTİYORABD’ye güvensizliğini 28 Şubat öncesinde de dile getiren İran, “hava saldırıları devam ettiği sürece ateşkes hakkında konuşmanın bir anlamı yok” yaklaşımını benimsiyor.

Tahran bu nedenle henüz “kurulamayan” müzakere masasına oturmadan önce, “olası bir müzakerede saldırı olmayacağına” dair güvence istiyor.

İsrail merkezli The Jerusalem Post’a konuşan İsrailli kaynaklar da, “Şu anda İranlılar, herhangi bir anlaşma kapsamında İran’a karşı başka bir adım atılmayacağına dair yönetimin garantisinin yanı sıra ABD’den tazminat talep ediyorlar” ifadelerini kullanıyor.

Al Jazeera’ya konuşan İranlı yetkililer de hava saldırıları devam ederken müzakere masasına oturmayacaklarını aktarıyor.TRUMP’IN SÖZÜNÜN PEK GEÇERLİLİĞİ YOKTrump’ın, savaşın gerekçesi ve çıkış stratejisi konusunda tutarlı bir çerçeve ortaya koyamaması da elini zayıflatıyor.

ABD Başkanı’nın müzakerelere verdiği beş günlük sürenin de zaman kazanma hamlesi olabileceği yorumları yapılıyor.

ABD’nin Pasifik bölgesinden Ortadoğu’ya kaydırdığı askerlerin cuma günü bölgeye varması bekleniyor.

ABD merkezli New York Times da Pentagon’un 82’nci Hava İndirme Tümeni’ni “İran’daki savaş operasyonlarını desteklemek için” konuşlandırabileceğini öne sürürken, ABD’nin yeni bir saldırı dalgasına hazırlandığı yönünde İran’da güvensizlik var.ZİNCİRİN BİR UCU DA İSRAİLWashington’un “yakın dostu” İsrail de güvensizlik zincirinin bir parçası.

Trump’ın altyapıya yönelik saldırıları durdurma mesajına rağmen, önceki sabah erken saatlerde İran’da Hürremşehr elektrik santralının gaz boru hattı ile İsfahan’daki Doğal Gaz İdaresi binası ile gaz basınç düşürme istasyonu hedef alındı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da “durmaya niyetleri olmadığının” mesajını verdi.

Yapılacak bir anlaşmanın, İsrail’in “hayati çıkarlarını koruyacak bir anlaşma olacağını” savunan Netanyahu, “Dün (Pazartesi) günü Başkan Trump ile telefon görüşmesi yaptık.

İkimiz de savaşı anlaşma yoluyla bitirmek istiyoruz.

İyi bir anlaşmayla ABD-İsrail ortaklığı hedeflerine ulaşacaktır” ifadelerini kullandı.

İsrailli analistler ise savaşın müzakereler yoluyla çözülmesinin İsrail’de rahatsızlık yaratacağını belirtiyor.

Gözden Kaçmasın Savaş uzarsa İran ekonomisi dayanır mı?

Haberi görüntüle İLK ADIMI ARABULUCULAR ATTIÖte yandan müzakereler için bir takvim henüz oluşturulmamış olsa da Pakistan Dışişleri Bakanlığı, İslamabad’ın görüşmelere ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu bildirdi.

Pakistan medyası da üç ülkenin ABD ve İran arasındaki “uçurumu kapatmak için aktif arka kanal diplomasisi” yürüttüğünü aktardı.

Tahran ve Washington arasındaki ilk temasın kurulmasında Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın etkili olduğu belirtiliyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan hafta sonu olası görüşmelerde ABD’yi temsil etmesi beklenen Steve Witkoff ve Jared Kushner dahil olmak üzere birçok bölge yetkilisiyle telefonda görüşmüştü.

BİR YANDA BARIŞ SÖZLERİ BİR YANDA SALDIRILARTahran ve ABD arasında barış müzakerelerine doğru adımlar atılırken, sahada karşılıklı saldırılar devam ediyor.

İsrail’e yönelik önceki gece saldırı dalgaları gerçekleştiren Devrim Muhafızları, kuzey ve orta Tel Aviv bölgesindeki istihbarat teşkilatlarına ait konumlar, Ramat Gan ve Necef’teki ticari merkezler ile lojistik destek üsleri ve Beerşeba’daki rejimin güney askeri yönetim ve ana lojistik merkezini hedef aldı.

Tel Aviv’de kalabalık bir sokağa düşen bir füze birkaç aracı ateşe verdi ve üç binaya ağır hasar verdi.

Körfez’de Bahreyn’de bir dron saldırısı sonrası bir şirkete ait tesiste yangın çıktı.

Suudi Arabistan ise gece boyu 35 dronun imha edildiğini duyurdu.İsrail ordusu ise dün İran’ın batı ve orta kesimlerindeki füze üslerine hava saldırıları düzenlediğini ve Tahran’daki istihbarat tesislerine de saldırı gerçekleştirdiğini duyurdu.

Ordu, gece boyunca 50’den fazla hedefin vurulduğunu belirtti.ABD İRAN’DAN KİMİNLE GÖRÜŞECEK?ABD Başkanı Donald Trump İran’la barış görüşmelerinin başladığını açıklasa da Tahran’da Washington’un kiminle müzakere edeceği belirsizliğini koruyor.

İran’ın eski dini lideri Ali Hamaney’in ölmesi, halefi Mücteba’nın akıbetiyle ilgili soru işaretleri ve potansiyel müzakereci Ali Laricani’nin öldürülmesi olası görüşmelerdeki muhatapların kim olacağını belirsiz hale getirdi.

Ancak yine de Tahran yönetiminden üç isim öne çıkıyor:Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi2015’te ABD ile yapılan nükleer anlaşmanın müzakerecileri arasında yer alan Arakçi, Batı ile görüşme tecrübesine sahip bir diplomat.

Ancak Trump döneminde yürütülen temasların ABD saldırılarıyla sonuçlanması nedeniyle Arakçi’nin Washington ile yeniden müzakere ihtimaline mesafeli yaklaştığı belirtiliyor.Meclis Başkanı Muhammed KalibafABD ile temas kurduğu iddia edilen bir diğer isim İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf oldu.

Ancak Kalibaf bu iddiaları reddederek “hiçbir müzakere yapılmadığını” söyledi.

Eski bir savaş pilotu olan Kalibaf, sosyal medya paylaşımlarında Trump’ın savaş söylemleriyle alay etti.Cumhurbaşkanı Mesud PezeşkiyanMesud Pezeşkiyan da potansiyel muhataplar arasında görülse de yetkilerinin sınırlı olduğu belirtiliyor.

Reformist kimliğiyle 2024’te seçilen Pezeşkiyan savaş sırasında Körfez ülkelerine ateşkes ve özür mesajı göndererek daha uzlaşmacı bir ton kullandı.

Ancak Pezeşkiyan’ın askeri kararlarda etkisinin zayıf olduğu belirtiliyor.

TRUMP: ‘İRAN BİZE ÇOK DEĞERLİ BİR HEDİYE VERDİ’ ABD Başkanı Donald Trump dün Beyaz Saray’da İran gündemini değerlendirdi.

İranlılarla aktif olarak müzakereler yürüttüklerini söyleyen Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun da sürecin içinde olduğunu belirtti. “İran’da gerçek bir rejim değişikliği yaşadık.

Bu bir rejim değişikliği çünkü liderler, başlangıçta tüm o sorunlara neden olanlardan tamamen farklı.

Doğru kişilerle konuşuyoruz.

Bir anlaşma yapmak istiyorlar” diyen Trump, bir kez daha savaşı ABD’nin kazandığını savundu.

Trump’ın “(İranlılar) Bize bir hediye gönderdiler.

Hediye bugün elimize ulaştı, çok büyük ve kıymetli bir hediyeydi.

Hediyenin ne olduğunu söylemeyeceğim ama petrol ve doğal gazla ilgili” ifadeleri ise kafaları karıştırdı.ARAKÇİ: ULUSLARARASI HUKUK ÖLMÜŞTÜRBu arada İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de dün X hesabından yaptığı paylaşımda, “Uluslararası hukuk ölmüştür.

Bunun nedeni ise Batı’nın Gazze ve Ukrayna konusunda uyguladığı çifte standartlar ve İsrail-ABD’nin İran’a yönelik saldırganlığı konusundaki sessizliğidir” ifadelerini kullandı.

Arakçi ayrıca, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’a da “İranlılara karşı yapılan ihlalleri kınadığı için” teşekkür etti.

Gözden Kaçmasın Üç var olma savaşı Haberi görüntüle BAHREYN’DEN BMGK’YA ‘HÜRMÜZ’E MÜDAHALE’ ÇAĞRISIİran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasına çözüm arayan Körfez ülkeleri, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne “müdahale” tasarısı sunacak.

Bahreyn tarafından hazırlanan taslak metinde İran’ın ticari gemilere yönelik tekrarlanan saldırıları ve bu eylemlerin uluslararası barışı tehdit ettiği gerekçe gösterilerek bölge ülkelerinin kara suları dahil olmak üzere Hürmüz’ün içi ve etrafında “gerekli tüm araçları kullanarak” güvenliği sağlama çağrısı yapılıyor.

Metinde ülkelerin bunu ayrı ayrı ya da uluslararası bir koalisyon yoluyla yapabileceği belirtiliyor.

BM diplomatları, karar taslağının diğer Körfez Arap ülkeleri ve ABD’nin de desteğini aldığını belirtiyor.

BMGK “uluslararası barış ve güvenliğe tehdit” durumlarında askeri müdahale yetkisi tanıyabiliyor.

Ancak Konsey’in daimi üyelerinden olan Rusya ve Çin’in gündeme getirilmesi olası taslağı veto hakkı var.LARİCANİ’NİN YERİNE ESKİ DMO KOMUTANIİran’da Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani’nin öldürülmesinin ardından boşalan koltuğa Muhammed Bakır Zülkadir atandı.

İran Devrim Muhafızları Ordusu’nda komutanlık yaptıktan sonra emekli olan Zülkadir, daha önce İran yargı sisteminde stratejik, toplumsal güvenlik ve suç önleme işlerinden sorumlu bakan yardımcılığı yaptı.

Zülkadir ayrıca, 2005-2013 yılları arasında Cumhurbaşkanı olan Mahmut Ahmedinejad döneminde Güvenlik İşlerinden Sorumlu İçişleri Bakan Yardımcılığı da yaptı.

Rejimin pragmatist ve diplomatik eğilimli isimleri arasında gösterilen Laricani yerine DMO’nun şahin isimlerinden olan Zülkadir’in atanması, Tahran yönetimindeki sertleşmenin bir sinyali olarak yorumlanıyor.

Laricani, 17 Mart’ta İsrail’in hava saldırısında öldürülmüştü.AVRUPA’DAN ABD’YE ‘SESSİZ’ DESTEKABD Başkanı Donald Trump, Avrupa ülkelerini İran’a yönelik saldırılarda “kenarda kalmakla” eleştirse de birçok Avrupa ülkesi sahada ABD operasyonlarına kritik lojistik destek sağlıyor.

ABD merkezli Wall Street Journal’ın haberine göre İngiltere, Almanya, Portekiz, İtalya, Fransa ve Yunanistan’daki askeri üsler son haftalarda ABD bombardıman uçaklarının, insansız hava araçlarının ve deniz kuvvetlerinin yakıt ikmali, silah yükleme ve sevkiyat operasyonlarında kullanıldı.

Habere göre söz konusu üsler, ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonlarının yürütülmesinde, olası tehditlerin hızlı tespit edilmesinde ve ABD’nin “gövde gösterisi” yapmasında dahi kilit rol oynuyor.

Buna karşın Avrupa hükümetleri kamuoyunda savaşa doğrudan destek verdikleri görüntüsünden kaçınmaya çalışıyor.

Artan enerji fiyatları ve savaşın seçmenler arasında yarattığı tepki nedeniyle birçok Avrupa lideri operasyonlara mesafeli açıklamalar yapıyor.

Ancak siyasi düzeydeki bu mesafe sahadaki operasyonları sınırlamıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, geçen hafta yaptığı bir açıklamada ABD’nin “yardıma ihtiyacı olmadığını” savunarak “Beni büyük hayal kırıklığına uğratan bazı ülkeler var” siteminde bulunmuştu.

İÇERİDEN BİLGİYLE SAVAŞ BAHSİ İDDİASI ABD ile İran arasındaki müzakerelere ilişkin bahis siteleri üzerinde yakın zamanda açılan hesapların yatırdığı büyük miktarda paralar ve elde ettikleri büyük kazançlar, akıllara sözkonusu yatırımcıların “içeriden bilgi alıp almadığı” sorusunu getirdi.

İngiliz The Guardian’ın haberinde savaşla ilgili bahis oynanabilen Polymarket platformundaki bazı hesapların ABD Başkanı Donald Trump’ın kritik açıklamalarından kısa süre önce açıldığı ve doğrudan açıklamalarla ilgili gelişmelere bahis yapıldığına dikkati çekti.

Financial Times’ın haberine göre ise Trump’ın “İran’ın enerji tesislerine saldırıların erteleneceğine” yönelik yaptığı açıklamadan yaklaşık 15 dakika önce, yaklaşık 6.200 adet Brent ve West Texas Intermediate vadeli işlem sözleşmesi el değiştirdi.

Habere göre bu işlemlerin değeri 580 milyon dolardı.

Bir portföy yöneticisi, “Son 25 yıldır piyasaları izlemekten edindiğim içgüdüsel his, bunun gerçekten anormal olduğu yönünde.

Olay riski olmayan bir gün için alışılmadık derecede büyük bir işlem… Birisi az önce çok daha zengin oldu” diye konuştu.

Öte yandan Beyaz Saray iddiaları yalanladı.SAVAŞ ABD’Lİ GAZCILARA YARADI ABD ve İran arasındaki gerilim enerji hatlarını vururken, krizden en kârlı çıkan taraflardan biri ABD’li doğalgaz şirketleri oldu.

ABD merkezli Washington Post’a göre, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatması ve Körfez’deki enerji tesislerine yönelik saldırıları, özellikle Ortadoğu gazına bağımlı olan Asya ülkelerini alternatif tedarik arayışına yöneltti.

Söz konusu durum, ABD’nin sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracatına talebi hızla arttırdı.

ABD İçişleri Bakanı Doug Burgum, geçen hafta yaptığı bir açıklamada, “Dostlarımıza ve müttefiklerimize enerji satmamız gerekiyor; böylece düşmanlarımızdan satın almak zorunda kalmayacaklar” diye konuşmuştu.

İlgili Sitenin Haberleri