Haber Detayı

Sigorta, ekonominin stratejik gücü olmalı
Sigortacılık ekonomim.com
25/03/2026 00:00 (3 saat önce)

Sigorta, ekonominin stratejik gücü olmalı

TSB Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar, 8 Nisan’daki TSB Genel Kurulu’nda başkanlığa aday olduğunu açıkladı. Sigortanın ekonomide stratejik rolüne dikkat çeken ve stratejik bir güç olarak konumlanması gerektiğini vurgulayan Yaşar, hedefinin veri odaklı, güçlü koordinasyona sahip ve daha dirençli bir sektör yapısı oluşturmak olduğunu söyledi.

SELÇUK ALTUN Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı ve Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar, 8 Nisan’da gerçekleştirilecek Genel Kurul’da TSB Başkanlığı’na aday olduğunu açıkladı.

Yaşar, adaylık sürecine ilişkin yaptığı kapsamlı değerlendirmelerde sigorta sektörünün yalnızca kendi iç dinamikleriyle değil, Türkiye ekonomisinin genel dayanıklılığı açısından da stratejik bir rol üstlendiğine dikkat çekti.

EKONOMİ gazetesine özel açıklamalarda bulunan Yaşar, hem adaylık sürecini anlattı hem de sigortacılığın geleceğine dair bir perspektif çizdi.

Sigortanın artık “sektörel bir faaliyet alanı” olmanın ötesine geçtiğini vurgulayan Yaşar, Hürmüz Boğazı’nın kapanması nedeniyle yaşanan ticaret krizini hatırlatarak; “Sigorta olmadan ticaretin sürdürülebilirliği mümkün değil.

Küresel örnekler açık, sigorta teminatlarının durduğu yerde ticaret de duruyor” dedi.

Jeopolitik gelişmeler ve savaş riskleri nedeniyle sigorta teminatlarının askıya alınmasının uluslararası ticareti doğrudan etkilediğini kaydeden Yaşar, sigortanın ekonomik sistem içindeki kritik konumunun daha net anlaşılması gerektiğini ifade etti.

Sektör önemli bir dönüşüm yaşıyor Türkiye’de sigorta sektörünün son yıllarda önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Yaşar, bu dönüşümün temelinde sektörü stratejik bir konuma taşıma hedefinin bulunduğunu söyledi. “Gündelik sorunlarımız var, ancak bunlar sektör içi başlıklar.

Asıl mesele sigortayı ülke ekonomisinin ana unsurlarından biri haline getirmek” diyen Yaşar, bu yaklaşımın hem kamu politikaları hem de özel sektör kararları açısından belirleyici olması gerektiğini dile getirdi.

Yaşar’ın değerlendirmelerinde öne çıkan bir diğer başlık ise “koruma açığı” oldu.

Türkiye’de sigortalılık oranının gelişmiş ülkelere kıyasla düşük seviyede olduğuna işaret eden Yaşar, bu durumun afetler sonrası ekonomik toparlanmayı zorlaştırdığını vurguladı. “Türkiye’de en büyük risk deprem değil, sigortasızlıktır” ifadesini yineleyen Yaşar, sigortanın hızlı likidite sağlayarak işletmelerin ayakta kalmasını, istihdamın korunmasını ve kamu üzerindeki mali yükün azalmasını sağladığını belirtti.

Yaşar’ın adaylık açıklamasında ise sektörde koordinasyon, veri odaklı yönetim ve sahaya yakın bir birlik yapısının güçlendirilmesi öncelikleri arasında yer aldı.

SEDDK başta olmak üzere tüm paydaşlarla güçlü bir iş birliği vurgusu yapan Yaşar, “Şeffaf, teknik disipline dayalı ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen bir sigorta ekosistemi inşa etmeliyiz.

Hedefimiz; güçlü sermaye yapısına sahip, güven veren ve ekonominin her alanında tamamlayıcı rol oynayan bir mimari oluşturmak” dedi.

Yeni dönemin ajandası: Veri, koordinasyon ve sahaya yakınlık TSB Başkan Adayı Ahmet Yaşar’ın başkanlık adaylığı çerçevesinde çizdiği yol haritası, sektörün yapısal dönüşümüne odaklanan somut başlıklar içeriyor.

Bu çerçevede en belirgin vurgu, karar alma süreçlerinde veri ve teknik disiplinin merkeze alınması.

Yaşar’a göre sigorta sektöründe sürdürülebilir büyüme, ancak doğru veri analizi, sağlıklı fiyatlama ve güçlü sermaye yapısıyla mümkün olabilir.

Yeni dönemde Türkiye Sigorta Birliği’nin rolünün daha aktif bir koordinasyon merkezi haline gelmesi gerektiğini belirten Yaşar, kamu otoriteleri, düzenleyici kurumlar ve sektör oyuncuları arasında daha güçlü bir iletişim zemini kurulmasını hedefliyor.

Yaşar, bu yaklaşımın hem düzenlemelerin etkinliğini artıracağı hem de sektörün ortak sorunlarına daha hızlı çözüm üretilmesini sağlayacağı görüşünde.

Yaşar’ın öne çıkardığı bir diğer başlık ise ‘sahaya yakınlık.’ Birliğin yalnızca merkezi bir yapı olmaktan çıkıp, acente, broker ve sigortalı dahil olmak üzere tüm ekosistemi daha yakından dinleyen bir yapıya dönüşmesi gerektiğini vurgulayan Yaşar, bu sayede sektördeki uygulama sorunlarının daha erken tespit edilmesi ve çözüm süreçlerinin hızlanmasının mümkün olacağını kaydetti.

Dijitalleşme ve insan kaynağı yatırımlarının da yol haritasının önemli unsurları arasında yer aldığını paylaşan Yaşar, teknolojik dönüşümün sadece operasyonel verimlilik değil, aynı zamanda rekabet gücü açısından da belirleyici olacağını, nitelikli insan kaynağının bu dönüşümün taşıyıcısı olacağını vurguladı.

İlgili Sitenin Haberleri